Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

İkinci Evlilik & Çocuk

Prof. Dr. Erol Özmen

Annesinin/babasının yeniden evlenmesi çocuk için yeni bir uyum sürecinin başlaması demektir. Her çocuğun tepkisi aynı olmamakla birlikte bu uyum süreci bazen çok sorunlu olabilmektedir. Çocuk aileye yeni katılana alışmak zorundadır ve onu sevmesi beklenmektedir. Diğer yandan önceki evliliğin, boşanmanın ve çocuğun ayrı yaşadığı annesi/babası ile ilişkilerinin nitelikleri de bu sürecin seyrini etkilemektedir.

Çocuğun tepkileri çok olumsuzsa, okul başarısı düştüyse ve çocuk aksi, tepkili, sinirli, endişeli, uyumsuz olduysa ve bunlar süreklilik gösteriyorsa profesyonel yardım almak düşünülmelidir. Fakat her şeye karşın çocukların çoğunun kolayca uyum sağladığı, kendisiyle ilgilenen ve kendisini seven bir kişinin daha varlığını hissetmekten mutlu oldukları da unutulmamalıdır.

İkinci evlilik yalnız çocuklar için değil yetişkinler için de birçok zorluklar içerir. Çocukların her türlü tepkisine hazırlıklı olmaları ve hiçbir zaman ret edici olmamaları gerekmektedir.

Annesinin/babasının bir başkası ile evlenmesi doğal olarak çocuğu etkiler. Yeni duruma alışması bazen çok uzun zaman gerektirir. Küçük ve büyük çocuklar daha kolay uyum gösterirken ergenlik dönemini yaşayan çocuklarda çeşitli sorunlarla karşılaşma olasılığı daha yüksektir.

Çocuk açısından annesinin/babasının bir başkası ile evlenmesi çok değişik anlamlar taşıyabilir. Fakat bunların çeşitli açıklamalar ya da sözlerle kolayca giderilebileceği beklenmemelidir. Çocuğun düşündüklerinin yanlış olduğunu anlaması ve bunu iç dünyasında kabul etmesi zaman alır; bazen çocuk düşündüklerinin yanlış olduğunu bilir fakat bunu iç dünyasına anlatamaz. Çocuğa düşündüğünün yanlış olduğunu kanıtlamak için ısrarlı bir çaba içine girmek, bir çok kanıtlar ileri sürmek yarardan çok zarar getirir. Bu konuyu sık sık gündeme getirerek gerçeğin gösterilmeye çalışılmasının hiçbir yararı yoktur.

Çocuk artık kendisinin annesi/babası tarafından yeterince tercih edilmediği, yeterince sevilmediği duyguları yaşayabilir. İkinci plana itildiği duygularına kapılabilir. Çocuk kendisine eskisi gibi önem verilmediğini ve daha az ilgi göreceğini düşünür.

Daha önce anne ve babasının ayrılması sırasında sarsılan güven duygusu, yaşamları üzerinde kontrol sahibi olmadıkları düşüncesini daha da arttırır.

Çocuk geleceği ile ilgili kaygılar yaşayabilir. Geçmişte annesinin ya da babasının yaptığı gibi yanında yaşadığı annesinin ya da babasının da kendisini ortada bırakabileceğini düşünmeye başlar.

Çocuklar anne/babalarını paylaşmak istemezler. Kendileri bunun farkında olmasalar bile bu duygu ve düşünce her çocuğun iç dünyasında belli bir derecede mutlaka bulunur. İkinci eş bu nedenle bir rakip gibi algılanabilir.

Çocuğun ergenlik çağının başlarında ya da çalkantılı bir döneminde olması sorunu daha da büyütebilir.

İkinci eşi çocuğu adeta zorlayarak sevdirmeye çalışmanın hiç bir yararı yoktur. Birlikte yaşayarak zaman içinde sevginin gelişmesini beklemek; çocuğa sabırlı, anlayışlı ve hoşgörülü bir yaklaşım geliştirmek gerekmektedir.

Çocuk ve ikinci eşin birbirine alışması için sabırlı olunmalıdır. Zaman zaman bazı sorunlar yaşanması doğal bir süreç olarak kabul edilmelidir.

Çocuklar çoğu zaman anne ve babasının yeniden bir araya geleceği hayali ile yaşarlar. İkinci evlilik bu hayalin bitmesi anlamına gelir. Çocuk için bunu kabullenmek kolay olmayabilir. Anne/babasının eşini kabul etmek ya da sevmek, öz anne/babasını üzmek anlamına gelebilir. Öz anne/babasının yanında üvey anne/babasını görmek çocuk için öz anne/babası ile ilgili her türlü duyguyu canlandırabilir.

Çocuk ilk günlerden ikinci eşe anne/baba demek için aşırı zorlanmamalıdır.

Çocukta ortaya çıkan her türlü duygu, düşünce ve tepki anlayışla karşılanmalı, tepkisel cevap vermekten kaçınılmalıdır. Çocuğun duygularının yersiz ve düşüncelerinin anlamsız olduğu ısrarlı biçimde çürütülmeye çalışılmamalıdır. Çocuğu kınamadan uygun açıklamalar getirilmeli fakat söylenenler ne kadar mantıklı ve gerçek olursa olsun çocuğun bunları hemen anlaması beklenmemelidir.

Prof. Dr. Erol Özmen

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’nin diğer makaleleri için lütfen tıklayınız