Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

ENA Therapia’dan, Yılbaşı Hediyesi

Klinik Psikolog Esin Nur Akyıldız

Yeni yıla, daha güzel, daha huzurlu, daha mutlu, daha sağlıklı, daha beyaz girmek ister misiniz? o zaman sizin için oluşturduğumuz hediye paketine bir göz atınız…

EnaTherapia’dan Yeni Yıl Hediyesi

Herhangibir yorum yapma dahi ihtiyacı hissetmeden bu seneyle ilgili alınması gereken dersler başlığı altında size nacizane, adının baş harflerinin birleşimi “doğuştan” “ENA” olup, hayatının şuana kadar ki en büyük aşkı olan mesleğini EnaTherapia Psikoterapi Merkezi Çatısı altında kurmuş bir Uzman Psikolog olarak YENİ YIL HEDİYE SEPETİMİZ var.

1) Hayattaki en kutsal yer AİLE’DİR. Ailesine gereken özeni, saygıyı, sevgiyi göstermenin yanısıra…. o çok kutsal olanlarımızın da, İNSAN olduğunu unutmadan, söyledikleri herşeyi “sorgu süzgecinden” geçirerek, hayatınıza sokmanız sizi bu hayatta güçlü kılar.

Çünkü, herkesin doğrusu ve yanlışı farklı ve görecelidir… o an, anne ve babamıza iyi ve doğru gelen şey, bizlerin yaşam şartları içinde kötü ve yanlış olabilir…. Bu anne ve babamızın bizi düşünmedği ve önemsemediği anlamına gelmez, sadece kendi bilgilerine göre bizi kendi koruma fanuslarında korumaya çalıştıkları anlamına gelir…

2) Suçlamak yerine, nedeni keşfedip… neden ben bu tuzağa düştüm diye düşünün…. Suçlu aramayın… suçlu bulmaya çalışmak sizi insanlardan uzaklaştırır…. İnsanlardan uzaklaşmak kendinizden uzaklaştırır… Unutmayın siz de bir İNSANsınız… Suçlamaktansa, kendinize dönüp, bir sorun bakalım, neden GENE İZİN VERDİNİZ? NEDEN…. ?

3) Zaaflarınızı keşfedip, çözün…. Bir insanın hayattaki en büyük zaafı, eğer varsa çocuğuna karşı, kardeşi sonra anne ve babasına karşıdır. Bazen hayatımıza aynı tutkuda insanlar girer… Nedeni, onlardan birine benzettiğimiz bir takım özelliklere sahip olmasıdır… Gülümsemesi, konuşması, kızması…. hayal dünyası, başkalarını umursamadan kendi kendine konuşması, bakışı, tarzı, ….. işte o tarz özelliklere sahip olduğunu düşündüğünüz her kimler hayatınızda ve size iyi gelmiyorsa, biliniz ki ailenizden birilerine benzettiğiniz için SADECE hayatınızda… Dolayısıyla ondan kurtulmak istiyorsanız, ailenizde benzettiğiniz kişiyle, O kişinin ortak yönlerini keşfedip, yazın… Sonra, örneğin birinin “kızınız” diğerinin ise sadece hayatınıza sonradan girmiş ve çıkabilecek biri olduğunu düşünerek çıkartın… Kontrol sizde olsun ki, istediğinizi istediğiniz zaman yapabilecek özgürlüğe ve bağımsızlığa sahip olun… İyi gelenler… ya da kötü gelenler… hayatınızda sizin için doğru olan şey her neyse, siz zaten onu bilir ve hissedersiniz…

4) Sorgulamaktan asla vazgeçmeyin… Hayatta her türlü mesleğe girerken, hepimizin idolleri vardır… ve onlar MÜKEMMELDİR…. Asla sorgulanmaz…. Anne ve babamız gibi… Eğer anne ve babamız, iyi niyetli olsalar bile hata yapabiliyorlarsa, hocalarımız da, idollerimiz de hata yapabilir… Unutmayınız ki, İşini doğru ve iyi yapan biri hiçbir sorgulamadan kaçınmaz… Kendine güvenir ve sizi ikna eder… Çünkü işini gerçekten iyi yapar…

5) Görüntü ya da dış görünüşde takılı kalmayın SADECE… “Görüntü aldatıcıdır, Görünen’le Öz, bir olsaydı, ilim diye bir şeye ihtiyaç olmazdı” demiş bir düşünür…

Hayatınıza sadece dış görüntüsüne takılı kalarak soktuğunuz insanlardansa, içindeki ışıltıyı dışına da çıkarabilmiş insanları sokun… Dış görünüş genetiktir, iç güzellik ise, sizin üzerine emek harcayarak KENDİNİZİ gerçek anlamda oluşturduğunuz SİZSİNİZ…

6) Kendini saklayan insanlardan uzak durun… Saklamayı tercih ediyorsa, kendine dahi itiraf edemediği noktada, kendinden korktuğu gerçekleri vardır. Bu gerçekler O’na iyi gelmiyorsa, sizede iyi gelmeyecektir…

7) Kendini Tüm Gerçekliğiyle Sergileyebilen İnsanları Hayatınıza Alın… Çünkü kendi gerçeğiyle samimi bir şekilde kendini sergileyebilen kişiler hem kendilerini seven, hem de insanları seven insanlardır… Ve insanlara sevgiyle bakabilen kimseden kolay kolay zarar gelmez…

8) İlk Tanışma Anındaki Mesajları Çok İyi Görün… Tanışma anları çok önemlidir…. İlk Tanışma anında yaklaşım şekli, sorulan sorular, yaklaşım şekilleri ….., kendileriyle ilgili mesajlar verir… Destek veren cümlelerle konuşma başlıyorsa, destekleyen biri, yeterliliğinizi sorgulayan biriyse, kendi yetersizliğini ya da yeterliliğini sorgulayan biri…. önyargıları olan biriyse kendiyle ilgili önyargıları olan biri…. Sizi yanlış anlayan biriyse, yanlış anlamaya devam edecek biridir… Engel tanımayan biriyse de, istediğini almak için her yolu deneyecek biridir… Size iyi gelen, iyi hissettiren biriyse de, muhtemelen kendine de iyi gelen biridir….

9) Kişinin herhangibir olayla ilgili yaptığı her yorum kendiyle ilgili bilgiler verir… Kişi eğer hayata şüpheyle bakıyorsa, hayata şüpheyle bakan biri olmaktan öte, gerçekte kendinden şüphe eden biridir. Kendi içinde şüpheleri olan biri kapalı kutudur. Ve kendi içindeki şüpheyle kendi kapalı kutusunda kapalı kalan biri, PARANOİD BOZUKLUĞA kadar gider. Ve çevresindekileri, onu anlamaya çalışanları da, paranoid bozukluğa kadar götürür.

10) Şüphe tohumundan kurtulmanın formülü, düşünerek, kuluçkada bekleyerek çözülmez. Büyüklerimiz “İnsanlar konuşa konuşa anlaşır. ” demiş. Şüphelendiğiniz herhangi birşey olduğunda, önce onu sorun, sonra HER SÖYLENENİN GERÇEK OLMAYABİLECEĞİ GERÇEĞİNDEN yola çıkarak, test edin, deneyin, yaşayın…. Zaten zaman içersinde şüphe ettiğiniz şey ya ortadan kalkacak, ya da kanıtlanacaktır.

11) Hayatta riske atmamanız gereken hiçbirşeyi RİSKE ATMAYIN
Hayatta bazı ilişkiler vardır… Asla vazgeçmek istemeyeceğimiz, bir daha bulamayacağımızı düşündüğümüz türden, temiz, saf, güzel ve masum… Bakışlarıyla bile huzur verir, NUR saçar… zarar vermez, içi dışı bir, güzel, samimi ve dürüsttür… Hayatta ender olduğunu bildiğiniz hiçbir ilişkinizi riske atmayın… Konu ve amaç her ne olursa olsun… Çünkü eğer sizi o vazgeçmek istemediğiniz kişilere bağlayan İP bir kere koparsa, ipi ne kadar bağlamaya çalışsanız da, düğümü hep elinize gelir…

12) Kompleksli kadın ya da erkekden uzak durun… Komplekslerini halledene kadar onlardan uzak durmayı tercih edin, yoksa sizi de kendileri gibi yapmak için uğraşırlar… Bir insan size eksik bilgi, yanlış bilgi veriyorsa, bilin ki O insanın SİZİNLE ilgili bir kompleksi vardır. Ya sizin gibi kendini sevmiyordur ve sizde gördüğü sevgi, kendisini daha değersiz hissetmesine neden oluyordur… Ya da sizi kendinden daha güzel, daha yakışıklı, daha başarılı ya da daha tercih edilen görüyordur… Bu insanlar kendilerini düzeltene kadar çevrelerinde genellikle rakip olarak görmeyecekleri cinsden insanları tutarlar. Nedeni tercih edilen olmakdır. Çünkü tercih edilmek ya da edilmemek onların kendi içlerinde sakladıkları kanayan yaralarının panzehiridir. Bilin ki kimsenin panzehiri olmak size iyi gelmez…

13) ASLA KENDİNİZDEN VAZGEÇMEYİN Hayatta inandığınız, keyif aldığınız, enerji depolandığınız her kim ve her ne varsa ASLA ONLARDAN VAZGEÇMEYİN:) Onlar bizi biz yapan şeyler… Onlardan vazgeçmek kendimizden vazgeçmek anlamına gelir… Kendinden vazgeçen insandan, herkes vazgeçer.

14) Başarılarınızı başkalarından duymaya ihtiyaç hissetmeyin…
Siz kim olduğunuzu bildiğiniz sürece, ne onaya ne de başka birşeye ihtiyacınız var… Her insan başkalarının başarısını aynı şekilde alkışlama cesaretinde ve hakkaniyetinde değildir. Bazıları gizli gizli de bunu yapar… Bilin ki yeri, vakti geldiğinde, sizin başarınızı sindirebilecek berraklığa sahip olduğunda, gayet insani olan, bir demet “tesekkür”ünü esirgemeyecektir. Esirgeyecek cinsden bir ahlaka sahip biriyse de, siz yanlış denizlerde yüzmüşsünüz demektir.

15) Her sakallı dedemiz değil…. Hayatta birbirine benzeyen, bir takım mimik, tarz, usluba sahip pek çok insan vardır. Bazen geçmişte yaşadığımız olumlu ya da olumsuz olaylar, aynı sakala sahip insanları birbirimize benzetmemize neden olur… Kendinize ya da ona şans verin… Hakikatten aynı sakala sahip biri mi değil mi diye…. :) Belki sizi çok şaşırtır…

16) Hayatınıza olumlu yönde fark yaratan insanları sokun ve hiç çıkartmayın mümkünse…. Pire için yorgan yakmayın… Bu hayatta nasıl ki siyah ve beyaz diye iki farklı uçda rollere sahip insanlar varsa, iyi ve kötü insan da maaesef ki var… Ne hayatınızda sadece iyi insanların olduğunu düşünerek hareket edin, ne de sadece kötü… İkisinin de bize öğrettiği çok şey var… Biri olmasa diğerinin farkını anlamayamayız… Biliniz ki hepimiz öğreniyoruz ve hep öğrenmeye devam edeceğiz….

17) Hayatınıza sizin için mücadele edecek güç ve güvene sahip insanları sokun. Bu hayatta herkesin daha iyi ve daha başarılı olduğu duruşlar vardır. Eğer hayatta herşeyi herkes için yapan biri haline gelip, “benim için birşey yapmana gerek yok” diyen biri olursanız, neden birileri sizin için birşey yapsın, ya da siz yorulduğunuzda ve kendinize insan olduğunuzu hatırlattığınızda sizin için mücadele etsin. Unutmayınız ki, en az o uğruna mücadele ettikleriniz kadar kıymetli ve değerlisiniz… ve uğruna mücadele edilmeye değersiniz…

18) Hayatınıza ne yaptığı net ve berrak bir şekilde belli olan insanları sokun. Nasıl ki muğlak bir suya baktığınızda, içinde ne olduğu belli olmaz, anlayamazsınız…. Net olmayan insanlarda böyledir… Sizi yorar… iyi gelmez… dengesizleştirir… çünkü ne yaptığını anlayamazsınız… Ne yaptığını anlayamadığınız dengeye sahip insanları kendinizden uzaklaştırın… Nasıl? Sizi tanımak istediğini net bir şekilde ifade ettiği kahve davetini en kısa zamanda gerçekleştireceğini söyleyen biri, en fazla iki gün içinde size geri dönüş yapmıyorsa… ne yaptığı, ne düşündüğü ve ne istediği belli değildir… Dolayısıyla hazır hayatınıza girmemiş ve sizi tanıma şansına sahip olmamışken, girmemesinde fayda var. Çünkü gene ağzından çıkan cümleyle davranışları aynı olmayacak ve aklınızı karıştırmaya devam edecektir. Dolayısıyla kendi içinde var olan muğlaklık size de bulaşacağı için, siz kendi berraklığınızı onu anlamaya çalışırken tekrar kaybedeceksiniz. Bu nedenle kendinizi korumanızda fayda var.

19) Hayallerinizden Asla Vazgeçmeyin, Hayatta zamanla birlikte şekillenen hayallerimiz vardır. Bazen yaptığımız işle ilgili, bazen geldiğimiz aileyle ilgili, bazen de yeni öğrendiğimiz doğrularla birlikte hayatımıza yeni girmeye hazırlanan….. Hayaller, hedefler……. bunlar bizi hayata bağlayan şeylerdir…. Asla vazgeçmeyin….

20) Bir insanın tüm dünya tarafından adı tarihe kazınmış biri olmasından daha kalıcı ve önemli birşey vardır. O da kendi neslinin devamını sağlamaktır. Yaptığımız işle ilgili başarılarımız bizi belki tarihe geçirir, fakat daha başarılısı ve daha doğrusu geldiğinde sadece katkılarımızla anılırız. Bizim adımızı, ağacımızı, geleneklerimizi, alışkanlıklarımızı, kanımızı ebediyen yaşatacak tek bir yer vardır. O DA AİLEMİZ…. SOYAĞACIMIZ…

21) Hayatta her zaman hak eden insanlara, hak ettiği gibi davranacak İNSANİYETE sahip örnek insanlardan olmaya çalışınız… Böylelikle çevrenizde de böyle insanlar oluşmaya başlar… Çünkü yaptığınız güzel şey örnek alınır… Ve örnek olan güzel insan sayısının artmasını sağlamış oluruz…

22) Einstein’ın da istedikten sonra çürütülebileceğini unutmayınız:)

İstedikten sonra bu hayatta gerçekleştiremeyeceğinizi düşündüğünüz pek çok şeyi, doğru formüllerle gerçekleştirebilirsiniz… YETERKİ VAZGEÇMEYİN… Unutmayın Albay Sanders’ın 60 yaşından sonra gerçekleştirdiği KFC BAŞARISINI …:)

23) Tutabileceğiniz SÖZLER VERİN :) Bazen çok sevdiklerimiz için ağzımızdan tutamayabileceğimiz sözler çıkar… Yaptığımız hatayı anladıktan sonra değiştirme şansınız olduğunu asla unutmayın…. Boyunuzdan büyük sözler vermenize karşınızdaki göz yumuyorsa, siz yummayın… Çünkü hepimiz bu hayata bir kere geliyoruz… Ve istediğimiz gibi yaşamaya hepimizin hakkı var. Yeter ki bu hakkı siz KENDİNİZE VERİN.

24) Almadan vermenin ALLAH’A mahsus bir davranış olduğunu unutmadan hareket edin. Çünkü bir gün elinizde verecek maddi manevi hiçbirşey kalmamaya başlar, tükenip yok olursunuz… Vermek, verebilmek çok kıymetli bir şeydir… Herkesin yapabileceği bir şey değildir. Vermek kadar alabilmek de çok değerli birşeydir. Çünkü sizi besler, tükenmemenize neden olur. Size, elinden geldiği imkanlar dahilinde, iyi günde kötü günde elinde var olanları esirgemeyenlerle bir ömür geçirebilmenizi dilerim. Bu bazen sıcacık bir öpücük olur, bazen bir kase aşure olur… bazen de sırtınıza dokunan sıcacık bir el, kocaman sevgi dolu bir kucaklama, bazen de takdir oluverir. Alın, hakkınız olanı, muhakkak alın…. Ama önce kendiniz, hakkınız olduğunu bilin…

25) Anne sütü kadar saf, temiz, besleyici bir hayat yaşamak için elinizden gelenin en iyisini yapacağınıza, herkesden önce kendiniz için SÖZ verin:) Beyaz çok güzel bir renkdir. O rengin şanına, masumiyetine ve kutsallığına uygun bir hayat yaşamak sizi bu hayatta hiç olmadığı kadar huzurlu ve mutlu kılar…

26) Paranın kişiliğinizin önüne geçmesine asla izin vermeyin. İş yerinde dış görüntü sadece %15 olumlu etkiye sahiptir. İşinizi iyi yaptığınız sürece bir mağarada bile çalışıyor olsanız, size insanlar koşar adımlarla gelirler… çünkü geldikleri yer, mekan değil, hakkıyla yaptığınızdan yüzde birmilyon emin oldukları işinizdir. İşinizde aldığınız ve kazandığınız parayı hakkıyla kazanınız, bereketi hiç düşünmediğiniz kadar çok olur. Hak etmekle, etmemek arasındaki farkı çok iyi bilip, çocuklarınıza doğru örnek olup, boğazlarından anne sütü kadar “beyaz” yiyecekler geçiriniz. Unutmayınız ki para her zaman kazanılır, AMA kişilik bambaşka birşeydir. Hiçbirşeyin, sahip olduğunuz kişiliğin önüne geçmesine izin vermeyin.

İYİ İNSAN OLMAK İÇİN ELİNİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPINIZ… ÇÜNKÜ BİZLERE ÇOK FAZLA İHTİYAÇ VAR…

MUHTEŞEM DOĞA ANANIN, BİR DOKUNUŞUYLA YERYÜZÜNDEKİ KİRLİLİKLERİN HEPSİNİ, O MUHTEŞEM LAPA LAPA YAĞAN KAR TANELERİYLE ÖRTTÜĞÜ,

TEKRARDAN BEMBEYAZ HALE GELEN HAYATINIZI,

İÇİNİZDE VAR OLAN, ASLA VE ASLA BİTMEYECEK GÜNEŞ SICAKLIĞINDAKİ SEVGİNİZ, GÜCÜNÜZ, GÜVENİNİZ VE CESARETİNİZLE,

ELİNİZİN AVUCUNUZUN ARASINDAKİ KARDELENE SAHİP ÇIKTIĞINIZ BİR HAYATI,

DOYASIYA YAŞADIĞINIZ YENİ BİR SENE GEÇİRMENİZİ DİLERİZ…

Klinik Psikolog Esin Nur Akyıldız

www.enatherapia.com