Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

7 Adımda Kardeş Kavgasına Son

Klinik Psikolog Ali Bıçak

Her ne kadar çocuklarımızı eşit derecede sevmeye çalışsak da, onlar bir şekilde diğerinin daha çok sevildiği konusunda anne babasını suçlarlar. Çocuk psikolojisi bundan nasıl etkilendiğini, kardeş kıskançlığı hakkında 12 yaşındaki Nail”in yazdıkları ailenin kayırıcı tutum içinde olmasının ne derece zararlı olduğunu çok iyi dile getirmektedir.

“Babamın beni gerçekten sevdiğini biliyorum. Hayatta benim çok iyi birisi olmamı istediğini de. Ancak o, kendimi kötü hissettiriyor. Değersilik duygusu içindeyim. Tek yaptığı beni kardeşimle kıyaslaması, benim de onun gibi olmamı istediğini söylemesi oluyor. Biliyorum ben hiçbir zaman onun gibi olamayacağım, ama kardeşim hakkında kötü duygular beslemekten kendimi alamıyorum. Ondan nefret ediyorum. Bunu söylemek istemiyorum, bir şeyler yapmalıyım, bana yardım edebilir misiniz?”

Bu çocuğun söyledikleri insanın içini parçalamaz mı? Kardeşlerden birini bilinçsizce kayırdığınızda, diğerinden daha az sevildiği duygusu uyandırıyoruz. Ancak dikkat etmezsek, gün be gün davranışlarımızın kardeşler arasında ölümcül kıskançlık duygusuna neden olacaktır. Ve bu duygular, çocuğun içinde bulunduğu ailenin harmonisine ve süresine göre şiddetlenecektir. Tabiî ki çocuklarımızı kusursuz derecede eşit yetiştirmek pek de gerçekçi sayılmaz. Çocuk eğitim yöntemleri ve çocuk gelişim süreçlerini öğrenmenizde fayda var. Çocuklarımızın her biri farklı mizaç, ilgi, ve ihtiyaçları ile doğarlar ve gelişirler. Bu yüzden kendinizi her zaman adil olamamakla suçlamayın. Gerçekçi olacaksak, kardeşler arasındaki ilişkiyi bozacak şekilde davranış ve tutumlardan mümkün olduğunda kaçınabilmektir. Altı çizilmesi gereken: Eğer kıskançlık testi sonucu baş edemeyeceğiniz boyuttaysa, kıskançlığı geliştiren ailenizdeki atmosferin yapısını bir gözden geçirmek gerek. Bu yazımızda, kıskançlığı mümkün olduğunca azaltmaya yarayacak 7 adımdan söz edeceğiz.

1. Çocuklarınızı bir biri ile kıyaslamaktan vazgeçin. Her hangi birinin bir davranışını, düşüncesini kıskançlığa neden olacak şekilde övmeyin. Bunun etkisi uzun süre devam edebilir. “neden kardeşin gibi davranmıyorsun?”, “niçin kardeşin gibi ödevlerini zamanında yapmıyorsun? “ gibi yaklaşımlar çocuğun şu şekilde yorum yapmasına neden olacaktır. “onun benden daha iyi olduğunu düşünüyorsun” veya “onu daha çok seviyorsun” bütün bunlar kardeşlik ilişkisinde baskı yaratacak, diğer çocuğun değersizlik duygusunu artıracaktır.
2. Her ikisinin söylediklerine açıkça kulak verin. Çocuklarınızı can kulağı ile dinlemek, her ikisine de saygı duyduğunuzu gösterir. Size göre söyledikleri ne kadar önemsiz de olsa her ikisini de dinlemelisiniz. Çünkü dinlendiğini, önem verildiğini hissetmeleri en temel ihtiyaçlarıdır.“Paylaştığın için teşekkür ederim, ancak bir de kardeşinin açısından durum ne ona bakmak istiyorum”. Çocuklarınızla aranızda adil bir ilişki geliştirmenin anahtarı, her ikisinin de düşüncelerinin değerli olduğunu ve tarafsız bir biçimde dinlenildiğini hissetmeleridir.
3. Okul başarısını hiçbir zaman karşılaştırmamalısınız. Karşılaştırma yapacaksanız, kendi başarı-başarısızlığını, bir önceki sınavdan aldığı sonucu karşılaştırın. Hangisinin daha başarılı olduğunu değil. Kıyaslama çocuklarınızın daha çalışkan olmasını sağlamaz. Onlarda küskünlük, kızgınlık duygusu yaratır ve kardeşine karşı hınç duymaya başlar.
4. Olumsuz etiketlerden kaçının. Bacaksız, tonton, uzun, şişko gibi lakaplar kardeşlerin bir birlerine karşı istenmeyen sonuçlar doğurur. Ortaya çıkan her iki taraf içinde kızgınlık ve hınçtır. “boş ver o dangalağı” gibi ifadeler çocuklarınızda yetersizlik duygusu geliştirecektir. Çocuklarınıza taktığını her etiket uzun süre kalıcı olur ve silmek oldukça zordur. Bu ad takmalar sadece aile içinde kalsa keşke, çocukların sosyal ağına da girecektir.
5. Her birinin güçlü yönlerini fark edin ve geliştirmelerine destek olun. Her çocuk ailesinin gözünde eşsiz olmak ister. Diğer kardeşinden farklı olduğunu bilmesi kendine olan öz saygısını artıracaktır. İdeal olanı, her bir çocuğun ilgi ve mizacına uygun bir yönüne dikkat çekmek ve bu yönü ile gurur duymasını sağlayacak şekilde davranmaktır. Bir kere yeteneğinin farkına varınca, bunu geliştirecek fırsatlar yaratın. Her biri kendi güçlü yönlerini fark etsin.
6. Her biri ile özel zaman geçirin. Çocuğun kendini değerli ve önemli hissetmesinin yolu anne ve babasıyla vakit geçirebilmesidir. Bu fırsatı şu cümlelerle yakalayabiliriz: “kardeşin şimdi uyuyor, hadi sen ve ben birlikte kitap okuyalım.” Veya ajandanıza her biri ile ayrı ayrı ilgilenebileceğiniz bir zaman belirleyin. Onlara hangi sıklıkta zaman ayıracağınıza karar verin. Haftalık 30 dakika, günlük 10 dakika, haftada bir saat gibi. Hangisi ile ne, nerede ve ne kadar sürede ne yapacağınızı onlarla tartışın. Birlikte yapılabilecekler, sinemaya gitme, kısa bir yürüyüş, bir restorana gitmek, uçurtma uçurmak, dondurma yemek ya da hiç bir şey yapmadan sadece birlikte vakit geçirmek şeklinde olabilir.
7. Kardeşi ile işbirliği içinde olduklarında ödüllendirin. Kardeşlik bağını artıracak davranışlara yönlendirin. Birbirlerini destekleyecek şekilde olmalarını sağlayın. Nadiren de olsa en küçük bir yardımlaşma, paylaşım, tuvalet eğitimi, işbirliği gibi girişimlerini tebrik edin. Fark ettiğiniz bu davranışlar sizin teşvik ve desteğinizle tekrarlanma olasılığını artırdığını unutmayın. Çocuklarınızın davranışları sizin istediğiniz gibi olduğunu bildikçe daha da pekişecektir.

Özetle kendinize evinizde sürekli adil olma yönünde aşırı baskı uygulamaya kalkmayın. Bunun yerine çocuklarınızın aralarındaki ilişkinin kalitesini artıracak beceriler kazanmaları yönünde yüreklendirmeniz yeterli olacaktır. Sürekli adil, eşit davranacağım diye yapmanız gerekenleri yapamaz olabilirsiniz.

Klinik Psikolog Ali Bıçak

www.antalyapsikoloji.net

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Klinik Psikolog Ali Bıçak’ın diğer makaleleri için lütfen tıklayınız