Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

“Kırık Kalpler” İyileşir mi ?

Prof. Dr. Erol Özmen

Candan Erçetin’in bir kasetine adını veren ve en çok sevilen şarkılarından birisi olan “Kırık Kalpler Durağında” yakıp geçen aşklar, yanlış kararlar ve ihanetler nedeniyle kalpleri kırılanlardan söz eder. Bu güzel şarkı iyileştirilemeyen, geçmişten kalan ya da izleri silinemeyen kırılmış kalpleri “kırık kalpler durağı”nda buluşturur. Gönül kırgınlığı yaşayanlar, haksızlığa uğrayanlar, yalnızlık çekenler, hayat yorgunları, hayatın sillesini yiyenler hep oradadır.

Bu şarkının bu kadar çok tutulması kalbi kırık ne kadar çok insanın olduğunu gösteriyor ne yazık ki.

Hayat insanoğlunun her türlü sorunun ruhsal etkilerini aşabilecek güce sahip olduğunu ya da aşmasına yardımcı olacak güçleri kazanma potansiyeline sahip olduğunu defalarca kanıtlamış olsa da kalp kırıklığı yaşayanlar genellikle kırık kalplerinin hiçbir zaman iyileşmeyeceğini düşünürler. Kırık kalplerin öncelikle bunu görmeleri, yaşadıklarını aşmak için etkin bir çaba içine girmeleri gerekmektedir.

Yaşadıklarınız sizi ne kadar üzmüş olursa olsun, her krizden insan ruhsal olarak daha da olgunlaşmış ve güçlü bir şekilde çıkabilmektedir. Aşağıda etkin çaba içine girmek isteyenlere çeşitli öneriler verilmiştir.

Kendinizde bir ruhsal hastalık gelişip gelişmediğini değerlendirin
Kalp kırıklığı, insanı umutsuzluğa ve karamsarlığa sürükleyerek ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Haftalardır gün boyunca kendinizi mutsuz, neşesiz, isteksiz ve yorgun hissediyorsanız; ilişkileriniz, insanlara bakış açınız eskisi gibi değilse, her zaman yaptığınız işleri eskisi gibi yapamıyorsanız, her şey size bir yük gibi gelmeye başladıysa bu durum profesyonel bir yardım almanız gerektiğini düşündürür.

Kırılgan kalbe sahip bir kişi olup olmadığınızı gözden geçirin.
Kalp kırıklığı yaşamanıza neden olan konunun sizi etkileme derecesini değerlendirin. Benzer konular yaşayan kişilere göre daha çok etkilendiğinizi düşünüyorsanız, bunun nedenini anlamaya çalışın. Kırılgan ve kolayca özgüvenini yitiren, insanlardan beklentileri yüksek olan, sevilmek ve kayıtsız koşulsuz onay görme arayışında olan ve alıngan kişilerin kalp kırıklığı yaşama olasılıkları yüksektir. Bu tür kişilik özellikleriniz varsa bunları değiştirmenin yollarını bulmaya çalışın.

Kendi zayıflıklarınızı ve kusurlarınızı kabullenin.
Bir çok insan kendi zayıflıklarını ve kusurlarını kabullenmek yerine başkasını suçlamayı yeğler. Bunları kabullenirse bütün kabahatin kendisine kalacağını düşünür. Kabullenmenin haksız olanın siz olduğunuz anlamına gelmediğini unutmayın. İnsanı olumlu ve olumsuz her yönünü kabullenerek tanıması her türlü sorunları aşmasında önemli bir güçtür.

Yalnız başkalarını suçlamayın
Yaşananlarda bütün suç ya da sorumluluk başkalarında olsa da onları sürekli suçlayarak ya da onlara kin besleyerek ve bunları takıntı haline getirerek bir yere varılamaz. Sonucundan tümüyle tek tarafın sorumlu olduğu çok az sayıda olay vardır. Yaşananlarda özdeğerlilik duygunuzu sarsmayacak biçimde kendi payınıza düşen sorumluluğu görmeye çalışın.

Affetmeyi öğrenin, affedici olun
Hem kendinizi, hem karşınızdakini affedin. Affetmek, affedebilmek o insanın ruhsal olarak ne kadar güçlü olduğunun göstergesidir. Kalbinizi kırana zaman tanıyın, her şeyin eskisi gibi olmasının ancak zaman içinde olabileceğini ve bunun herkesin emek harcamasıyla mümkün olduğunu unutmayın. Öç almak için zaman kollamanın peşine düşmeyin. Kin, insanın içini sürekli kemiren bir kurttur.

Sosyal ilişkilerinizi geliştirmeye çalışın
Arkadaşlarınızla daha çok görüşmeye çalışın, onlara zaman ayırın. Sosyal gruplara katılın, bunlarda görevler alın.

Herkese kızmaya başlayıp başlamadığınızı değerlendirin
Size haksızlık yapan kişiye yönelik kızgınlığınızı genelleştirip genelleştirmediğinizi gözden geçirin. Birçok kişi belli bir kişiyle sorun yaşadığı zaman onunla ilişkisini sürdüren insanlara karşı da olumsuz duygular hissetmeye başlar. Özellikle bunlar yakın arkadaşlar ise kızgınlık ve öfke daha şiddetli yaşanır. Sonuçta zaman içinde birçok kişiyle ilişkiler bozulur. Bu nedenle kalp kırıklığı yaşayanların duygu ve düşüncelerini genelleştirme eğiliminde iseler bundan kurtulmanın yollarını bulmaları gerekmektedir.

Dertleşin, içinizi dökün
İçinizdekileri mutlaka birileri ile paylaşın. Yaşadığınız dertleri dostlarınızla mutlaka paylaşın. Yanlış anlaşılabilirim düşüncesinden, ya o da beni haksız görürse, beni eleştirirse saplantılarını bırakın. Paylaşamamak yaşananın yükünü arttırır. Kimseyle paylaşamıyorsanız, hiç olmazsa yazın. Yazmak konunun yeniden düşünülmesini, gözden geçirilmesini sağlaması yanında yaşadıklarınzın daha önce farkına varmadığınız yönlerini görmenizi de sağlayabilir.

Manevi güçlerinizi arttırın
Eşiniz, çocuklarınız, yakınlarınız, dostlarınız, değerleriniz gibi sizi hayata bağlayan ne varsa bunlara daha çok zaman ayırın. Bunlara sahip olduğunuz için şükredin. Başkaları için neler yaptığınızı ve neler yapabileceğinizi gözden geçirin. Manevi güçlerin her türlü zorluğun aşılmasında çok önemli bir güçtür.

Düzenli spor yapın
Düzenli sporun hafif depresyonları iyileştirdiği bilinen bir gerçektir. Olanaklarınızı zorlayarak, sürekli erteleme tuzağına düşmeden kararlı bir şekilde spor yapın.

Kendi gücünüze inanın
Her insanın yaşadığı güçlüklerin ruhsal etkilerini aşmasını sağlayacak güçlere ve donanımlara sahip olduğunu unutmayın. Başa çıkma stratejilerinizi gözden geçirin. İşe yaramayanları bırakmaya çalışırken, yeni stratejiler kazanmaya çalışın.

Kendinizi nasıl yatıştırdığınızı gözden geçirin
Kendinizi yatıştırmak için alkol ve sigara gibi bağımlılık yapan maddelere düşkünleştiyseniz, bundan kurtulmanın yollarını bulun. Ancak kısa süreli ve geçici iyilik hali yaratan alkol ve sigara bir kısır döngüye girmekten başka sonuç yaratmaz. Sizi sağlıklı biçimde sakinleştiren, yatıştıran, rahatlatan ve yaşama sevincinizi arttıran ne varsa bunları daha çok gerçekleştirin.

Başkalarına güvenme biçiminizi gözden geçirin
Kolay kolay kimseye güvenmemek kadar insanlara kolayca kayıtsız koşulsuz güvenmek de psikolojik bir sorundur. İnsanları yeterince tanımadan kolayca onlara güvenenler, karşısındaki insanın da kendisine aynı şekilde baktığını düşünürler. Bu da çoğu zaman büyük hayal kırıklıkları ile sonuçlanır. Güven duygunuzda ilişkileri ve yakınlaşmayı bozmayan bir temkinlilik olmalı, onun ayrı bir insan olduğu ve hayata sizin gibi bakmadığını unutmayın.

Prof. Dr. Erol Özmen

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’nin diğer makaleleri için lütfen tıklayınız