Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Kendini Sevme

Kendini sevme, insanın kendisinden hoşnut olduğunu ve kendisi ile ilgili olumlu duygular taşıdığını ifade eden bir kavramdır. Ancak belli bir zaman kesiti ile sınırlı bir kavram olarak düşünülmemelidir. Kendini sevme kişinin kendisi ile ilgili genel değerlendirmesini, algısını ve inançlarını içerir. Başka bir deyişle kendini sevme çocukluğun ilk yıllarında şekillenen sonraki yıllarda az çok değişimlere uğrayan ruhsal yapının ürünüdür. Doğal olarak günlük yaşantılar içinde fark edilir ve görünür bir hal alır. Kendini sevme kişinin eksiğiyle fazlasıyla kendinde olanlarla barışık olmasıdır. Kendini sevme yetisi sağlıklı gelişen bir kişi zayıf yönlerini ve güçlü yönlerini değerlendirirken bu özelliklerinin kendisini diğerlerinden insan olarak ne üstün ne de aşağı kılmadığı hissi içindedir. Zayıf yönlerinin yaşamında kendisine zorluklar çıkaracağının güçlü yönlerinin yaşamını kolaylaştıracağının farkındadır ama bunları kendi değerliliği ile özdeşleştirmez. İnsanın kendisini sevmesini sağlayan sağlıklı bir ruhsal yapı oluşmadığında genelde iki tür sonuç ortaya çıkar. Birincisi kişinin kendisiyle ilgili olumsuz, ikincisi ise kendisiyle ilgili abartılı ve görünüşte olumlu değerlendirmelerin, algıların ve inançların olmasıdır.

Kısa ve öz bilgi

  • Kendini sevme günlük yaşamda yeterince kavranamayan bir terimdir. Kavranamamasının en önemli nedeni de kendini sevmenin ruhsal yapının bir ürünü olarak ele alınmamasıdır.
  • Alçak gönüllü olmanın çok öne çıkarıldığı kültürlerde kendini sevme genellikle kibir ile eşanlamlı imiş gibi düşünülür. Oysa kendini sevme kendini diğer insanlardan üstün görmeden olduğu gibi kabul etme iken kibir diğer insanları beğenmeme, aşağılama ve kendini onlardan üstün görmedir. Kibir narsizmin, narsistik kişiliğin göstergesidir.
  • Kibir, büyüklenme, böbürlenme olmadan da insanın kendini sevmesi mümkündür. Nitekim sağlıklı kendini sevme insanın mutlu bir yaşam sürmesinin en önemli anahtarlarından birisidir.
  • Kendini sevme nerede biter, narsisizm nerede başlar yanıtlanması zor sorulardır. O nedenle narsistik kişilik, narsisizm, patolojik narsisizm, normal narsisizm, benlik saygısı, kendilik değeri ve kendini sevme gibi akademik terimlere takılıp kalmadan, her şeyi bu terimler çerçevesinde ele almadan incelemek daha yararlı bir yaklaşımdır. Birinden diğerine geçişin sınırlarının belirsiz olması ve başka değişkenlerin karışmasıyla tam tersi anlamların oluşabilmesi bunu daha da zorunlu hale getirmektedir. Bu nedenle bazı yaşantılardan yola çıkarak bu insani özelliği anlamaya çalışmak gerekmektedir.
  • Narsistik kişilik özellikleri taşıyanlarda gözlenen kendini herkesten üstün görme sağlıklı bir ruhsal yapının oluşturduğu kendini sevmeden çok farklıdır. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler dıştan bakıldığında kendini herkesten farklı ve üstün gören, kendisini aşırı beğenen ve seven insanlar gibi görünüyorlarsa da iç dünyanın derinliklerinde değersizlik duyguları ile boğuşan kişilerdir. Büyüklenmeci ve böbürlenen tavırlarının altında yatan da tam olarak budur. Kişi bilinçdışı olarak özdeğerinden kuşku duyduğu için şişirilmiş bir özdeğere gereksinmektedir. Bu tür özdeğerlilik duygusu dışarıdan beslenmeye (sürekli övülme, beğenildiğini duyma, büyüklüğünün onaylanması) gereksinim duyar.
  • Kendini diğer insanlardan daha değerli görmek, diğer insanlardan daha fazlasını ve her şeyin en iyisini ayrıcalıklı olarak hak ediyorum hisleri daha çok narsistik kişilik bozukluğunu akla getirir.
  • Nasıl ki hava ve su insanın en temel fizyolojik gereksinimleri arasında yer alıyor ise diğer insanlar tarafından beğenilmek, sevilmek, onaylanmak ve kabul edilmek de en temel psikolojik gereksinimler arasında yer alır. Fakat bu çerçevede en can alıcı nokta psikolojik gereksinimleri karşılayan birisi olduğunda kişinin sevildiğini, beğenildiğini, onaylandığını, kabul edildiğini hissedebilmesi ve eşzamanlı olarak psikolojik doyum yaşayabilmesidir. Kendini sevme becerisi sağlıklı gelişmeyen bir kişi bir başkasının kendisine ilgi ve yakınlık göstermesinden, sevdiğini açıkça belli etmesinden ya da söylemesinden rahatsızlık duyar. Kendini sevme becerisi sağlıklı gelişenler ise böyle bir durumda mutlu olurlar.
  • Kendini sevme bir insanın aynaya baktığında kendini çok beğenmesi, görüntüsünden çok hoşnut olması ve mutluluk duymasından daha farklı bir şeydir. İyi bir şeyler olduğunda insanın kendini iyi hissetmesi kendini sevmenin bir işareti olabilmekle birlikte kendini sevme ile eşdeğer değildir. Kendini sevme anlık hissedilenlerden çok kişinin kendisiyle ilgili inançları ile ilgilidir.
  • Güzel bir insanın güzel olduğunu bilmesi, güzelliğinden hoşnut olması, güzel olduğu söylendiğinde ya da hissettirildiğinde bundan mutlu olması fakat tüm bunlara karşın diğer insanlardan üstün olmadığını ve bu nedenle bazı şeyleri daha fazla hak etmediğini bilmesi sağlıklı bir kendini sevmenin göstergesidir.
  • Kendini sevme, kendine hayran olmadan daha farklı bir anlam taşır. Kendine hayran olmada kendini diğer insanlardan üstün görme gizlidir. Sağlıklı kendini sevmede ise kendisini öne çıkaran fiziksel, psikolojik ya da sosyal özelliklerinden hoşnut olma fakat onların kendisini üstün ve özel yapmadığını bilme söz konusudur.
  • Benlik saygısı düşük, kendilik değeri yetersiz ya da kendini sevme yetisi yeterince gelişmeyen kişiler sevildiğini, beğenildiğini, onaylandığını ve kabul edildiğini hissedemezler. Kendilerini sevilmeye layık insanlar değilmiş gibi, kendilerine gösterilen ilgiyi ya da beğeniyi hak etmiyorlarmış gibi algılarlar.
  • Olumsuz eleştiriler ya da başarısızlıklar karşısında nasıl davrandığı da kişinin kendini sevme becerisini değerlendirmede ipucu verebilir. Kendini sevme yetisi yeterince gelişenler için her türlü eleştiri ürkütücü gelmez fakat gelişmeyenlerde eleştiriler ret edileceği, dışlanacağı ve artık sevilmeyeceği kaygıları uyandırır.
  • Olumlu geribildirim alma ve başarılı olduğunda neler hissedildiği de kişinin kendini sevme becerisini değerlendirmede ipucu verebilir. Kendini sevme yetisi yeterince gelişmeyenler elde ettikleri başarıda kendi rollerini küçümseme eğilimindedirler. Herkesin benzer şeyler yapabileceğini, bazı şeylerin tesadüfen oluştuğunu düşünürler. İltifat, övgü ve ilgi görme bu kişiler için rahatsız edicidir.
  • Bir sorunla karşılaştığında o sorunla baş edebileceğini, baş edemese bile yaşayabileceği olumsuzluklara katlanabileceğini düşünme kendini sevmenin sağlıklı yönde geliştiğinin göstergesidir. Narsistik kişilik özellikleri olan kişi sorunun ve çözümlerin üzerinde çok düşünmez, abartılı bir güven duygusu içinde sorunun onun lehine çözüleceği hislerini taşır. Kendini sevme yetisi sağlıklı gelişen birisi ise sorunlar ve çözümleri üzerine kafa yorar. Her şeye, tüm çabasına karşın sorunun istediği gibi sonuçlanmayabileceğini düşünür.
  • Sağlıklı bir ruhsal yapılanma olduğunda kendini sevme için hiçbir koşul aranmaz. Bir insanın kendini sevmesi bir koşula bağlanmış (beğenilmek, övülmek, başarılı olmak gibi) ise bu durum o kişinin kendini sevme becerisinin sağlıklı biçimde gelişmediğini gösterir.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı