Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Ruh Sağlığı Alanındaki Meslekler

Prof. Dr. Erol Özmen

Ülkemizde ruh sağlığı alanında çalışan mesleklerin genel kabul görmüş bir görev tanımı bulunmamaktadır. Bu nedenle günlük uygulamalarda sık sık görev alanları ve sınırları ile ilgili tartışmalar ortaya çıkmakta, çeşitli karmaşalar ve çatışmalar yaşanmaktadır.

Ruh sağlığı hizmetlerinin yürütülmesinde bir çok meslek grubu (örneğin aile hekimleri, sosyal hizmet uzmanları) rol alabilmekle birlikte ruh sağlığı alanında görece daha özgül işlev gören meslekler arasında psikiyatri hekimi, klinik psikolog, psikiyatri hemşiresi ve rehber öğretmen/psikolojik danışman sayılabilir.

Ruh sağlığı hizmetleri

Ruh sağlığı alanındaki mesleklerin görev alanlarını daha iyi anlayabilmek için ruh sağlığı hizmetlerini temel olarak üç gruba ayırarak incelemek uygun olacak gibi görünmektedir.

  • Birincisi bir ruhsal hastalığı olanlara yönelik verilecek ruh sağlığı hizmetidir. Bu hizmetin ya psikiyatri hekimi tarafından ya da psikiyatri hekiminin denetiminde ve sorumluluğunda diğer ruh sağlığı çalışanları ile birlikte bir ekip tarafından verilmesi gerekmektedir.
  • İkincisi kişinin bireysel ve sosyal işlevselliğini olumsuz etkileyen, kişilerarası ilişkilerde sürekli sorunlar yaşanmasına yol açan bir kişilik yapısı olanlara verilecek ruh sağlığı hizmetidir. Bu hizmetin uzun süreli, yapılandırılmış ve alanında uzman bir eğiticiden alınmış bir eğitim programını tamamlayan ruh sağlığı çalışanları tarafından yürütülmesi gerekmektedir. Ancak bu kişilerde çeşitli ruhsal belirtilerin ve rahatsızlıkların sık biçimde ortaya çıkması bu hizmetin bir psikiyatri hekiminin denetiminde verilmesini gerektirmektedir.
  • Üçüncüsü ise (en büyük grup) yukarıdaki iki gruba girmeyen fakat psikolojik olarak danışmaya, yol göstericiliğe, rehberliğe, kendini ve diğer insanları tanımaya, kişilerarası ilişkileri geliştirmeye gereksinim duyanlara verilecek ruh sağlığı hizmetidir. Bu hizmet ilgili alanda eğitim almış tüm ruh sağlığı çalışanları tarafından verilebilmektedir. Ancak kimin, hangi danışanın bu gruba gireceğini ayırt etmek her zaman kolay olmamaktadır. Bu nedenle bu tür ruh sağlığı hizmeti verenlerin kendisinden hizmet alanlarda bir ruhsal hastalık olabileceğini ya da bir ruhsal hastalığa yakalanma potansiyeli olabileceğini sürekli akıllarında tutmaları ve gerektiğinde bu kişileri psikiyatri hekimine yönlendirmeleri gerekmektedir.

Ruhsal hastalığı olanlara psikiyatri hekiminin denetimi olmaksızın psikologların, psikiyatri hemşirelerinin ve rehber öğretmenlerin/psikolojik danışmanların kendi başlarına her hangi bir müdahalede (psikoterapötik girişimler dahil) bulunma yetkileri bulunmamaktadır.

Ruh sağlığı meslekleri için bitirilmesi gereken fakülte ve bölümler:

Psikiyatri uzmanı
Tıp Fakültesi

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı
Tıp Fakültesi

Psikolog
Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü
Fen ve Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü
Dil ve Tarih Coğraya Fakültesi Felsefe Bölümü/ Psikoloji Kürsüsü

Rehber öğretmen / Psikolojik danışman
Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programı
Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programı

Psikiyatri hemşiresi
Hemşirelik Fakültesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü
Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü

Ruh sağlığı alanındaki meslekler ile ilgili açıklamalar

Psikiyatri Hekimi

Ülkemizde psikiyatri hekimleri ‘Psikiyatrist’, ‘Psikiyatri Uzmanı’ ve ‘Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı’ olarak da adlandırılan uzman hekimlerdir. Psikiyatri hekimleri çalışma alanı olarak ‘erişkin psikiyatri uzmanı’ ve ‘çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı’ olmak üzere iki ayrı alanda mesleki etkinlik göstermektedir.

Psikiyatri hekimleri, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra en az 4 yıl süren uzmanlık eğitimi alan hekimlerdir. Başka bir deyişle psikiyatri hekimi olabilmek için öncelikle bir tıp fakültesinden mezun olmak ve sonrasında da psikiyatri alanında uzmanlık eğitimini tamamlamak gerekmektedir.

Psikiyatri hekimi, tıp fakültesinde ve uzmanlık eğitiminde aldığı eğitimle hem bedensel hem ruhsal hastalıkların tanısı ve tedavisi konusunda bilgi sahibi olan, ruhsal hastalıklara tanı koyma ve tedavi etme yetkisine sahip kişidir.

Halk arasında psikiyatri hekiminin yalnız ilaçla tedavi yapma yetkisi olduğuna dair yanlış bir kanı bulunmaktadır. Bu yanlış anlaşılma ruhsal hastalıkların tedavisinde ilaç kullanma yetkisine sahip tek meslek olmasından kaynaklanmaktadır. Oysa psikiyatri hekimleri ruhsal sorunları hem ilaç ile hem psikoterapi ile iyileştirme bilgi ve becerisine sahip uzmanlardır. Başka bir deyişle psikiyatri hekimleri bazı hastalarda ilaç ağırlıklı tedavi yürütürken kendisine başvuran bazı kişilerde ise yalnız psikoterapi uygulayabilmektedir.

Psikolog

Ülkemizde edebiyat ya da fen ve edebiyat fakültelerinin psikoloji bölümlerinden (istisna Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi) mezun olanlar ‘psikolog’ unvanı almaktadır. Ancak fen ve edebiyat fakültelerinde öğrencilere klinik sorunları olan (ruhsal hastalığı olan) kişilerin tanı ve tedavisi ile ilgili eğitim verilmemektedir. Her ne kadar ülkemizde psikolog unvanı alanlar hastanelere psikolog olarak atanabiliyor olsalar da psikologlar üniversiteden mezun olduklarında kendi başlarına sağlık kurumlarında psikolojik sorunlara müdahale edebilme bilgi ve becerisine sahip olmamaktadırlar. Bu bilgi ve beceriye sahip olabilmek ancak özel eğitimler almak ile mümkündür. Ülkemizde ruhsal sağlık alanında sistemli eğitim üniversitelerin sağlık bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinde klinik psikoloji lisansüstü eğitim programlarında verilmektedir. Başka bir deyişle psikolojik sorunları olanlara psikolojik yardımda bulunabilme bilgi ve becerisine sahip olabilmek için psikologların klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini tamamlaması ve ‘klinik psikolog’ unvanı alması gerekmektedir.

Psikoloji’nin ‘klinik psikoloji’ dışında bir çok alt alanı (‘sosyal psikoloji’, ‘endüstri ve örgüt psikolojisi’, ‘gelişim psikolojisi’, ‘okul psikolojisi’, ‘trafik psikolojisi’, ‘spor psikolojisi’ gibi) bulunmaktadır. Psikologlar sağlık alanı dışında bu alanlarda da çalışabilmektedirler.

Halk arasında psikologların üniversiteden mezun olduktan sonra doğrudan psikoterapi yürütme yetkisine sahip olduğuna dair yanlış bir kanı bulunmaktadır. Oysa psikoterapi konusunda eğitim vermeye yetkili kişi ve kurumlardan özel eğitim almayan psikologların psikoterapi yürütme yetkileri bulunmamaktadır.

Psikiyatri Hemşiresi

Ülkemizde psikiyatri hemşiresi olarak tanımlanan resmi bir unvan bulunmamakla birlikte bu unvanın ruh sağlığı hastalıkları hemşireliği (psikiyatri hemşireliği) alanında bilim uzmanı ya da bilim doktoru unvanı alanlar için kullanılması gerekmektedir. Başka bir deyişle psikiyatri hemşiresi olabilmek için öncelikle hemşirelik fakültesinden ya da sağlık yüksekokullarının / sağlık bilimleri fakültelerinin hemşirelik bölümlerinden mezun olmak gerekmektedir. Üniversiteden mezun olarak hemşire unvanı alanların psikiyatri hemşiresi olarak nitelenebilmesi için üniversitelerin sağlık bilimleri enstitülerinde psikiyatri hemşireliği lisansüstü eğitim programlarında yüksek lisans eğitimi alması gerekmektedir. Yüksek lisansını tamamlayan hemşirelere Sağlık Bakanlığı tarafından ‘uzman hemşire’ unvanı verilmektedir.

Rehber Öğretmen / Psikolojik Danışman

Ülkemizde eğitim fakültelerinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) bölümünden mezun olanların hangi unvanı kullanacağı konusunda genel görüş birliği bulunmamaktadır. Ülkemizde üniversite mezunlarının hangi unvanları kullanabileceği resmi olarak Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmektedir ve YÖK tarafından eğitim fakültelerinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünden mezun olanlara ‘rehber öğretmen’ unvanı verilmesi uygun görülmektedir. Günlük uygulamalarda eğitim fakültelerinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümlerinden mezun olanların ‘psikolojik danışman’ unvanını kullandıkları görülmekle birlikte bu unvan resmiyet kazanmamış bir unvandır.

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden mezun olanlar ülkemizde çeşitli kurumlarda “rehber öğretmen” kadrolarında çalışabilmektedirler.  Rehberlik ve araştırma merkezlerinde, dershanelerde ve okullarda ‘rehber öğretmen’ kadrosuna atanan PDR mezunları öncelikle ve özellikle başarısız ve uyum güçlüğü gösteren öğrenciler olmak üzere tüm öğrencilere (ve ailelerine) psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti vermektedirler.

Ülkemizde PDR mezunları (klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmadıkça) hastanelerde sağlıkla ilgili her hangi bir kadroya atanamamaktadır. PDR mezunları üniversiteden mezun olduklarında kendi başlarına sağlık kurumlarında psikolojik sorunlara müdahale edebilme bilgi ve becerisine sahip olmamaktadırlar. Bu bilgi ve beceriye sahip olabilmek ancak özel eğitimler almak ile mümkündür. Bu nedenle PDR mezunlarının üniversiteden mezun olduktan sonra danışmanlık merkezlerinde ya da özel bir iş yerinde  ruhsal sorunları olanlara psikolojik danışma hizmeti vermeleri doğru değildir.

PDR mezunları ülkemizde bazı üniversitelerin sağlık bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinde klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimi alarak ‘klinik psikolog’ unvanı alabilmektedirler.

Aile Danışmanlığı

Sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, tıp, hemşirelik ve çocuk gelişimi alanlarından birinde en az dört yıllık lisans programlarından mezun olanlar Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu veya üniversitelerden biri tarafından uygun görülen en az üç yüz saati teorik ve en az otuz saati süpervizyon eşliğinde olmak üzere yüz elli saati uygulamalı toplam dört yüz elli saatlik aile danışmanlığı alanında bir eğitim programını başarıyla tamamladıktan sonra sertifika alanlar aile danışmanı unvanı alabilir.

 

Ruh sağlığı alanında çalışan meslek gruplarının çalışma alanları ile ilgili görüşleri

Ruh sağlığı alanında çalışan çeşitli meslek gruplarının birbirinin çalışma alanları ile ilgili farklı görüşleri bulunmaktadır. Konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için her meslek grubunun görüşlerini incelemek ve ilgili alanlarda çalışanların görüşlerini almak en yararlı yaklaşımdır. Bu amaçla başvurulabilecek en önemli kaynaklar derneklerin web sayfalarıdır.

Prof. Dr. Erol Özmen

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’nin diğer makaleleri için lütfen tıklayınız