Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Aile İçi İletişim Becerileri

Klinik Psikolog Ali Bıçak

Bir çok insan belli bir yaşa gelip evinden, ailesinden ayrılınca kendi aile ve çocukluk çağında yaşadığı sorunlardan da ayrıldığını, onlardan kopacağına inanır. Fakat durum böyle değildir. Bir çoğumuz, geçmişte yaşadığımız benzer sorunların, benzer duygu ve ilişki kalıplarının şimdiki zamanda da devam ettiğini fark edemeyiz bile. Çevremizde olup bitenlere, yaşadığımız olaylara ve bunlar karşısında hissettiğimiz duygulara bir kulp takarız.

Bizimle ilişkili olsun, olmasın her şey bize karşı, bizim içinmiş gibi algılarız. Sanki bizim olanlara hiçbir katkımız yokmuş gibi düşünürüz. Böylece çevremizde ne olup bittiğini bir türlü idrak edemeyiz.

Geçmişin Aile içi iletişim Biçimine Katkısı

Herkes kendine has ailesi ve burada yaşamış olduğu etkileşim biçimleri ile oluşturduğu bir benlik algısı, inanç ve değerler sisteminin bir uzantısı olarak bu günü yaşar. Bu günü yaşarken geçmişin izinden eser kalmadığını düşünerek yaşar. Demek ki bu şimdiki yaşanmışlık bilinçli bir yaşanmışlık değil, rollerimizi böylece ilişkilerimizi de bilinç dışı seçerek yaşıyoruz. Kişi rolünü seçerek bilinçli bir şekilde yaşayabilir mi?

Tabi ki herkesin yaşamını özgür ve bilinçli bir şekilde yaşaması mümkündür; ancak bunu farkındalığımızı artırarak, geçmiş yaşantımızla şimdi arasındaki bağı kavrayarak ve böylece tümden bir değişime girerek sağlayabiliriz.

İdeal olan, çocukların kendisini değerli ve önemli hissedebilecekleri bir atmosferdir. Boşanma ve evlilik sorunları yaşıyorsanız, onları destekleyici bir aile ortamında yetişmelisiniz. Bu ortamda çocuklar kendi duygu ve düşüncelerinin önemli olduğunu fark eder ve bunları kolayca nasıl ifade edebileceklerini öğrenirler. Bu tür destekleyici ortamda yetişen çocuklar yetişkinliklerinde de sağlıklı ve kolay iletişim kurabilirler. Fakat birçok aile çocuklarının duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılamakta başarısız olabilir. Buna ek olarak, ailedeki iletişim biçimi çocukların duygu ve ihtiyaçlarını ifade etmelerini engelleyebilir. Bu tür bir ailede yetişen bir çocuk, düşük benlik algısı geliştirir ve kendi duygu ve ihtiyaçlarının önemli olmadığı fikrine kapılır veya kendisini başkalarının gözünde değersiz ve önemsiz biri olarak algılayabilir. Sonuç olarak bu çocuklar yetişkinliklerinde doyurucu ilişki kurmada başarısız olurlar. Kendi gelecekleri tümden geçmişlerinin teminatı altında sıkışır kalır.

Aile içi iletişim Becerisi Düşük Aileler

Aile içi iletişim becerisi düşük ailelerde büyüyen çocukların psikolojik gelişimi olumsuz etkilenmektedir. Aşağıdaki durumlardan bir ya da daha fazlasına sahip ortamda çocuklar etkili iletişim becerisi edinemiyorlar:

  1. Ebeveynlerden birinin veya her ikisinin birden bağımlı, dürtü ve içgüdülerinin düşkünü olması (uyuşturucu, alkol, fahişelik, kumarbaz, işkolik ve aşırı yemek vb.)
  2. Ebeveynlerden birinin veya her ikisinin birden tehdit ve fiziksel şiddeti temel kontrol mekanizması olarak kullanıyor olması. Böyle bir aile ortamında çocuklar şiddete tanık olabilir, bizzat kendilerine şiddet uygulanıyor olabilir, kendinden küçüklere şiddet uyguluyor olabilirler.
  3. Ebeveynlerden biri veya her ikisi çocuğu sömürü aracı olarak kullanıyor ve kendilerinin her türlü fiziksel ve duygusal ihtiyacını karşılamakla sorumlu tutuyorsa (anne veya babasını koruyup, depresyonda olanı teselli etmek ve buna benzer durumlar)
  4. Ebeveynlerden birinin veya her ikisinin birden, ailenin temel fiziksel ihtiyaçlarını karşılama ve sürdürmedeki yetersizliği, çocuklarını gözetip bakmaktan yoksunluğu. Benzer şekilde, birinin veya her ikisinin de çocuklarının ihtiyacı olan her türlü duygusal desteği gösterememesi.
  5. Ebeveynlerden biri veya her ikisi de çocukları üzerinde aşırı otoriter tutum gösterirler. Bu tür aileler genellikle, belirli bir inanca (dini, politik, ekonomik ve kişisel) katı bir şekilde bağlıdırlar. Otoriter ailelerdeki bireylerin rollerine ve rol beklentilerine ilişkin her hangi bir esneklik beklenmez.

Aile içi iletişim Sorunu Olan Çocukların Yaşadıkları

Aile içinde yaşanan yanlış etkileşim ve davranışların hangi sıklıkta olduğu ve bireyi ne derece etkilediği oldukça önemlidir. Fakat yukarda saydıklarımız, aile içi iletişim biçimleri istisna değil bir norm halini almışsa, çocuklar üzerindeki ihmal ve istismarı sitemli bir şekilde besler ve sürdürürler.

  1. Ebeveynlerinin yaşadığı çatışmalarda hangisinin tarafını tutacağı konusunda bir baskı hissederler. Bu yüzden boşanma sürecine aile danışmanlığı desteği şart.
  2. Gerçeklerin çarpıtıldığını görürler ve ne yapıldığı ile ne söylendiği arasında tutarsızlık yaşarlar. Çocuk, gözlemlediği bir gerçekliğin ailesi tarafından reddedildiğini duyar.
  3. Çocukların duygu ve düşünceleri önemsenmez ya da eleştirilir.
  4. Bu çocukların her türlü girişimi aileleri tarafından sürekli uygunsuz bir şekilde araya girilerek engellenir, ya da aşırı korunurlar.
  5. Ebeveynler ulaşılmazdır ve çocuklarının hiçbir şeyine katılım göstermezler.
  6. Bu çocukların zamanlarını nasıl değerlendirecekleri, arkadaş seçimleri ve davranışları ya aşırı derecede yapılandırılmış ve yönlendirilmiş olur ya da çocuğun çevresinde olup bitenlere hiçbir ilgi ve alaka gösterilmez.
  7. Bu çocukların yaşayacakları deneyimleri ya reddedilir ya da deneyimlerinde imtiyazlı bir biçimde serbest olurlar.
  8. Çocuk yetiştirme ve ailenin rolü üzerine diğer aile üyeleri ile tam ve doğrudan iletişim kurmaları engellenir.
  9. Alkol ve uyuşturucu kullanmalarına izin verilir ya da cesaretlendirilir.
  10. Eve, evde bir odaya veya banyoya hapsedilirler. Dışarıya çıkmaları engellenir.
  11. Tokatlanırlar, dövülürler, hırpalanır veya tekmelenirler.

Bozuk Aile içi iletişim Ortamında Karşılaşılan Sorunlar

İstismar ve ihmal çocukların dünyaya, diğerlerine ve kendilerine olan güvenlerini sarsar. Yetişkinliklerinde de, bu kişiler diğerlerinin davranış ve düşüncelerine, kendi yargı ve eylemlerine veya kendilik algılarına güvenmekte ve inanmakta zorlanırlar. Suprize yer bırakmadan, okul yaşamlarında, ilişkilerinde ve kendi kimlik algılarında da sorunları olur.

Diğer normal sayılabilecek ailelerde olduğu gibi, çocuk cinsel istismarına uğramış ve ihmal edilmiş aile üyeleri de kendi ailelerini normalmiş gibi yorumlarlar. Başlarına gelen olayın olağanlığına inanma gereksinimleri, onların kendilerini yanlış yorumlamalarına ve böylelikle de kendileri hakkında olumsuz kavramlar geliştirmelerine neden olur. Bu kişiler ‘babam beni dövmüyor, sadece şaplak atıyor, annenin vurduğu yerde gül biter, babam saldırgan birisi değil, onun tarzı bu sadece’ diyerek yaşadıklarının normalliğine kendilerini inandırmaya çalışırlar. Bunun sonucunda da kendilik algıları yanlış yorumlanır, olumsuz benlik gelişimi gerçekleşir.

Aile içi iletişim Biçiminde Değişimi yakalamak

Çoğu durumda kişi sorunlu iletişimini sürdürme eğiliminde olur. Çünkü o, değişimi ancak ailesinin, bir başka otoritenin izniyle yakalayacağı inancındadır. Fakat değişimin izni ancak kendi içimizden gelebilir. Birçok insanda olduğu gibi, yanlış iletişim içinde olan ebeveynler devamlı çocuklarının değişeceği kaygısını taşırlar. Sonuç olarak, çocuklarının değişimini engeller ya da değişmişlerse eskiye dönmelerini isterler. İnsanın kendi algı ve duygularına inanmasının ne kadar önemli olduğunu söylemek, işte bu noktada çok önemlidir. Değişim sizinle, sizin içinizde başlar.

Değişim için birkaç ipucu:

  • Sizin için zor ve acılı geçmiş çocukluk deneyimlerinizi tanımlamaya çalışın
  • Değiştirmek istediğiniz davranış, inanç ve duygularınızın bir listesini yapın
  • Listenizdeki her bir durum için yerini almasını istediklerinizi yazın
  • Listenizden bir tane davranış, inanç ya da duyguyu seçerek onun yerine geçecek olanı denemeye başlayın. Bunu yaparken en kolay uygulanabilecek olanı seçin
  • Alternatif olanı bir kere uygulamaya başlarsanız ve aslolan davranış, inanç veya duygu sönmeye başlayınca bir sonraki seçiminize yönelin

Kendi kendinize çalışırken, sizinle benzer hikâyesi olan birisinin paylaşımına ihtiyaç duyabilir ya da profesyonel bir destek arayışına girebilirsiniz. Çevrenizde benzer sorunlar yaşayan kişilerin çözüm stratejilerini öğrenin.

Aile içi iletişim İçin Göz Önüne Alınması Gereken Önemli Noktalar

Değişim istediğiniz için girişimde bulunduktan sonra aklınızdan asla çıkarmayacaklarınız:

  • Kusursuz olmaya çalışmayın. Ayrıca, ailenizin de kusursuz olmasını beklemeyin.
  • Diğer insanların yaşamlarını kontrol edip değiştiremeyeceğiniz gerçeğini kabul edin. Başkalarını değiştirmek gibi bir gücümüz yoktur.
  • Eski çatışmalarınızı, kavgalarınızı geri getirmeye çalışmayın, kazanamazsınız, artık onlar yaşandı bitti.
  • Sınırlarınızı net bir şekilde belirleyin. Tatilde ailenizi ziyaret etmek gibi bir planınız yoksa, gitmeyeceğinizi açıkça belirtin. Açıkça hayır deyin.
  • Ne olmasını istediğinizi açık bir şekilde belirtin. Eskiden olduğu gibi davranmayı bıraktığınızda, kısa bir süreliğine de olsa, aileniz ve arkadaşlarınızın zıt yönde tepki verdiklerini göreceksiniz. Geri bildirimlerinin neler olabileceğini tahmin etmeye çalışarak (ağlama, bağırıp çağırma ve bunun gibi caydırıcı tepkiler) ne şekilde tepkide bulunacağınıza daha kolay karar verebilirsiniz.

Değiştirmek istediğiniz davranışın tekrar ortaya çıktığını görürseniz cesaretinizi geri toplayın. Değişim yavaş ve derece derece gerçekleşir, nihayetinde, yeni ve daha sağlıklı davranış biçimlerini sürdürdükçe, bu davranışlar da günlük yaşamınızın bir parçası haline geleceklerdir.

Klinik Psikolog Ali Bıçak

www.antalyapsikoloji.net

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Klinik Psikolog Ali Bıçak’ın diğer makaleleri için lütfen tıklayınız