Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Çocuklar Okula Başlarken: Neler Yapmalı, Neler Yapmamalı?

Psikolog Pınar Ersöz

Çocuğun okula başlaması hem çocuk hem de anne-baba için önemli bir değişikliktir. Çocuk daha önce herhangi bir okula gitmiş olsun yada olmasın ilkokula başlangıç hem gelişimsel olarak hem de sosyal olarak yeni bir dönemin başlangıcıdır. Çocuk bedensel ve zihinsel olarak daha güçlü ve bağımsızdır. Okulöncesi döneme göre çocuğun daha fazla sorumluluk alacağı bir dönem olduğunu söyleyebiliriz.

Okula başlama, daha önce kreş yada anaokuluna gitmemiş olan çocuklar için anne-babadan ilk ayrılık olabilir. Eğer öyleyse çocuğu okula hazırlamak ayrıca bir önem kazanır.

Okula başlayacak olan çocuğu önceden bilgilendirmek ve güdülemek önemlidir. Çocuğa okulun nasıl bir yer olduğunu, orada neler yapacağını, kimlerle beraber olacağını anlatmak ve okul başlamadan bir kaç ay önce okula gideceğini söylemek çocuğun hazırlanmasını kolaylaştıracaktır. Kayıttan önce ve kayıt sırasında çocuğu okula götürüp okulu gezdirmek faydalı olacaktır. Okulla ilgili konuşmak ve okulu, sınıfları göstermek çocuğun kaygısını azaltacaktır. Okul seçerken ve okul için gerekli kıyafet, kırtasiye gibi malzemeleri alırken çocuğun fikrini almak çocuğu rahatlatacaktır. Ayrıca okul başladıktan sonra hayatında nasıl değişiklikler olacağını bilmesi kötü sürprizlere karşı koruyucu olacaktır. Zamanının büyük kısmını okulda geçireceği, orada yeni arkadaşlar ve öğretmeniyle tanışacağı, okuma yazma öğreneceği ve okuldan sonra ev ödevleri yapacağı söylenmelidir. Okul ve sınıftaki genel kuralların konuşulması sonraki uyumu için faydalı olacaktır. Çocuğun, okula hazırlık sürecine dahil olması ve ilgili konularda fikrinin sorulması okula başlamak konusundaki korkusunu azaltır; isteğini arttırır ve sonrasında okula uyumunu kolaylaştırır.

Çocukların okula kolay uyum sağlaması ve okulu sevmesi için neler yapılabilir? Neler yapılmamalıdır?
• Okulöncesi kurumlar(kreş, anaokulu yada oyun grupları) çocuğun okula uyumunu kolaylaştırır.
• Okulla ilgili anne-baba ve diğer aile yakınlarını yaklaşımı olumluysa çocuk bu tutumu öğrenir. Okula gitmenin değerli, önemli ve olumlu olduğu hissettirilmelidir.
• Anne-baba okulla ilgili güzel anılarını anlatabilirler.
• Okuma-yazma öğrenme sürecinden ve çocuğa sağlayacağı faydalardan bahsedilmelidir.
• Okulu sevdirmenin önemli bir parçası kitabı sevdirmek ve okumaya özendirmektir. Okulöncesi dönemde annesinin okuduğu masalı dinleyen çocuklar, okula başlayarak okuma yazma öğrenmeyi, merak ettiği kitapları kendisi okumayı isteyecektir.
• Okula başlayan çocuğun hala oyun çocuğu olduğu unutulmamalıdır. Okulun başlamasıyla oyunu bırakması beklenen çocuk, okulu ceza gibi görecektir.
• Okula gitmek ve/ya ödev yapmak, okumak, öğretmen hiç bir şekilde ceza olarak kullanılmamalıdır. ‘’Beni çok üzüyorsun, seni okula göndereyim de rahat edeyim, senden kurtulayım. Yaramazlık yaptın, seni öğretmenine söyleyeceğim, sana kızsın. Sözümü dinlemezsen seni okula gönderirim. Cezalısın, oyuncaklarını bırak, odana git kitabını oku, ödevini yap.’’ gibi cümleler çocuğu okuldan soğutmak için birebirdir.
• Bazı çocukların okula başlama dönemleri kardeşlerinin doğduğu döneme denk gelebilir. Bu konuda da anne-babaların dikkatli olması gerekmektedir. Çocuk kendini kardeşi doğduğu için okula başlatılıyor, yani ev ortamından kardeşi nedeniyle uzaklaştırılıyor, aileden dışlanıyor gibi hissedebilir. Daha önceden çocuk okula gideceğini biliyorsa bu dönem daha kolay atlatılır. Yinde de okula başlamasının kardeşinin doğumuyla ilgisi olmadığını, her çocuğun okula aynı yaşta başladığını anlatmak faydalı olacaktır.
• Unutmamak gerekir ki, yeni bir yere uyum sağlamak zaman alır ve her zaman çok hoş bir deneyim olmayabilir. Her çocuk için bu süreç farklı olacaktır. Çocuğa zaman tanımak, destekleyip yüreklendirmek gerekir. Uyumun sağlanamadığı durumlarda çocuğu eleştirmek, onu başka çocuklarla karşılaştırmak, onunla dalga geçmek (‘Sen küçük /bebek misin ki ağlıyorsun?’ gibi), onunla ilgil aşırı beklenti içine girmek (‘Okumayı herkesten önce sen öğrenmelisin.’ gibi) ve başkalarının yanında çocuğu mahcup etmek (‘Teyzesi bizimki daha alışamadı.’ gibi) bu süreci olumsuz etkileyip varsa problemi derinleştirebilir.
• Okul başlamadan önce ve başladıktan sonra öğretmen ile iletişimi sürdürmek önemlidir.
• Okulun ilk aylarında çocuğun ödev yapmasına yardım etmek yerinde olacaktır. Çocuğun becerisi ve yetkinliği arttıkça yardım miktarı azaltılmalı, en sonunda çocuğun ödevini kendisi yapması sağlanmalıdır. Ödevini aynı saatte, aynı yerde (varsa odasında) yapması sorumluluk duygusunun gelişmesine yardımcı olur. Gerçekten yardıma ihtiyacı olduğu durumlarda anne-baba yardım etmeli, ancak çocuğun ödevlerini üstlenmemelidir.
• Ödevin, çocuğun sorumluluğu olduğu çocuğa açık bir dille söylenmelidir. Ödevi çocuğun yerine başkası yapmamalıdır.
• Okula uyum sağlanmadıysa, çocukta isteksizlik, huysuzluk, ağlama, inatçılık gibi davranışların yanı sıra bazen de karın ağrısı, mide bulantısı, ishal yada kusma gibi şikayetler de ortaya çıkabilir. Bu sıkıntılar çok uzun sürerse, giderek şiddetlenirse, ailenin günlük rutinini bozacak kadar şiddetlenirse bir psikoloğa başvurmak yararlı olacaktır.
• Okula başladıktan sonra çocuğun uyku saati okul düzenine uygun olarak belirlenmeli, çocuk okula uykusunu tam almış ve dinlenmiş olarak gitmelidir. Okula yorgun giden çocuk başarılı olamaz ve zamanla isteği azalır.

Psikolog Pınar Ersöz

www.izmirpsikolog.net/