|
Prof. Dr. Erol Özmen
Mobbing, bir kişiyi psikolojik
baskı altında tutarak yıldırma ve görevden ayrılmaya
zorlama eylemidir. Mobbing olarak tanımlanabilecek
davranış örüntüleri her işyerinde kendine özgü nitelikler
taşıyor olmakla birlikte, bu tür davranış örüntüleri şu
şekilde sınıflandırılabilir: (1)Kendini ifade etme ve
gösterme yollarını tıkama (ör: “konuşması kesilir,
susturulur”, “görev verilmez”, “görüşme istekleri red
edilir, randevu verilmez”); (2)Özgüvenini, özsaygısını ve
değerlilik duygusunu sarsmaya çalışma (ör: “küçük
düşürülür”, “aşağılanır”, “hakarete ve kötü muameleye
maruz kalır”, “tehdit edilir”); (3)Sosyal ilişkilerini
kısıtlama (ör: “yalnız bırakılmaya çalışılır”, “onunla
arkadaşlık edenlere iyi gözle bakılmaz”); (4)Saygınlığını
ve onurunu zedeleme (ör: “herkesin önünde aşağılanır”,
“hakkında asılsız dedikodular çıkarılır”, “alay edilir”).
Fakat iş yerinde yaşanan her türlü çatışmanın ya da
gerginliğin mobbing olarak nitelenmesi doğru değildir.
Sıradan bir çatışma ya da gerginlikte yaşananlar belli bir
olay ya da olaylar ile sınırlıyken, mobbingde
hedefte belli bir kişi vardır. Başka bir deyişle
mobbing, belli bir kişinin sistemli olarak psikolojik
baskı altında tutulmasıdır.
Kişiyi psikolojik olarak yıldırmayı amaçlayan bu
tutum ve davranışlar, hedef olan kişinin iş ve yaşama
karşı isteklikliğini, ruh sağlığını ve beden sağlığını
olumsuz etkileyebilir. Fakat mobbingin etkisinin
yalnız hedef alınan kişi ile sınırlı kalmadığı, tüm kurumu
etkilediği ve çalışanlarda verimliliği ve dayanışmayı
azalttığı görülmektedir.
Ülkemizde mobbing olaylarının ne kadar sıklıkta
görüldüğü bilinmemekle birlikte, iş yerlerinde ilişki
biçiminin hiyerarşik nitelikler taşıması ve denetim
düzeneklerinin yeterince çalışmaması nedeniyle yaygın
olarak görüldüğü tartışma götürmez bir gerçektir.
Mobbing
olarak nitelenebilecek davranışlar arasında “yöneticinin
açıkça aşağılayıcı tutum ve davranış göstermesi”,
“yöneticinin randevu vermemesi”, “usulsüz soruşturma
açılması ve ceza verilmesi”, “soruşturmanın usulsüz
biçimde yürütülmesi”, “hukuk dışı, etik kurallara ve
mesleki geleneklere aykırı tutum ve davranışlarla baskı
oluşturulması”, “dilekçelere cevap verilmemesi”,
“izinlerin onaylanmaması ya da geciktirilerek
onaylanması”, “mesleğini yürütmenin engellenmesi”,
“asılsız söylentiler çıkarılması”, “her hangi bir alanda
başarılı olma olasılıklarının engellenmeye çalışılması”,
“diğer çalışanlardan farklı olarak bazı kişilerin
başarılarının görmemezlikten gelinmesi”, “tecrit etmeye,
yalnız bırakılmaya çalışılması”, “iş arkadaşlarını bazı
kişilerin aleyhine karar almaya zorlama”, “hizmetin
gerektirdiği destekten (personel, techizat) yoksun
bırakma” sayılabilir.
Prof. Dr. Erol Özmen
Celal Bayar Üniversitesi Tıp
Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı
Prof. Dr. Erol Özmen'in diğer
makaleleri için lütfen
tıklayınız.
(Yazılı
olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz) |