Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Gençler ve Kendilerine Zarar Verme Davranışları

Klinik Psikolog İpek Gökozan

Çalıştığım kliniğe ergen yaş grubunda yapılan başvuruların büyük bir kısmını kendine zarar verme davranışı oluşturuyor. Geçtiğimiz haftalarda destek almak için başvuru yapan bir ergen danışanımın ve annesinin kısaca başvuru öyküsü şöyle: 15 yaşındaki A., annesi ile birlikte randevu saatinde ofisimdeydiler. Asistan arkadaşım, A.’nın ve annesinin ismini onları odama davet etmek için söyler söylemez, anne hızlı adımlarla ilerledi ve henüz kapıyı kapatmadan “Görüyor musunuz kendine ne yaptığını? Hadi A., aç şu kollarını ve İpek Hanım’a göster kendine yaptıklarını” dedi kinayeli bir ses tonuyla ve ani bir hareketle kızının kollarını sıvadı.

A.’nın her iki bileğinde de çok derin olmayan, yeni yapıldığı belli 10-15 tane çizik vardı. Anne, umutsuzca “Aklım almıyor, bunu kendine nasıl yapabilir?” diye ağlamaya başladı.

Yukarıda sizlere bahsettiğim senaryo, ruh sağlığı uzmanlarının sıkça karşılaştığı bir durumdur. Kendine zarar verme davranışı, veya literatür diliyle intihar girişimi içermeyen kendine zarar verme davranışı (Non-suicidal Self-injury) 12-20 yaş aralığındaki gençlerde ne yazık ki gün geçtikçe daha da sıklıkla gözlemlenmektedir. Bu kişiler, kendilerine zarar vermek için girişimlerde bulunurlar, ancak niyetleri ölmek değildir. Kendine zarar verme davranışının en sık görüldüğü yaş aralığı 14-15’tir. Erken yaşlarda bu davranış kızlarda daha çok görülmesine rağmen, yaş ilerledikçe kızlarda ve erkeklerde görülme olasılığı birbirine yaklaşmaktadır.

Kendine zarar veren bir gencin ilk bakışta dikkat çekmeye çalıştığı sanılabilir. Kendine zarar veren bir genç belki zaman zaman bir yardım çağrısında bulunuyor olabilir; ancak yapılan araştırmalar bizlere gösteriyor ki, aslında bu gençler canlarını yakarak duygularını düzenlemeye çalışıyorlar. Örneğin ergen bir genç kız ciddi bir öfke anında bir cam kırığıyla bileğine çok da derin olmayan çizikler atarak kendini sakinleştirmeye çalışıyor olabilir; çünkü sakinleşmenin daha farklı ve sağlıklı yollarını bilmiyordur. Bunlara ek olarak kişi kendine zarar verdiğinde, örneğin bileğine kesikler attığında, beyinde otomatik olarak bireyi sakinleştirecek ve acıyı dindirecek bazı hormonlar salgılandığı için bu davranışın yanlış olduğunu bile bile kendine zarar vermeye devam ediyor olabilir.

Anne-babalar dikkat:

Eğer ergen kızınızın/oğlunuzun uzun kollu kıyafetlerinin kollarında minik kan izleri görüyorsanız, hava sıcak olsa bile uzun kollu giymekte (yaraları kapatmak için) ısrarcı olduklarını gözlemliyorsanız duruma dikkat etmekte fayda vardır. Gençler genelde yara izlerini minik kazalarla açıklama yoluna gidebilirler. Durum hakkında konuşurken asla suçlayıcı olmayın, merak ettiğinizi ve onun için endişelendiğinizi söyleyin. Karşılıklı konuşmanın ardından genç kendine zarar verdiğini söylüyorsa uygun bir dille yardım almanız gerektiğini anlatın ve en kısa zamanda bir uzmandan randevu alın.

Referanslar:
Hankin B, Abela J (2011). Nonsuicidal self-injury in adolescence: Prospective rates and risk factors in a 2 ½ year longitudinal study. Psychiatry Research. 186:65-70.
Rossouw TI, Fonagy P (2012). Mentalization-based treatment for self-harm in adolescents: a randomized controlled study. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry. 51: 1304-1313.

 

Klinik Psikolog İpek Gökozan

www.ipekgokozan.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Klinik Psikolog İpek Gökozan’ın diğer makaleleri için lütfen tıklayınız