Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Çocuklarda Depresyon

Uzman Psikolog Beyhan Budak

Depresyon çok yaygın bir ruh sağlığı problemidir.Yapılan çalışmalarda, her beş kişiden birinin yaşamlarının bir döneminde depresyon geçirdikleri saptanmıştır.Depresyon, temel olarak bir mutsuzluk, neşesizlik hastalığıdır. Depresyon geçiren kişiler kendilerini hüzünlü, karamsar, isteksiz hisseder. Depresyonu olan bir kişinin kendine olan güveni azalır, dikkatini toparlamak, bir filmi baştan sona izleyebilmek, gazetedeki bir yazıyı okuyabilmek gitgide güçleşir.

Daha önce kolayca yapılabilen işler gözde büyümeye, zor gelmeye başlar.

Hastalar, güçlerinin eskisi gibi olmadığını, kendilerini cansız ve enerjisiz hissettiklerini söylerler.Uyku sorunları, uykuya dalamama, gece uyanma, sabah erken uyanma, sabahları yorgun uyanma veya fazla uyuma şeklindedir.İştah genellikle azalır, kilo verilir bazen de tam tersi olup sıkıntı nedeniyle fazla yeme görülebilir.Ölüm düşünceleri, ölen yakınlarını daha fazla düşünme, hastalıkla ilgili endişeler ve ölüm korkusu olabilir.

Çocuklarda Depresyon
Son yıllarda çocuklarda yetişkinlerdekine benzer depresyonların görüldüğü artık kesinlikle anlaşılmıştır.Yapılan çalışmalar, çocuklarda depresyon sıklığının % 2,5 yetişkinlerde ise % 8,5 oranında görüldüğünü tespit etmiştir.Çocuklardaki depresyon yetişkinlerdeki gibi, çökkünlük, durgunluk, isteksizlik, zevk alamama, oyun oynamama, ders başarısında düşme, okula gitmek istememe, yeme ve uyku bozuklukları gibi belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi, aşırı hareketlilik, huysuzluk, hırçınlık, davranım bozuklukları (yalan söyleme, hırsızlık, okuldan-evden kaçma, sigara-alkol-uyuşturucu vb. kullanma) ile de kendini gösterebilir.Bazen de karın ağrısı, bulantı, kusma, eklem ağrıları, baş ağrısı vb. gibi çeşitli bedensel yakınmaların altında yatan esas neden depresyon olabilir.

Çocuklarda Depresyonun Semptomları

—Düşünce Bozuklukları
Depresyondaki çocuklar genellikle düşünce bozuklukları yaşarlar.Örneğin öğrenci matematik sınavından 98 almasına rağmen tek bir soruya doğru cevap veremediği için kendisini başarısız olarak değerlendirir.

Bir diğer problem de değersizlik düşüncesinden kaynaklanır.Bu durumda çocuk arkadaş edinmeyi ve mutlu olmayı hak etmediğini düşünür.Kazanmak, ödüllendirilmek veya sınıf geçmek için yeterli olmadığını varsayar.Bazen de kendisini umutsuzluğa kaptırır.Başkalarının suçları için sorumluluk yüklenir.Birçok vakada çocukların kendilerinden tamamen bağımsız bir konuda kendilerini suçladıkları ortaya çıkmıştır.

Birçok durumda fiziksel olarak kendilerini kötü hissederler.Onlara göre sivilceleri çok büyük, burunları kocamandır.Bazı durumlarda da düşünme ve konsantrasyon yeteneği sekteye uğrayabilir.Bu durumun etkisinde olan çocuklarda, ödeve yapmama, konsantre olamama ve kendi başına kararlar verememe gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Tüm bunların yanında, ölüm ve intihar düşünceleri mevcut olabilir.

—Duygu Bozuklukları
Depresif durumun en önemli belirtisi her gün moral bozukluğu yaşamaktır.Bireyler kendilerini yorgun, bunalmış ve üzüntülü hissederler.Çoğu zaman da ağlama krizlerine yakalanırlar.Kimi zaman da farkında olmadan üzgün bir yüz ifadesi takınırlar.Bir diğer semptom ise eğlenceli faaliyetlerden zevk alamamaktır.Çocuk normalde çok hoşlandığı şeyleri yapmak istemeyebilir.

—Davranış Bozuklukları
Depresif durum sırasında, birey psikomotor ajitasyon ya da psikomotor geciktirme durumu yaşayabilir. Psikomotor ajitasyon kişinin kendisini sürekli huzursuz ve rahatsız hissetmesi durumudur. Psikomotor gecikme sırasında ise, uyuşukluk, motivasyon bozukluğu ve pasif davranış biçimi ortaya koyar.

—Fizyoloji Bozuklukları
Bu süreç içerisinde çocuk aşırı kilo kaybı ya da tam tersi olarak aşırı şişmanlama yaşayabilir.Bu aynı zamanda iştah azlığı ya da fazlalığı olarak değerlendirilir.Çok küçük çocuklarda normal beklenen kiloya ulaşılamaması da bir semptom olarak algılanabilir.Bir diğer semptom ise uykusuzluk ya da aşırı uyku uyuma isteği olarak ortaya çıkmaktadır.Uykusuzluk yaşayan çocuklar hiç uyuyamama veya gece uyanıp bir daha uyuyamamaktan şikayet etmektedirler.Son semptom ise aşırı yorgunluk ve bitkinliktir.Bu rahatsızlık sırasında çocuk sürekli yorgun olmakta, motive olamamakta ve vücudunda sürekli ağrı ve sızılar yaşamaktadır.

Yaş Dönemlerine Göre Çocukluk Depresyonu

1-) Bebeklik Döneminde Depresyon (24-30. Aylara Kadar)
Bu dönemin en önemli özelliği konuşmanın başlangıçta hiç olmaması ve ortaya çıktığında yetersiz kalmasından dolayı iletişim ve duyguları dışlaştırma olanaklarının kısıtlılığıdır.Dolayısıyla çocuğun yaşının küçük olması ölçüsünde, uyku ve yeme bozuklukları, cilt problemleri (egzama) gibi somatik ifadeler ön plana çıkabilir.Spitz’in anneden ayrılan bebeklerde tarif ettiği “anaklitik depresyon” tablosu ağır duygusal yoksunluk durumlarında aile yaşayan bebeklerde de ortaya çıkabilir.Bu bebekler bitkin, durgun, donuk bakışlı ve çevreye kayıtsız bir görünüm sergilerler.Yaşına uygun ses oyunlarını (agu vb) ve el oyunlarını gerçekleştiremediği gibi, çevreyi merak ve keşif davranışlarını da göstermezler.

2-) Küçük Çocukluk Döneminde Depresyon(30 Ay – 5-6 Yaş)
Bu dönemdeki belirtiler oldukça değişkendir ve genellikle davranış şeklinde ortaya çıkar.Aşırı hareketlilik ve hırçınlık, çevreye ve kendine zarar verme, zorlantılı mastürbasyon yanında, içe kapanma ve aşırı sessizlik de gözlemlenebilir.Duygusal alanda ise istikrarsızlık ve anlık değişiklikler egemendir.Sevgi ve ilgi açlığı içinde yetişkine yaklaşan çocuk bir anda onu itebilir.Uyku ve yeme bozukluğu gibi bedensel ifadelere bu yaş grubunda da rastlanabilir.Ayrıca bu dönemde enürezis (alt ıslatma) ve enkoprezis (dışkı kaçırma) görülebilir.

3-)Çocukluk Döneminde Depresyon ( 5–6 Yaş – 12–13 Yaş)
Yaşın büyümesiyle gelişen zihinsel kapasite ve kendini ifade olanaklarına bağlı olarak belirtiler farklılaşmaya başlar.Başka bir deyişle yetişkindeki depresyon tablosuna benzemeye başlar.Depresif ruh durumu “yapamam”, “bilmiyorum”, “yorgunum” gibi ifadelerle aktarılır.Ancak bunun yanında Depresif duygulara karşı koymayı amaçlayan, saldırgan ve dürtüsel davranışlar, hırsızlık, yalan, okuldan veya evden kaçma gibi tutumlara başvurulabilir.Okul başarısızlığı ise hemen hemen her olguda mevcuttur.

4-)Ergenlik Döneminde Depresyon
Ergenlik dönemi depresyonu gerek yetişkin depresyonun başlangıcı olma potansiyeli taşıması, gerekse ergenin intihar girişimiyle yakından ilgili olması nedeniyle özel bir ilgi odağı olmuştur.Bu iki özellik ergen depresyonun yetişkin depresyonundan farksız olduğunu, dolayısıyla da ergen depresyonu ölçütleriyle değerlendirilebileceği düşüncesini uyandırabilir.Ancak ergenin ruhsal yapısı yetişkine ait öğeler yanında, çocuğa ait özelliklerde taşır.

Uzman Psikolog Beyhan Budak

http://www.fenomenpsikoloji.com