|
Prof. Dr. Erol Özmen
Günümüzde depresyon
tedavisinde en çok kullanılan ilaçlar arasında ilk sırayı
seçici serotonin geri alım önleyicisi olarak adlandırılan
antidepresan ilaçlar almaktadır. Bu ilaçlar arasında
essitalopram, (cipralex®, citoles®, esram®, esmax®,
eslorex®, secita®, tiopram®, zendor®) fluoksetin (deprex®,
depset®, florak®, foxeteva®, fulsac®, prozac®, zedprex®),
fluvoksamin (faverin®), paroksetin (paroteva®, paxil®,
paxera®), sertralin (lustec®, lustral®, selectra®, serdep®,
seralin®, serteva®) ve sitalopram (cipram®, citara®,
citexam®, citolap®, citrex®, citol®, eslopram®, relaxol®,
laira®, vodelax®) bulunmaktadır. Bu ilaçlarla ilgili
aşağıda bazı bilgiler verilmiştir. Ancak ilaçlarla ilgili
her türlü sorunun ilacı veren doktorla konuşulması
gerektiği ve daha ayrıntılı bilgilerin ilaç kutusunda
bulunan prospektüslerde bulunduğu unutulmamalıdır.
Bu ilaçlar doktor tarafından yazılmadıkça
rastgele olarak kullanılmamalıdır.
Bu ilaçların ara sıra ya da ihtiyaç duyulunca
kullanılmalarının hiçbir anlamı yoktur.
Bu ilaçların depresyonu ortadan kaldırabilmesi
için düzenli bir şekilde kullanılması gerekmektedir. İlaçlar
mümkün olduğunca hiçbir doz atlanmadan kullanılmalıdır. İlacın
içilmesinin unutulduğu bir sonraki ilaç saatinde hatırlanırsa
fazladan ilaç alınmamalıdır. Saatler içinde hatırlanırsa o günkü
doz hatırlandığı anda içilmeli, ertesi gün ilaç aynı saatte
içilmeye devam edilmelidir.
Tedavi edici güç açısından bu ilaçlar arasında
fazla fark yoktur. Başka bir deyişle depresyonu iyileştirici
etkileri açısından birbirlerine göre bu ilaçların çok özel bir
üstünlükleri bulunmamaktadır.
Bu ilaçların depresyonu iyileştirici etkileri
çoğu zaman ikinci haftadan sonra başlar.
Bu nedenle ilk haftalarda belli bir iyileşme söz
konusu olmazsa ilacın yararlı olmayacağı düşünülmemelidir.
İlacın tam iyileştirici etkisinin çıkması ve hastalık öncesi
hale dönme çoğu zaman birkaç ay içinde olmaktadır.
Rahatsız edici yan etkiler ise ilk günlerden
itibaren ortaya çıkabilmektedir. Hatta bu nedenle bir çok hasta
ilaçtan hiç bir yarar görmemesi bir yana daha kötü olduğu
düşüncelerine kapılmaktadır.
Depresyonun rahatsız edici belirtileri
iyileştikten sonra bile ilaçların uzun süre kullanılması
gerekmektedir. Doktor tarafından belirlenen süreden önce ilaçlar
kesildiğinde depresyon yeniden ortaya çıkabilmektedir. İlaçlar
başlangıçta depresyonu tedavi etmek amacıyla kullanılırken, daha
sonra da koruyucu amaçla (depresyonun yeniden ortaya çıkmasını
önlemek amacıyla) kullanılırlar. Başka bir deyişle bu ilaçlar
depresyonu tedavi etmeleri yanında depresyonun tekrar ortaya
çıkma olasılığını da azaltmaktadırlar.
Depresyon tedavisi uzun süren bir tedavidir.
Depresyon tanısı konan ve antidepresan ilaç başlanan ve
ilacından yarar gören hastalarda bu süre genellikle birkaç yılı
bulmaktadır.
Bu ilaçların bağımlılık yapıcı etkileri
bulunmamaktadır.
Bu ilaçların çoğunun sabah alınması önerilir.
Az sayıdaki hastada bulantı-kusma gibi
mide-bağırsak sistemi ile ilgili yan etkiler görülür. Daha düşük
dozlarda başlanması ve tok karına alınması bu yan etkileri
azaltabilmektedir.
Bu ilaçların depresyon iyileştirici dozları
arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bir ilacın 10 mg dozunda
başka bir ilacın 50 mg dozunda kullanılması o ilacın daha güçlü
ya da daha ağır bir ilaç olduğu anlamına gelmemektedir. Her
ilacın kendine göre bir iyileştirici dozu vardır, kullanılan
ilaç dozundan yola çıkılarak ilaçların karşılaştırılması doğru
bir yaklaşım değildir.
İlacın aniden kesilmesi durumunda kesilme
belirtisi olarak adlandırılan bazı yakınmalar (sinirlilik,
uykusuzluk ve huzursuzluk gibi) ortaya çıkabilmektedir. Bu
nedenle ilaç bırakılacağı zaman dozunun yavaş yavaş azaltılarak
bırakılması gerekmektedir.
Bu ilaçları kullanırken başka ilaç kullanılması
gerekirse ilacı yazan doktora kullanılmakta olan antidepresan
ilaç mutlaka söylenmelidir.
Depresyon tanısı konan ve bu ilaçlardan birisi
yazılan hastalar her hangi bir bedensel hastalıkları olup
olmadığını, geçmişte her hangi bir antidepresan ilaç kullanıp
kullanmadığını, kullandılarsa bundan yarar görüp görmediklerini
ve yan etkisi olduysa yan etkilerini mutlaka doktoruna
söylemelidirler.
Bu ilaçlar (hastanın yaşı, var olan bedensel
hastalıkları ve sürekli kullandıkları ilaçlar dikkate alınarak)
yaşlı hastalarda güvenle kullanılabilmektedirler.
Doktor önerisiyle bedensel hastalığı olanlarda
güvenle kullanılabilmektedirler.
Bu ilaçlar depresyon tedavisi dışında panik
bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve yaygın anksiyete
bozukluğu gibi bir çok ruhsal rahatsızlığın tedavisinde de
kullanılabilmektedir.
Prof. Dr. Erol Özmen
Celal Bayar Üniversitesi Tıp
Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı
Prof. Dr. Erol Özmen'in diğer
makaleleri için lütfen
tıklayınız.
(Yazılı
olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz) |