Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Bir Ağaç, Ama Nasıl Bir Ağaç, Olurdunuz?

Klinik Psikolog Esin Nur Akyıldız

Hiç içinden çıkamayacak kadar büyük sorunların içinde çırpınırken, daha güçlü ve özgür olabilmek adına “fırsat” adı verilen bir sürecin içinde olduğunuzu düşündünüz mü?

Her insan, hayatının bir dönemimde, içinden çıkamayacağını düşünüp köşeye sıkıştığını hissettiği bir sürece girer. Bu süreç içersinde, kendisini dünyanın en şansız ve en bedbaht insanı ilan eder. Sanki ondan başka hiç kimse aynı şeyi yaşayamazmış gibi… yalnız ve çaresiz…. Dışarıdan bir mucizenin gerçekleşmesini umud eder ve durur…. bekler…

İnsanoğlunun dünyaya gelme şeklini düşünecek olursak… Her türlü mucizenin dışarıda değil, insanın kendinde var olduğun, hemen fark ederiz… Dünyaya, doğaya, okyanusa, denize, ormana … ağaca ve çiçeğe baktığınızda, size her türlü sorunun cevabını verdiğini görürsünüz aslında….

Birlikte bir denemesini de yapabiliriz aslında…

Kendinize bir ağaç seçin, mümkünse “İşte bu ağaç benim ağacımdır. ‘Beni, başka hiçbir ağaç bu kadar doğru ve güzel bir şekilde ifade edemezdi.” diyebileceğiniz cinsten bir ağaç… Seçtiğiniz ağaca dikkatli bir şekilde bakarak, onunla ilgili gördüğünüz herşeyi, ayrıntılı olarak, bir kağıda akıtınız. Ağacın büyüklüğü, küçüklüğü, yaşı, iriliği, köklü olup olmaması, verdiği meyve ve özelliği dahil olmak üzere, algıladığınız ve hissetliğiniz her şeyi ayrıntılı olarak yazın…. Sonrasında yazdıklarınızın başına “Ben” koyarak tekrardan okuyun….

Sonuç; seni kendine doğru çekerek, daha da derinden algılamanı sağlayan ağaçla ilgili yazdığın herşey, aslında bize senle ilgili bilgiler veriyor.

O seçtiğin ağaçla ilgili olarak, seni mutlu eden şeylerin farkına varmak çok güzel fakat, aynı zamanda seni mutsu zeden şeyler de var ise, onlar aayrıntılı bir şekild ebakarak teşpit etmek çok önemlidir.

Tabiki koca ağaçta seni rahatsız eden şeyleri değiştiremezsin. Toprağa köklerini salmış güzel bir ağaçtan farklı olarak, kendinde fark ettiğin, değiştirilmesi gereken şeyleri değiştirebilirsin. Dolayısıyla sahip olduklarını iyi kullan…

Konu mankenimiz olan ‘ağacımıza’ odaklanacak olursak; alınması gereken en temel şey; etrafında onu gölgeleyen büyük ağaçlara, üzerine ismini kazıyarak zarar veren insanlara, dallarında izinsiz yuva yaparak, taşımasını zorunlu kılan canlılara, nasıl adapte olacağını bilemediği dört mevsime rağmen, ‘o ağaç’ hala öyle ya da böyle ayakta durabiliyorsa, bunun çok önemli nedenleri vardır.

İşte insan hayatı da aynen böyledir…. Nerde, nasıl ve hangi tohumlarla dünyaya geleceğinizi seçemezsiniz… Kimlerin sizi gölgeleyip, kontrolünüz dışında zarar vereceğini, temel besinlerinizden sizi mahrum edeceğini bilemezsiniz… Tek yapmanız gereken şey; her şeye rağmen ayakta kalıp, olabildiğince tepeye, güneşin bütün vücudunuzu tepeden tırnağa ısıttığı ve aydınlattığı zirveye çıkana dek, gölgelerden kurtulmak için mücadele etmeye devam etmektir…

Ve bilin ki, seçtiğiniz o ağacı sizden başka da seçebilecek çok fazla insan var…

Diğer insanlardan seni farklı kılacak şey; “Her şeye rağmen kendine inanarak, mücadeleyi bırakmadan, güneşe ulaşma yolunda ilerleyebilecek misin?” sorusuna vereceğin cevaptır.

Unutma ki… Kelebek de kozadan çıkmak için, yok olmamak adına çok çaba harcar…Kelebeği de, tıpkı insan gibi güçlü ve özgür kılan şey; kozasından çıkmaya çalışırken gösterdiği inatçı çırpınış ve dışarı çıkacağına olan inancıdır.

En köklü ağaçlar kadar kudretli, en güçlü kelebek kadar güzel, en parlak gökkuşağı kadar ışık saçan, en sıcak güneş kadar sıcaklık veren bir ömrü; varlığınızın bir mucize olduğunu, her daim hissederek geçirmeniz dileğimle…

Klinik Psikolog Esin Nur Akyıldız

www.enatherapia.com