Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Hipokondriyazis – Hastalık Hastalığı – Sağlık Kaygısı

Hipokondriyazis bedensel hastalığı olmamasına karşın kişinin kendisinde ciddi bir bedensel hastalık bulunduğuna inanmasıdır. Hastalık hastalığı olarak da adlandırılan bu durum günümüzde giderek sağlık kaygısı (sağlık anksiyetesi) olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

Hipokondriyazisli hastalar doktorların verdiği bir çok güvenceye ve yapılan bir çok tetkike karşın ikna olmazlar, kendilerinde ciddi bir bedensel hastalık olabileceği düşüncesini bırakamazlar.

Hipokondriyazisin bir türü olarak düşünülen siberkondride ise sağlık ve hastalık ile ilgili kaygılarını, korkularını ve endişelerini yatıştırmak için yineleyici biçimde adeta takıntı haline getirerek internetten bilgi arayışı söz konusudur.

Halk arasında evhamlılık ve pimpiriklik olarak adlandırılan hipokondriyak düşünceler bir çok kişide zaman zaman geçici olarak ortaya çıkabilmekle birlikte, bu düşünceler kişinin hayatını etkiliyorsa, belirgin bir sıkıntı kaynağı oluyorsa, mesleki ve sosyal yaşamını olumsuz etkiliyorsa bir psikiyatrik hastalığın söz konusu olabileceği unutulmamalıdır. Geçici olarak ortaya çıktığında ise bir depresif bozukluğun ya da anksiyete bozukluğunun olabileceği mutlaka düşünülmelidir.

Hipokondriyazisi olan hastalar doktor doktor dolaşan, bedenlerinde ortaya çıkan hemen her türlü duyumu yanlış yorumlar ve kendilerinde ruhsal bir hastalık olduğunu kabullenmezler. Sağlık ve hastalık ile ilgili konular günlük yaşantılarında önemli yer tutar.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı

Kısa ve öz bilgiler 

  • Her insan zaman zaman sağlığı ile ilgili çeşitli endişeler yaşayabilir. Bu endişeler kişinin yaşam kalitesini etkilemeye başladığında ve günlük yaşamını sürüdürmede zorluklar oluşturmaya başladığında bir ruhsal sorun olarak ele alınmalıdır.
  • Sağlık anksiyetesi yaşayan kişilerin bedensel yakınmalarının hayal ürünü olduğu düşünülür. Oysa kişinin hissettiği fiziksel duyumlar gerçektir. Çok heyecanlanan bir kişinin kalp atımlarının hızlanmasına benzetilerek düşünülebilir. Nitekim bu benzetmede de kişinin hissettiği çarpıntı gerçektir ve bu çarpıntı psikolojik nedenlerle ortaya çıkmıştır.
  • Yine sağlık anksiyetesi yaşayan kişilerin bedensel yakınmalarını akıllarına takmazlarsa ve çaba harcarlarsa kolayca atlatacakları düşünülür. Oysa belirtilerin ortaya çıkması ya da sürmesi kişinin elinde değildir. Aklından geçen düşüncelerin mantıksız olduğunu kabul etseler bile kaygının etkisinden kurtulamazlar.
  • Sağlık anksiyetesi yaşayanlarda görülen tipik davranışlardan birisi de ‘bir şeylerin olmadığı‘ konusunda güvence  arayışı içinde olmalarıdır. Baş vurudukları doktordan ya da yetkili birisinden güvence aldıklarında rahatlarlar fakat bu rahatlama geçicidir. Bir süre sonra kişi yine güvence arayışı içine düşer. Başka bir deyişle güvence arayışı sonu olmayan bir baş etme çabasıdır. Yapılması gereken güvence arayışı davranışlarını bırakmaktır.
  • Sağlık anksiyetesi yaşayanlar genellikle neden böyle bir durum içine düştükleri arayışına girerler. Fakat bu çoğu zaman yararı olmayan bir çabadır. ‘Neden’ böyle bir durumun ortaya çıktığına odaklanmaktansa ‘nasıl’ iyileşeceği arayışına girmek daha yararlı bir yaklaşımdır.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı