|
Bebekler
duygusal nedenlerle ağlar mı?
Yeni anne babaları en zorlayıcı bebek
davranışı ağlamadır. Anne babalar bebekleri ağladığında
fazlasıyla endişelenip büyük bir panik yaşarlar. Bu
paniğin ilk nedeni anne babaların, bebeğin ne istediğini
anlayıp sorunu çözebilecekleri konusunda kendilerine
yeterince güvenmemeleri, diğer nedeni ise bebeğin
ağlamasından “kızdı, üzüldü, korktu” gibi duygusal
anlamlar çıkarmalarıdır.
Yanlış:
Oysaki bebekler neredeyse 6 aylık olana kadar
genel bir memnuniyet ve genel bir sıkıntı hali dışında bir
duygu yaşamazlar. Yani bebekler derin duygusal nedenlerden
ötürü ağlamazlar. Bebekler açlık, altının ıslanması,
yorgunluk, sindirim sistemindeki sorunlar gibi fiziksel
nedenlerle ya da sizi yanında istediği veya görsel,
işitsel, dokunsal uyaran aradığı için ağlarlar. Erken
dönemdeki bu ağlamaların hiç birinde “kızmak, korkmak,
üzülmek, acı çekmek” gibi duygusal anlamlar yoktur. Ağlama
bir bebeğin ebeveynle iletişim kurma biçimidir. Henüz
konuşarak kendini anlatma becerisine sahip olmadığı için
istek ve ihtiyaçlarını size ağlayarak anlatmaktadır.
Anne babalar ne hisseder?
Çoğu anne baba böyle bir durum karşısında
kendisini üzgün, bir şeyler yapmak zorunda ama yapamadığı
için yetersiz, çaresiz ve kötü hisseder. Hele bir de
ağlayan kendi bebeği olduğunda durum iyice zorlaşır. İşte
bu noktada anne babaların bir bebeğin ağlaması ile daha
büyük birinin ağlaması arasındaki farkı anlaması çok
önemlidir.
Doğru:
Bir yetişkin ağladığında bunun sebebi
kendisini suçlu, utanmış ya da üzgün hissetmesi olabilir.
Oysa ki bebeklerde bu türden bir değerlendirme yapmayı
sağlayacak, beynin sofistike mekanizmaları henüz
gelişmemiştir. O yüzden bebeğinizin ağlıyor olmasını onun
üzgün, kızgın, ya da korkmuş hissetmesine bağlamak mümkün
değildir. Bebekler istek ve ihtiyaçlarını anlatmak için
ağlamaya mecburdur. Açlık, tuvaletini yapma ya da
sosyalleşme ihtiyacı gibi çok temel, basit şeyleri anlatma
yöntemidir.
|
|
İlk
6 ay içindeki bir bebeğin ağlamaları, daha
büyük bir çocuğun ya da bir yetişkinin
ağlamasında olabileceği gibi “korkmak,
üzülmek, kızmak” anlamına gelmez.
|
|
Ne yapabilirsiniz?
Bebeklerin ağlamasına duygusal atıflarda
bulunma eğilimi bebeğin ağlamasına doğru şekilde cevap
verme becerisini büyük oranda düşürür. Bebeğin ağlamasını
duyduğunuzda sorunun ne olduğuna odaklanmak yerine
“zavallıcık ne kadar acı çekiyor, çok üzüldü, ya da
korktu” diye anlamlar çıkartmaya başladığınızda ağlama
nedenini bulamaz ve gerekli sakinleştirici adımları
atamazsınız. Bebek ağladığında anne babaların hissettiği
gerginlik ve çaresizlik hissi çoğu zaman bebeğin daha
fazla ağlamasına ya da ağlamasının daha uzun sürmesine
neden olur. Bebekler anne babaların davranış tonuna çok
duyarlıdırlar. Mesela, anne kendini stresli hissettiği
zamanlarda bebeğini kucağına alıp emzirmeye ya da uyutmaya
çalıştığında bebeğinden negatif bir tepki alma ihtimali
çok yüksektir. Anne gerginken bebeğin iyi bir şekilde emip
huzurlu bir şekilde uykuya dalması pek mümkün olmaz. O
nedenle bebeğinizle ilgilenirken stres düzeyini
düşürmelisiniz.
Nasıl?
Bunun ilk adımı sizi gereğinden fazla endişeye
sokan bebeğin ağlamasına duygusal anlamlar yükleme
eğiliminden kurtulmaktır. Ağlamanın altında yatan nedeni
bulma konusunda kendinize olan güveni korursanız
sakinliğinizi de koruyabilirsiniz. Unutmayın ki ağlayan
bebeğe müdahale eden kişinin sakin olabilmesi bebeği
sakinleştirmede en önemli unsurdur. Kişisel özellikleriniz
ve bebek bakımı konusundaki bilgi düzeyiniz ne olursa
olsun bebeğinizin istek ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde
karşılayabilecek kişi sizsiniz. Bebeğiniz ağladığında
sakin bir şekilde onu rahatlatacak adımları
uyguluyorsanız, susup susmamasının aslında önemi yoktur.
Önemli olan sizin özgüveninizi, sakinliğinizi koruyarak
güven hissinin bebeğinize de geçmesini sağlamanız ve
bebeğinizin yanında olmanızdır.
Uzman Psikolog / Pedagog Sinem Olcay
İstanbul Parenting Class
Zeytinoğlu Cad. Arzu 1 Apt. No:2 Diare:27 Etiler/İstanbul
T&F: 212 351 90 01
sinem@istanbulparentingclass.com
www.istanbulparentingclass.com

|