Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Çocuk Depresyonu

Uzman Dr. Işılay Altıntaş

Mutsuz Çocuk

Çocukluk günleri oyunu neşeyi bol sevilmeyi ve hareketi çağrıştırır büyükler dünyasında. Kimse çocuğunun mutsuzluk yaşadığına inanmak istemez. Çocuklar anne babaları tarafından o kadar sevilirler ki anne babalar çocuklarının depresyonda olduğunu anlamakta zorluk yaşarlar. Eskiden çocukların depresyon yaşamadığına inanılırdı. Ancak çocuklar da depresyon geçirebiliyor. Hem de çocukluk döneminde düşünüldüğünün aksine hiç de nadir bir tanı değil depresyon.

Bugünkü bilimsel veriler ışığında inanması güç olsa da her 100 çocuktan bir tanesi ve her 20 ergenden bir tanesi depresyon yaşıyor.

Günümüzde hızla akıp giden büyük şehir yaşamında maddi sıkıntılar, boşanma oranlarına baktığımızda yaşam koşulları aileleri psikolojik olarak zorlamaktadır. Mutsuz ailelerin çocuklarının mutsuz olmasına şaşırmamak gerekir. Büyükler dünyası mutsuzluk belirtilerini daha iyi tanımlarlar. İç sıkıntılarını, hayattan zevk alamadıklarını, umutsuzluk, değersizlik duygularını daha iyi fark eder ve kendine göre yardım arayışlarına girebilirler. Çocuk ise mutsuzluğunu erişkinlere göre çok daha başka yollarla ifade etmeye çalışır. Dil becerileri, kendi duygularını tanımlama ve anlamlandırma becerileri yeteri kadar gelişmemiş olan çocuk kendi mutsuzluğunu da ifade etmekte zorlandığından çocuk ve gençler kendi depresyonlarını yardımsız ve tedavisiz yaşamak zorunda kalmaktadır.Onlar mutsuzluarını davranışlarıyla gösterirler. Örneğin 6 yaşında bir çocuk kendimi çok mutsuz hissediyorum. Eski neşem kalmadı demez. Bunun yerine eskisine oranla huzursuzlukta artış, daha sinirli ve gergin olma söz dinlememe gibi davranış değişiklikleri görülür.
O zaman çocuk ve ergenlerde depresyon belirtilerine bakalım;

1.Kendini mutsuz ve boşlukta hissetme: Bebeklerde mutsuzluk belirtisi canlılık ve sevinç duygularını göstermeme, çevreye karşı donukluk, ağlama ya da gülme gibi tepkilerin azalmasıdır. Ağladığında ise yatıştırmak çok güçtür. Bu durumu en sık çeşitli nedenlerle anneden ayrılıkla görüyoruz. Çocuklarda ise hiçbir şeyden mutlu olamama, sürekli mızmızlık ve yakınma durumu, az gülüp çok ağlama, oyunları sürdürememe ve arkadaşlarıyla geçinememe davranışlarıyla mutsuzluklarını gösterirler. Okul çağı çocuklarında ben küçükken mutlu bir çocuktum; Keşke mutsuz olmasam gibi ifadelere rastlayabiliriz. Ergenlerde daha çok sözel yollarla mutsuzluklarını ifade edebilirler. Mutsuzluk yerine kendini boşlukta hissettiklerini söyleyebilirler. Hayat boş, hayat çok sıkıcı, çok sıkılıyorum yapacak hiçbir şey yok gibi sözler ergenin depresif duygularının ifadesi olabilir.

2. Eskiden zevk aldığı şeylerden zevk alamama “canım istemiyor” sözcüğü çok daha fazla duyulur: Önceden dışarı çıkmak için can atan çocuk evden çıkmak istemeyebilir.

3. Gergin, sıkıntılı, huzursuz olma: Anneler babalar onları eğlendirmeye çalışsalar da eskisi kadar başarılı olamazlar. Dışarı çıkardıkları çocukları eve dönmek isteyebilir.

4. Anne babayı sinirlendirene kadar uğraşma, en yakınlarıyla ilişkisinde bozulma, sık sık tartışma ya da küsme: Depresyondaki çocuk eskiye oranla kurallara daha az uyar ve anne babalarını daha çok sinirlendirir. Sudan sebeplerle sorun çıkarabilirler. İstediği için tutturabilirler. Ancak bu normal bir tutturmadan başkadır. Amaçsızca ve herhangi sebeple tutturma nöbetleri olabilir. Buradaki amaç istediği olması değil mutsuzluk ve sıkıntı duygusunu ifade etmektir. Erişkin depresyonundan önemli farkı çocukluk depresyonunda arada bir depresif halden çıkıp normal haline dönebilmeleridir ancak uzun sürmez.

5. Sinirlilik ve öfke patlamaları: Genellikle anne ve babaların ilk fark ettikleri belirti sinirliliktir. Genelde çocuk ergen psikiyatrisine de bu sebeple başvurur aileler. Burada sinirlilik genelde en sevdiği ve nazını en çok çeken kişiye karşıdır. Bazen bu sinirlilik özelikle ergenlerde öfke patlaması ve çevreye zarar verme şeklinde yaşanabilir. Bunun ardından yoğun pişmanlık duyguları gelir.

6. Bedensel yakınmalar; sık sık baş, karın ağrısı ya da yorgunluk hissetme: Bazı ergenlerde psikolojik kökenli bayılmalar olabilir. Bedensel rahatsızlıklar çocuğun, içindeki sıkıntılardan kurtulmak için bir çeşit yardım isteme yöntemidir. Özelikle baskıcı ve aşırı kuralcı anne babaların çocuklarında bu tür yakınmalar daha sık görülür. Burada en önemli nokta bu belirtilerin çocuğun sıkıntısını artıran durumlarda ortaya çıkmasıdır.

7. İştah ve Yeme sorunları: İştah azalması ya da artması, eskiye oranla daha fazla yemek seçme, ailesiyle birlikte yemek yemeyi reddetme ve yemek masasında ufacık şeylerden huzursuzluk çıkartma en sık rastlanan sorunlar arasındadır.

8. Uyku sorunları: Depresyonda olan bazı çocuklarda gece uykuya dalmakta zorluk, sık sık uykudan uyanma, gece korkularının başlaması ve yalnız yatamama gibi uyku sorunları olabilir. En sık gece geç yatma ve sabah uyanamama görülür.

9. Kendine güvende azalma, gelecekten umudu yitirme, değersizlik ve suçluluk duyguları taşıma: Beni bu evde kimse sevmiyor Kardeşimi daha çok seviyorsunuz. Benim yüzümden sorulan soru üzerinde tam düşünmeden ben bunu yapamam demesi, sportif faaliyetleri bırakıp “başaramıyorum” demesi “beni kimse istemez” “ben çirkinim” çevresinde yaşanan olaylardan hep kendini “suçlu hissetme” görülebilir.

10. Sık sık ölümden ya da kendini öldürmekten söz etme ya da kaçıp gideceğim buradan gibi sözler etme: Çocukların ve ergenlerin kendini öldürmekten ya da ölümden söz etmeleri mutlaka önemsemelidir. Sadece bu belirti bile bazen gizli kalmış olan bir depresyonun habercisi olabilir.

11. Alınganlıkta artma: Ne derseniz yanlış anlayıp küsebilir ya da sizinle tartışabilir.

12. Sık sık ve basit şeyler için ağlama: Eskiden hiç ağlamadıkları şeylere hatta filmlere bile ağlayabilirler.

13. Konsantrasyonda güçlük ve derse ilginin azalması: Depresyondaki bir çocukta olan dikkat eksikliği çocuğun ders başarısında beklenmedik bir düşüşün habercisi olabilir.

14. Arkadaş ilişkisinde bozulma, kendini yalnız hissetme: Beni kimse sevmiyor diyerek oyunlardan çıkan çocuğun yakınında arkadaşı kalmayabilir. Depresyonda olan ergenler olumsuz arkadaşlıklar kurup kötü alışkanlıklar edinebilirler. Yalnız hissetme en çok can yakan duygulardan bir tanesidir.

15. Özel zevklerde ve kişilik özelliklerinde belirgin değişiklik: Özelikle ergenlerde kişisel ilgilerinde marjinale kayma gözlenebilir. Müzik zevkleri değişebilir. Duygudurumunun bozulması onu marjinal ve radikal gruplara kaymasına sebep olabilir. Pek çok yasa dışı oluşum gençlerin iradelerinin ve sağduyularının bozulduğu depresif dönemlerinde tuzağa düşürmektedir.

DEPRESYON ÖNEMLİ BİR HASTALIKTIR. Tedavisi gecikirse kronik bir hal alıp intihara yönelme ya da sigara,alkol veya uyuşturucu bağımlılığına zemin hazırlayabilir.

(Mutsuz çocuk; Eyüp Sabri Ercan, Atilla Turgay.Remzi Kitabevi 2004)

Uzman Dr. Işılay Altıntaş

www.psikiyatrivecocukergen.com