Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Kimse Beni Anlamıyor” / Anlaşılma İsteği

Prof. Dr. Erol Özmen

Günlük yaşamda birçok insanın bir serzeniş, bir hayal kırıklığı ya da bir isyan tarzında kimsenin kendisini anlamadığından yakındığı görülmektedir. İnsanların anlaşılmadıklarını düşündükleri ya da anlaşılma gereksinimi içinde oldukları zamanlarda kullandıkları bu içerleme çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.

Bazen gerçekten insanların anlayışsızlıklarından kaynaklansa da kimsenin kendisini anlamadığından yakınanların çok büyük bir kısmının yaşadıklarının büyük oranda kendisinden (kendi iç dünyasından) kaynaklandığı görülmektedir.

Çok boyutlu olması ve bu boyutların zaman zaman iç içe geçiyor olması konunun çeşitli başlıklar altında ele alınmasını gerektirmektedir. Aşağıda kimsenin kendisini anlamadığı hissi içinde olanlara çeşitli açıklamalar verilmiş ve önerilerde bulunulmuştur.

Kendi kendinize cevaplamanız gereken sorular
Gerçekten anlaşılmıyor musunuz? Öncelikle anlaşılmanın sizin için ne anlama geldiğini belirlemenizde yarar var. İnsanların sizin gibi düşünmeye başlamasını, yaşanan sorunlarda size hak vermesini ve sizi haklı bulmasını bekliyorsanız büyük olasılıkla sık sık hayal kırıklığı yaşayacaksınız demektir. İnsanların sizin gibi düşünmeyip, size hak vermeyip yine de sizi anlayabileceğini unutmayın.

Anlaşılmak sizin için ne kadar önem taşıyor? Bazı insanlar için anlaşılmamak ya da anlaşılmadığını düşünmek kendisine değer verilmediği ve kendisinin önemsenmediği anlamına gelir. Bu tür hislere kapılanlar için anlaşılmak çok önem taşır ve bu olması gerekenin çok çok üstündedir.

Diğer insanların sizi anlamamalarından ne kadar etkileniyorsunuz? Anlaşılmadığını düşünmek doğal olarak herkesi belli oranda etkiler. Fakat bu etkilenme biraz abartılıysa, günlerce sürüyorsa, arkadaş ya da dost olarak görmediğiniz bir kişi bile sizi etkiliyorsa sorunun kaynağını kendinizde aramalısınız.

Anlaşılma isteği sizin her an içinizi kemiren bir konu mu? Anlaşılma isteği her türlü ilişkide ortaya çıkıyorsa ve sizi rahatsız edecek boyutta süreklilik gösteriyorsa kendi iç dünyanıza bakmanızda yarar var.

Sorun ağırlıklı olarak sizden mi yoksa karşınızdaki kişiden mi kaynaklanıyor
‘Kimse beni anlamıyor’, ‘kimse beni anlamadı’ ya da ‘kimseye anlatamadım kendimi” benzeri düşünceler aklınıza çok takılıyor ise konuyu iki yönden ele almalısınız. İlki çevrenizdeki insanların gerçekten anlayışlı insanlar olup olmadığı; ikincisi ise kişilik özelliği olarak bir türlü tatmin olamayan ya da kolayca canlanan anlaşılma isteği içinde olan bir kişi olup olmadığınız.

Anlaşılma ve onaylanma gereksinimi
Anlaşılma ve onaylanma gereksinimi insanın en temel psikolojik gereksinimlerinden birisidir. Bu gereksinimin karşılandığı hissi içinde olma psikolojik doyum yaratırken karşılanmadığı hissi içinde olma rahatsız edici duygular (yalnızlık, değersizlik, önemsenmendiği duyguları gibi) yaşanmasına neden olur.
İnsanın en doğal özelliklerinden birisi olan anlaşılma isteği bazen kişilerarası ilişkileri ve kişinin kendisi ile ilgili değerlendirmelerini olumsuz etkileyerek mutsuzluğa yol açabilmektedir. Anlaşılmadığını düşünme mutsuzluğa yol açıyorsa özel olarak ele alınmayı gerektiren bir konuya dönüşmüş demektir.

Sosyal çevrenin anlayışsızlığı
Bazı insanların sosyal çevresi diğer insanları dikkate almayan insanlarla doludur. Kendi gereksinimlerini her zaman karşısındaki insanın gereksinimlerinden daha önde tutan insanlarla dolu bir sosyal çevresi olan kişiler doğal olarak sürekli anlaşılmadığı duygusu içinde olacaktır. Böyle bir sosyal çevresi olan kişinin mutlaka yeni bir çevre edinmesi gerekmektedir.
Ancak kimsenin kendisini anlamadığını düşünen insanların sorunun çevresindeki anlayısşsız insanlardan kaynaklandığını düşünme eğiliminde oldukları unutulmamalı, sorunun anlayışsız sosyal çevreden kaynaklanıp kaynaklanmadığı mümkün olduğunca nesnel biçimde dğerlendirilmeldir.

Kişilik yapısı
Günlük yaşamda bazı insanların diğerlerine göre kimsenin kendisini anlamadığından daha çok yakındığı görülmektedir. Diğer insanların en ufak eleştirisine katlanamayan, küçük red edilişleri büyüten kişilik yapılarına sahip insanlar kolayca ve sık sık kimsenin kendilerini anlamadığından yakınırlar.
Diğer yandan yalnız kendilerini düşünen, bencil insanların ilişki içinde olduğu insanları anlama gibi bir dertleri olmadığını ve bencil insanlarla ilişki içinde olanların sık sık anlaşılmadığı hissi yaşayacakları da unutulmamalıdır.

İletişim kusurları
Bazı insanlar söylemek istediğini yeterince etkili biçimde söylemiyor olmalarına karşın karşısındaki kişinin kendisini anlamadığından yakındığı görülmektedir. Siz de söylemek istediğinizi açık ve anlaşılır biçimde söylemiyor ya da dolaylı ve üstü kapalı biçimde söylüyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda karşınızdaki kişinin sizi anlamaması çok şaşırtıcı olmayacaktır.

“Ben söylemeden karşı taraf anlasın” anlayışı
Ülkemizde özellikle geleneksel kültürün izlerini taşıyan erkeklerde görülen bir anlayıştır.

Beklentiler
Beklentileriniz gerçekçi olmayabilir. Karşınızdaki kişinin güncel ruhsal durumu ve kişilik yapısı sizi anlayacak nitelikler taşımıyor olabilir.
Günlük uygulamalarda beklentiden söz edildiğinde somut ya da maddi bir karşılık beklemenin akla geldiği görülmektedir. Oysa kendisi iyi niyetli olan bir kişi doğal olarak karşısındaki insanın da iyi niyetle davranmasını bekler ve bu tür beklentiler ilişkileri düşünüldüğünden çok etkiler.

Anlaşılmamanın öznel anlamı
Anlaşılmak ve onaylanmak sizin için çok önem taşıdığından konuyu abartıyor olabilirsiniz.

Söyledikleriniz karşı tarafın işine gelmiyor olabilir
İşine öyle geldiği için karşı taraf anlamamazlıktan geliyor olabilir.

Karşınızdaki kişinin kişilik yapısı
İnsanlar kişilik yapıları nedeniyle bazı yaşantıları çarpıtarak algılarlar. Bu da yanlış anlamalara ve anlaşılmalara neden olur.

Karşınızdaki kişi ile geçmişte yaşadığınız deneyimler
Karşınızdaki kişi onunla geçmişte yaşadığınız çatışmalar nedeniyle yaşadıklarınızı ya da sizi farklı algılıyor olabilir.

Karşınızdaki kişide ruhsal bir sorun olabilir
Sizi anlamayan kişi depresyon benzeri bir ruhsal sorun yaşıyor olabilir.

Karşınızdaki kendi derdinin peşinde olabilir.

Karşınızdaki güncel ve o anki duygudurumunun etkisinde olabilir

Sizin için önemli olan başkası için önemli olmayabilir
Sizin önemsediğiniz konuyu karşınızdaki kişi sizin kadar önemsemiyor olabilir.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi
Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’nin diğer makaleleri için lütfen tıklayınız