Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Psikolojik sorunları olan birine nasıl davranılmalı?

Ruhsal hastalığı olan birine nasıl davranılmalı?

Prof. Dr. Erol Özmen

Ruh sağlığı alanında çalışanların en çok karşılaştıkları sorulardan birisi de hasta yakınlarının ‘ona nasıl davranalım’ sorusudur. İlk bakışta kolayca yanıtlanabilecek bir soru gibi görünüyor olsa da ruh sağlığı çalışanları için yanıtlanması en zor sorulardan birisidir bu soru. İşin aslı hastayı ve soruyu soranı yeterince tanımadan bu sorunun hasta yakınlarının beklediği şekilde yanıtlanmasının mümkün olmadığıdır. Hasta yakınları çoğu zaman madde madde, reçete yazar gibi çözüm olacağı düşünülenlerin sıralanması bekler. Böylece kolayca sonuç alınacağı varsayılır – yanlış bir şey varsa düzeltilecek ve sorun düzelecek. Oysa doğal bir hal almayan ve samimi gibi gelmeyen davranışların pek de bir anlamı yoktur.

Ruhsal hastalık yaşayan bir yakını olduğunda bazı insanlar suçluluk duygusu yaşarlar. Bazı hasta yakınları suçluluk duygusundan kurtulmak ya da “ben gerekeni yaptım” duygusu yaşamak için net tavsiyeler beklerler. Bu tarz bir beklentisi olan hasta yakını tavsiye alma konusunda daha ısrarcı davranır, beklediği tavsiyeler alamayınca da sinirlenebilir. Böyle bir durum söz konusuysa hasta yakını ısrarcı yaklaşımının altında yatan nedenleri araştırmalıdır.

Ruh sağlığı çalışanının bu soruya vereceği her cevabın ruh sağlığı çalışanının tam söylediği şekilde uygulanmama olasılığı çok yüksektir. Aynı tavsiye farklı kişilik yapıları tarafından farklı yorumlanabilmektedir. Örneğin aşırı titiz bir kişi ile daha esnek davranabilen bir kişinin tavsiyeleri uygulama şekilleri çok farklı olmaktadır.

“Bizi çok üzüyor” ya da “her şeyi dert ediyor, kafasına takıyor” gibi ifadeler hasta yakınının ruhsal hastalığı yeterince kavramadığını; isterse hastanın belirtileri yapmayabileceği, bırakabileceği ya da ortadan kaldırabileceği varsayımından hareket edildiğini göstermektedir. Oysa ruhsal hastalık belirtileri kişi tarafından gerektiğinde bırakılabilecek şekilde bile isteye üretilmemektedir. Grip olan bir kişide ateş nasıl hastalığın olağan bir belirtisi olarak ortaya çıkıyorsa örneğin depresyonlu hastalarda görülen ilgi istek kaybı, hiçbir şey yapmak istememe gibi belirtiler de ‘çıkıp gezip dolaşınca‘ geçmemektedir.

Sonuç olarak bir hastaya nasıl davranılacağının yanıtı hastalığı bilmek, hastayı ve kendini tanımaktan geçer. Bu konularda edinilen bilgilerden ve deneyimlerden yola çıkarak hareket etmek en doğrusudur.Bir davranış istenen sonucu vermiyorsa durumu gözden geçirmek ve o davranışı değiştirmeye çalışmak daha yararlı olabilir. Diğer yandan ruh sağlığı çalışanının bir tavsiyesi işe yaramıyor ya da istenenin dışında etki oluşturuyorsa durum ruh sağlığı çalışanı ile mutlaka konuşulmalıdır.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi
Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’nin diğer makaleleri için lütfen tıklayınız