Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Depresyon – Ruhsal Çöküntü

Sözlük anlamı çöküntü olan depresyon tıpta ‘ruhsal çöküntü / çökkünlük’ anlamında kullanılır. Depresyon hem günlük dilde hem tıbbi literatürde çok geniş anlam içeren bir kavramdır. Basit bir moral bozukluğunu (demoralizasyon) ifade etmek için kullanılması yanında bir ruhsal bozukluğu ifade etmek için de kullanılmaktadır.

Depresyon yaşayan bir kişi kendisini mutsuz, isteksiz ve yorgun hisseder. Eskiden canla başla, istekle yaptığı şeyleri artık yapmak istememeye, kendini zorlayarak yapsa da artık bunlardan eski tadı alamamaya başlar. Yaşama sevincinin yerini “üzüntü, keder, mutsuzluk, isteksizlik, karamsarlık, umutsuzluk ve suçluluk” gibi duygular alır. Basit moral bozukluğunda ya da depresyonun hafif olduğu durumlarda kişi bu yakınmalardan zaman zaman uzaklaşır ve eski neşesini yeniden kazanır. Fakat depresyon hastalık halini almaya başladığında bu yakınmalar süreklilik kazanmaya başlar, günlerce haftalarca hiç geçmeden sürer. Eskiden onu mutlu eden yaşantılar artık onu mutlu etmez.

Bu belirtiler yanında depresyonlu kişilerde iştah değişiklikleri (iştahsızlık ya da iştah artışı), vücut ağırlığında değişme (zayıflama ya da şişmanlama), uyku bozuklukları (uykuya dalamama, geceleri uyanma, sabahları çok erken uyanıp tekrar uykuya dalamama, sabahları dinlenmiş bir şekilde kalkamama, aşırı uyuma), durgunluk yorgunluk, bitkinlik, halsizlik, enerji kaybı (eskisine göre daha çabuk yorulma, kendini güçsüz, halsiz ve bitkin hissetme) gibi yakınmalarda hemen her zaman bulunur.

Depresyon yaşayan bir kişide bu durumun basit bir moral bozukluğundan mı yoksa bir ruhsal hastalıktan mı kaynaklandığı mutlaka araştırılmalıdır. Diğer yandan bedensel hastalıkların ya da çeşitli hastalıklarda kullanılan ilaçların da depresyon belirtisi oluşturabileceği unutulmamalıdır.

Depresyon yakınmaları olan kişilerde aşağıdaki durumların olabileceği akla gelmelidir:
– Günlük olaylarla ilgili olarak gelişen, saat ya da bir kaç günle ifade edilecek kadar süren, kolayca geçen ya da unutulan, günlük yaşamı etkilemeyen duygular.
– Günlük yaşam içinde karşılaşılan bir sorun sonrasında ortaya çıkan, haftalar ve aylarla ifade edilebilecek kadar süren, kişide belirgin rahatsızlık yaratan, süreklilik göstermeyen (kişi zaman zaman iyilik halini yakalar), kişinin yaşamını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ancak bir ruhsal hastalık tanısı konulmasını gerektirecek düzeyde olmayan yakınmalar.
– Bir stres etmeni ile ilişkili olarak ya da hiçbir stres etmeni yokken ortaya çıkan, kişide belirgin rahatsızlık yaratan, süreklilik gösteren (kişi eski iyilik halini yakalayamaz, biraz daha iyi olsa bile eski iyilik haline ulaşamaz), kişinin yaşamını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yakınmalar. Bu durumda en sık bir depresif bozukluk söz konusu olacak olmakla birlikte diğer ruhsal bozuklukların da (anksiyete bozukluğu, beden belirti bozukluğu ve bipolar bozukluk gibi) söz konusu olabileceği unutulmamalıdır.
– Bir bedensel hastalığa bağlı olarak gelişen yakınmalar. Hipotiroidi (tiroid bezinin yetersiz çalışması) gibi bazı hastalıklarda hastalarda  depresyonda görülen yakınmalar sıklıkla görülür.
– İlaç kullanımı ile ilişkili yakınmalar,  Kişide daha önce bir yakınma yokken bir ilaç başlandıktan sonra depresyon yakınmaları geliştiyse düşünülmelidir.
– Madde bağımlılığı ya da bırakılması nedeniyle gelişen yakınmalar.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi
Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı