Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Etkili Anne Baba Tutumları

Klinik Psikolog Ali Bıçak

Biz insanlar değerli varlıklar olduğumuzu anne-babamızın sevgi dolu imtihanı sayesinde öğreniriz. Etkili Anne Baba Tutumları olmayan ailenin çocukları, bu sınavda başarılı olamaz. Bu çocuklar, kendi değer ve öz saygısına ulaşamayacakları gibi hayatta da bir türlü tatmin ve esenlik duygusunu bulamazlar. Sanki anne-babanın koşulsuz sevgisi bütün canlı varlıklar için bir sıçrama tahtası gibidir. Buradan dengeli biçimde sıçrayabilenler, varlıklarını sürdürme ve kendi potansiyellerini gerçekleştirmede başarılı olabilirler.

Kimimiz kendini mutlu, başarılı, girişken, yaşam dolu bulurken, kimimiz bu tahtaya basma fırsatı bile bulamaz ve yaşamımızın büyük bölümünde, korku endişe, mutsuz, umutsuz, öfkeli, başarısız ve depresyonda hissederiz kendimizi. Bebeğin doğum sonrası ruh hallerini ve annenin bebekle bağ kurma yeteneğini etkileyen, annenin çözülmemiş çocukluk travmalarının yanında, bebek doğarken yaşanan psikolojik travma da dahil, zor eş ve aile ilişkileri, annenin hamilelik boyunca hormonal değişimleri gibi bir çok faktörün etkisinden söz etmek mümkündür.

Etkili anne baba tutumları etkileyen Fiziksel ve Ruhsal Ayrılık başlıkları altında bir araya getirdik. Hamilelik, doğum, bebeklik ve erken çocukluk döneminde karşılaşılan ayrılıkları aşağıda okuyabilirsiniz.

Fiziksel Ayrılık
•Anne bebeğinden doğumda, doğumdan sonra ya da ileriki yıllarda ayrıldıysa,
•Bebek çok zor bir doğum sürecinde doğduysa,
•Bebek prematüre veya doğuştan hasta, bu yüzden yoğun bakıma veya kuvozöre alınmışsa,
•Anne doğumda anestezi almışsa,
•Anne doğumdan sonra sürekli hastalanmışsa,
•Bebek evlatlık alınmışsa,
•Bebeklik ve erken çocukluk döneminde bir takım önemli ayrılıklar yaşanmışsa,

Duygusal Ayrılık
•Annenin hamilelik sırasında ya da sonrasında halledemediği duygusal sorunları olmuşsa,
•Doğumdan sonraki ilk iki yıl içinde aile içinde bir ölüm yaşamışsa,
•Doğumdan sonraki ilk iki yıl içinde anne düşük yapmışsa,
•Evlilikte ciddi sorunlar olup, anne-baba doğumdan hemen önce-sonra ayrılmışsa.
•Anne hamilelik ve öncesinde madde bağımlısıysa,
•Anne doğumdan hemen önce ya da sonra taşınmak zorunda kalmışsa,
•Anne-babanın ciddi mali sorunları olmuşsa,
•Bebek istenmeyen bir gebelik sonucu doğmuşsa,
•Bebek ikiz ya da üçüzse,
•Aile içinde, bireyleri ruhsal olarak etkileyebilecek her tür olay

Anne Bebek Arasında Kurulan Güvenli Bağlanma

Etkili anne baba tutumları yoksa, bebek ve ebeveynleri arasında sevgi ve içtenliğe dayalı güvenli bağ oluşumu sekteye uğramaktadır. Birçok çocuk yaşanan bu fiziksel ve duygusal ayrılığın etkisiyle “annem babam beni sevmedi, sevmiyor ve sevmeyecek” duygusunu edinecektir. Örneğin bir anne, hamileliğinde bir yerden bir yere taşınmak zorunda kalmışsa, bu taşınmanın içerdiği olumsuz duyguları, mide bulantısı ve kusma nöbetleri ile gösterebilir. Bunun üzerine bu anne uzun ve sancılı bir doğum sürecine maruz kalabilir ve ardından sezaryenle doğum yapmış olabilir.

Bu anneler doğumdan sonra aşırı bitkin ve bunalımlı bir halde olacak ve bebeğini ona getirdiklerinde hiç bir duygu, bağlılık ve sevgi hissedemeyecektir. Sanki oyuncak bir bebek tutuyormuş gibi hissedecektir. Bu anne, bütün bu olanlarla başa çıkmakta zorlanacak, bebeğin beslenmesi, bebeğin aylık gelişimi ve bebeğin hareketlerini izlemekte başarısız olacaktır. Eğer bir psikolojik yardım almazsa, bebeğinin yetişkinlikte bir ömür yaşayacağı sorunlara bilmeden, istemeden temel hazırlayacaktır.

Güvensiz Bağlanan Çocukların Etkili Anne Baba Tutumları
Bebeğin anne-babasıyla güvenli bir bağ kurmasındaki başarısızlığı için belki de biraz önce belirttiğimiz koşullardan sadece bir tanesi yeter de artar bile. Aynı şekilde babaların da doğumdan önce, sırasında ve sonrasında yaşadığı ruhsal ve fiziksel bir takım güçlüklerde bebeğin güvenli bağ kurmasını etkileyecektir. Gerek anne, gerekse baba doğum öncesi ve sonrasında bu olumsuz koşullara sahipse, çocuk için bu “annem-babam beni sevmiyor” dur. Ve çocuğun sistemine bu “bende bir sorun olmalı” şeklinde kaydedilir. Anne-baba, yavrusu ile sağlıklı bağ kuramaz ve iletişim sağlayamazsa çocuk istenmediğini ve sevilmediği duygusunu geliştirip kendini suçlayacaktır.

Güvenli Bağlanma Nasıl Kurulur
Ebeveyn ve çocuk arasındaki bağlanma, psikolojik yardım ve destekle ayarlanabilir. Psikolojik danışma, psikoterapi, aile terapisi yardımıyla güvenli bir bağlanma sağlanabilir. Çocuğun diğerleri ile sağlıklı ilişki kurma yeteneği gelişir, stresli durumlarda sakin kalabilir, çocuğun beyninin tam olarak gelişmesine destek bile olunabilir. Çocuk ağladığında sevgi ve özenle karşılık veren bir anne babaya sahip olursa, onlarla göz teması sağlayabilirler. Çocuklarıyla aynı dalga boyunda kalabilirse, ilerleyen yaşlarda güvenli bir kimlik edinebilir, gelecekteki başarılı ilişkilerinin temelini atmış olur.

Bebekler Neden Güvensiz Bağlanır

Bazı anne-babalar kendi yetiştirilme biçimleri ve daha sonra bunun üzerine deneyimledikleri birçok yaşam olaylarından kaynaklanan, yakınlık, sevgi ifadeleri ve diğer güçlü duyguları yaşama konusunda diğerleri kadar rahat değillerdir. Psikologlar toplumumuzdaki etkili anne baba tutumları sahip olmayan anne-babaların oranın %35 olduğunu tahmin etmektedirler. “Güvensiz bağlanma biçimleri” ne sahip bu kişiler aynı zamanda kendini moralsiz, mutsuz, umutsuz ve hiçbir şeyden keyif almıyor hissederler. Çocuğu ağladığında, ya da onlarla iletişim kurmak istediğinde, bu anne-babalar istemsiz olarak geri çekilerek ve kendi içine kapanırlar.

Güvensiz Bağlanma Sitili Geçmişten Geleceğe Aktarılır
Bazı ebeveynler kendi çocukluk ihmal, istismar ve psikolojik travma anılarının etkisini, çocukları ile kurdukları etkileşimlerde yaşatırlar. Örneğin, yüz buruşturmalar, öfke patlamaları, hoyratça davranışlar ve dayak gibi korkutucu şekilde davranarak kendi çocuklarına bilinçsizce geçirirler. Bu çocuklar kendilerini arafta bulurlar. Ebeveynleri, bir yanda kendilerine kucak açan, rahatlatan bir kişi, diğer yanda da korktukları kaygı duydukları bir kişidir. Okul çağında bu çocuklar bağırıp çağırarak emirler vererek, istekleri yerine gelmezse öfke patlamalarına girerek, bilinçsizce adeta ebeveynlerini denetleme ve cezalandırma yoluna girebilirler. Benzer deneyimleri yaşamış başka bir çocuk ise soğuk ve moralsiz görünebilirler. Yaşadığı korku ve kaygıları içselleştirebilir, herkesi mutlu etmek çabası ile mükemmeliyetçi bir kimliğe sahip olabilirler. Temelde anne-babaya musallat olan bu günahlar bir sonraki nesle böylece aktarılmış olur.

Üzerinde konuştuğumuz bütün bu etkili anne baba tutumları na sahip olamayan anne-babaların çocuklarını sevmediği anlamına gelmemelidir. Anne-babaya sorsanız çabalarının çocuklarını daha iyi yetiştirmek olduğunu söyleyeceklerdir. Ancak, ebeveynlik yapma yöntemleri çoğu kez, çocuklarının hareketleri ile tetiklenen kendi yetiştirilme tarzlarından kaynaklanan otomatik tepkilerdir. Kültürümüzde“kızını dövmeyen dizini döver” sözünün hüküm sürdüğü bir evde yetişen birisi, kendi çocuklarını yetiştirirken de çocuklarının her kötü davranışına bağırmalar, dayak ve cezayla tepki verecektir.

Etkili Anne Baba Tutumları Kazanılabilir
Yaşadığınız her ne olursa olsun, mesele birilerini suçlamak değil, mesele özgürleşmektir. Bir seçimde bulunmaktır. Çocukluğumuzda olan her şey, bu günkü kimliğimizi oluşturmaya katkı sundu. O gün için bir çocuk olarak bir şeyleri kontrol etme ve tercihte bulunma şansımız yoktu. Ne var ki şimdi, bir yetişkin olarak bir şeyler yapmak mümkün…. Bir seçim yapın! Etkili anne baba tutumları geliştirin.

Hem kendi çocuğunuzla, hem de kendi anne-babanızla kurduğunuz bağlanma biçimini keşfederek değişime bir kapı aralayın. Böylece sorunlarınızı besleyen anılarınıza içsel bir yolculuk yapabilir, onların olumsuz etkisinden kurtulabilirsiniz. Geçmişimizi yeniden yazmak tabi ki mümkün değil, ne var ki geçmişin etkisini değiştirme özgürlüğümüz her zaman elimizdedir. Kendi devraldığınız ruhsal mirasınızı, çocuklarınıza ve onların da kendi çocuklarına devrederken, sevgi ve güven bağlarını kuvvetlendirerek sürdürebilmelerine etkide bulunmak sizin elinizde. Durmayın…………….

Klinik Psikolog Ali Bıçak

www.antalyapsikoloji.net

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Klinik Psikolog Ali Bıçak’ın diğer makaleleri için lütfen tıklayınız