|
Oyun oynamanın çocuk gelişimindeki rolü ebeveynler
tarafından maalesef ki atlanabiliyor. Oyun çocuklara kim
olduğunu, neler yapabildiğini ve etrafındaki dünya ile
nasıl etkileşime geçeceğini öğretme fırsatı sunduğundan
çocuklar için çok faydalıdır.
Ebeveynler genelde oyunun çocuklar için içgüdüsel bir şey
olduğuna inanırlar yani bir yetişkinin yardımı olmadan da
çocuğun kendi kendine oyun oluşturabileceğini düşünürler.
Çok küçük çocukların kendi kendilerine spontan oyunlar
başlattıkları doğrudur ama şunu bilmeliyiz ki: bir çocuğun
oyun yaratma konusundaki içgüdüsü eğer ebeveyn çocuğun
oyun yaratma sürecini stimüle etmeye yönelik katkılarda
bulunmuyorsa yavaş yavaş yok olmaktadır. O nedenle
ebeveynlerin çocuklarıyla oyun oynamaları çok önemlidir.
-
Oyunla çocuğunuzun günlük problemleri çözmesine, düşünceleri
test etmesine ve hayal gücünü keşfetmesine yardımcı
olabilirsiniz.
-
Yetişkinlerle oyun çocuğun düşüncelerini, duygularını ve
ihtiyaçlarını anlatabilmesine yarayacak şekilde bir
kelime hazinesi geliştirmesini teşvik eder.
-
Oyun sıra beklemeyi, paylaşmayı ve başkalarının hislerine
özen göstermeyi öğreterek çocukların sosyal becerilerini
arttırır.
-
Oyun oynarken çocuğunuzda özgüven ve yeterlilik hissini
teşvik etmiş olursunuz.
-
Oyun, çocuğunuzla aranızda sıcak ilişkiler ve güçlü bağlar
kurmak için çok faydalıdır.
-
Araştırmalar, küçükken ebeveyni ile rol yapma ve hayal
gücüne dayalı oyunlar oynayan çocukların ileride daha
yaratıcı olduklarını ve daha az davranış problemi
sergilediklerini göstermektedir.
Peki ebeveynler çocuklarıyla oyun oynarken
nelere dikkat etmeli?
Çocuğunuzun liderliğini izleyin
Çocuğunuzla oyun oynamanın ilk adımı kendi fikrinizi
empoze etmek yerine çocuğunuzun liderliğini, fikirlerini
ve hayal gücünü takip etmektir. Komutlar ve yönergeler
vererek aktiviteleri organize etmeye çalışmayın.
Çocuğunuza herhangi bir şey öğretmeye çalışmayın. Onun
yerine, çocuğunuzun hareketlerini taklit edin ve onun size
söylediklerini yapın. Kısa zaman sonra göreceksiniz ki siz
arkanıza yaslanıp ona kendi hayal gücünü deneyimleme
fırsatı verdiğinizde çocuğunuz oyunla daha çok ilgilenmeye
ve daha yaratıcı olmaya başlayacak. Bu yaklaşım
çocuğunuzun kendi başına oyun oynama ve düşünme
becerisinin gelişimini de destekleyecektir.
Oyunun hızını çocuğunuza uydurun
Küçük çocuklar oyun oynarken, aynı aktiviteyi tekrar
tekrar yapma eğilimindedirler. Çünkü çocuklar kendi
becerilerine güvenmeyi başarabilmek için aynı şeyi pek çok
kez tekrarlamaya ihtiyaç duyarlar. Eğer henüz hazır
değilken yeni bir şeyi denemeye itilirlerse kendilerini
yetersiz hissedebilirler ya da hayal kırıklığına uğrayıp
ebeveynle oynamaktan vazgeçebilirler. O nedenle, oyunun
hızını çocuğunuzun temposuna uygun hale getirdiğinizden
emin olun. Hayal gücünü kullanabilmesi için ona bolca
vakit verin. Sadece sıkıldığınız için onu zorlamayın.
Oyunun temposunu çocuğunuza uydurmak çocuğunuzun dikkat
süresini genişletecektir ve tek bir aktiviteye belli bir
süreliğine odaklanmasını teşvik edecektir.
Çocuğunuzun ipuçlarına duyarlı olun
Çocuğunuzla oynarken size verdiği ipuçlarını takip edin.
Eğer yapboz yapmakla ya da her hangi başka bir oyunla
ilgilenmiyorsa çocuğunuzun yapmayı istediği bir aktiviteye
geçin. Ona periyodik olarak yeni aktiviteler
sunabilirsiniz ve ilgi gösterdiğinde destekleyici şekilde
ona karşılık verebilirsiniz. Eğer oynadınız kart oyunu
sinema bileti satmak, fırlatma oyunu gibi tamamen başka
bir şeye dönüşürse sakın endişelenmeyin.
Güç mücadelesine girmeyin
Pek çok ebeveyn farkında bile olmadan çocuklarıyla bir
rekabet ilişkisi kurar. Oyun oynarken çocuklarına oyunu
kuralına göre oynamayı ya da kaybetmeyi öğretme gereği
duyarlar ya da oyunda kendilerine düşen kısmı o kadar iyi
yaparlar ki çocuğun kendini yeterli hissedebilmesine
fırsat vermezler. Oyunun temel amacı çocuğun kendini
yeterli ve bağımsız hissetme duygusuna katkı sağlamak ve
çocuğa kontrol ve gücü ele almak için uygun fırsatı
vermektir. Çocuklar yetişkinlerle etkileşimlerinde bu
şanslara çok az sahip olurlar. Oyun, kontrolü çocuğa
vermenin ve kendi kurallarını uygulamasının güvenli olduğu
tek zamandır.
Çocuğunuzun fikirlerini ve yaratıcılığını övün ve
cesaretlendirin
Çocuğunuzla oyun oynarken onu
yargılamayın, düzeltmeyin ya da onunla zıt gitmeyin.
Önemli olan şey çıkan ürünün ne olduğu değil çocuğunuzun
yaratıcılığı ve deniyor olmasıdır. Çocuğunuzun
fikirlerini, düşüncelerini ve davranışlarını övmenin
yollarını bulmaya çalışın. Odaklanma, kararlılık, problemi
çözmek için çabalama, yaratıcılık, duygularını ifade etme,
işbirliği yapma, motivasyon ve özgüven gibi bir çok
beceriyi övebilirsiniz. Çocuğunuzu övme yöntemlerini
öğrenirken bir egzersiz olarak her 2 ya da 3 dakikada bir
çocuğunuzun yaptığı bir şeyi övmeyi deneyebilirsiniz.
Hayal gücü ya da taklide dayalı oyunlar oynayarak
duyguları
anlamayı öğrenmesini teşvik edin
Çocukların taklit oyunlarını
teşvik etmek sadece çocukların hayal dünyasını, yaratıcı
düşünce ve hikaye anlatma becerisini geliştirdiği için
değil çocuklara duyguları düzenlemeyi ve paylaşmayı
öğrettiği için de faydalıdır. Pek çok sağlıklı çocuk
taklit oyunlarını 3 yaş civarı yapmaya başlar ve bazıları
18 aylık kadar erken bir zamanda bile yapabilir. Hayali
arkadaşlar 4 yaş çocuklarında yaygındır. Bu tarz oyunları
teşvik etmeniz önemlidir. Çünkü bu oyunlar çocuğunuz pek
çok duygusal, zihinsel ve sosyal beceriyi kazanmasına
katkı sağlar. Kutuların ve sandalyelerin ev ve saray
olmasına izin verin, oyuncaklar akrabalara, arkadaşlara ve
favori çizgi film karakterlerine dönüşsün. Taklit, hayal
gücü oyunları çocukların neyin gerçek neyin gerçekdışı
olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Rol oyunları bir
başkası olma hissini deneyimlemelerine yardım eder ki bu
da başkalarının hislerini anlama ve onlara duyarlı olmayı
öğretir.
Açıklayıcı yorumlar yapın
Genelde ebeveynler oyun oynarken arka arkaya sorular
sorarlar: “Bu hayvan ne?”, “Kaç tane beneği var?” ,
“Nereye gidiyor?”, “Ne yapıyorsun onunla?”. Sorular
sorarak ebeveynler çocuğun öğrenmesine yardımcı
olduklarını düşünürler ama bu yaklaşım genelde tam tersi
etki yaratır: çocuklar daha kapalı, sessiz ve özgürce
konuşma konusunda çekingen hale gelirler.
Çocuğunuzun oyunuyla ilgili olduğunu göstermek için
çocuğunuzun ne yaptığı hakkında destekleyici yorumlar ve
açıklamalar yapmalısınız. Bu yaklaşım dil gelişimini de
aktif şekilde stimüle etmektedir. Örneğin, “Arabayı garaja
koyuyorsun. Şimdi araba benzin alıyor.” vb. Kısa zamanda
çocuğunuzun kendiliğinden sizin yorumlarınızı taklit
etmeye başladığını göreceksiniz. Eğer açıklayıcı yorumlar
sunmak konusunda kararlı olursanız çocuğunuzun bu tarz bir
ilgiden çok hoşlandığını ve bu iletişim şeklinin
çocuğunuzun kelime hazinesine katkıda bulunduğunu
görürsünüz.
Eğer soru soruyorsanız, sayısını kısıtlı tutmaya ve
aldığınız cevaptan sonra çocuğunuza olumlu geribildirim
vermeye mutlaka dikkat edin. Örneğin, “Bu hayvan nedir?”
diye sordunuz ve çocuğunuz “Zürafa” diye cevap verdi, bu
durumda “Evet zürafa. Sen hayvanları tanıyorsun. Hem de bu
zürafa sarı.” diye bir ekleme yapabilirsiniz.
Çocuğunuzun problemi tek başına çözme becerisini teşvik
edin
Bazen ebeveynler yardımcı olmaya çalışırken, çocukların
nasıl problem çözüleceğini ve kendi başına oyun
oynanacağını öğrenmesini zorlaştırırlar. Ebeveynin çok
fazla yardım etmesi ya da işin tamamını üstlenmesi çocuğun
başarı, kendine güven hissini azaltmakta ve yetişkine
bağımlılığı teşvik etmektedir. Çocuğunuza onun için
yapbozun tamamını yapacağınızı söylemek yerine birlikte
yapmayı önerin. Sadece ihtiyacı olan kadar destek verin ve
yapboz üzerinde çalışmaya devam etmesi için onu övün. Bir
başarı hissi yaşamasına imkan vermeyecek kadar çok yardım
asla vermeyin.
Oyuna ilgi gösterin
Çocuklar sessizce oyun oynarken pek çok ebeveyn doğal
olarak bu durumu kendi işlerini tamamlamak için bir fırsat
olarak görür- yemek yapmak ya da gazete okumak gibi. Bunu
yaparak, çocuğa sessizce oyun oynamasını ne kadar takdir
ettiğinizi gösterememiş olursunuz. Sonuç olarak çocuğunuz
tek başına, düzgün bir şekilde oyun oynadığında kendini
görmezden geliniyor hisseder ve sadece gürültü
çıkardığında ya da dikkat çekmek için bilinçli bir şeyler
yaptığında ilgi toplayabildiğini düşünür.
Çocuğunuzun düzgünce oyun oynamasını takdir etmeli ve
oyununa aktif olarak katılmalısınız. Eğer oyuna ilgi
gösterirseniz, sizin dikkatinizi çekmek için uygunsuz
yollar bulmaya daha az ihtiyaç duyacaktır. Aslında, pek
çok anne baba çocuklarına düzenli olarak günde yarım
saatlik oyun vakti ayırdıklarında, daha sonra kendilerine
özel vakit ayırmaya daha çok fırsat bulduklarını
söylemektedir. Eğer çocuklar her gün düzenli olarak
ebeveynden belli bir ilgi görecekleri konusunda emin
olurlarsa, ilgi çekmeye yarayacak uygunsuz davranışlar
icat etmek zorunda kalmıyorlar.
Oyunla ilgili birkaç uyarı
-
Oyun sırasında çocuğunuzun uygunsuz şeyler yapacağı ya da
bağırarak, huysuzlanarak, oyuncakları atarak yıkıcı
davranışlar sergileyeceği zamanlar olabilir. Eğer
davranışı görmezden gelmeniz mümkünse, kafanızı çevirin
ve çok çekiciymişçesine başka bir oyuncakla oynamaya
başlayın. Çocuğunuz uygun bir şekilde davranmaya
başlayınca ona yeniden ilgi göstermeye
başlayabilirsiniz. Eğer davranış görmezden
gelemeyeceğiniz kadar kötüyse “Oyuncaklarını atacaksan,
oyunu durdurmamız gerekir” gibi bir cümleyle oyunu
bitirin.
-
Bazen ebeveynler çocuklarıyla oyun oynamaya direnç
gösterirler çünkü oyunu bitirmek istediklerinde büyük
bir mızmızlanma yaşanacağından emindirler. Bunun çözümü,
çocuğunuzu oyunun bitişine önceden hazırlamaktır. Oyun
zamanının bitmesinden 5 dakika önce şöyle
diyebilirsiniz: “5 dakika sonra ben oyunu bırakacağım”.
İtiraz ya da protestoları görmezden gelmeniz ve başka
bir şeye odaklanarak çocuğunuzun ilgisini kaydırmanız
önemlidir. 5 dakika geçtikten sonra “Şimdi benim oyunu
bitirme zamanım. Seninle oyun oynamak çok hoşuma gitti.”
demeli ve odadan ayrılıp itirazları görmezden
gelmelisiniz. Çocuğunuz daha uzun süre oynamak için
sizi manipüle edemediğini bir kez öğrendi mi itirazlar
yok olacaktır. Ayrıca, her gün düzenli olarak oyun
vaktiniz olduğunu fark edince yarın yine sizinle oyun
fırsatı yakalayacağını bildiğinden itiraz etmeye daha az
ihtiyaç duyacaktır.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay
İstanbul Parenting Class
Zeytinoğlu Cad. Arzu 1 Apt. No:2 Diare:27
Etiler/İstanbul
T&F: 212 351 90 01
sinem@istanbulparentingclass.com
www.istanbulparentingclass.com

|