Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Karne Sonuçları ve Yaz Tatili Tavsiyeleri

Uzman Klinik Psikolog Serap Sözen

Değerli okurlarımız, 13 Haziran itibariyle bir eğitim ve öğretim yılının daha sonuna geldik. Oldukça yoğun ve yorucu geçen, başarılarla veya tam tersi başarısız olunan durumlarla dolu bir yıl daha geride kaldı. Önümüzde üç ay sürecek olan bir yaz tatili var. Bu haftaki yazımızın konusu da çocuklarımızı ve bizleri bekleyen uzun yaz tatilini nasıl değerlendirmemiz gerektiği ile ilgili olacak.

Çocuğumuzun getirdiği karneye göre yaz tatili bazı evlerde mutluluk ve rahatlama ile karşılanırken, bazı evlerde hüzün, öfke ve hayal kırıklığı ile karşılandı ne yazık ki. Koca bir yılı çocuklarıyla beraber ve en az onlar kadar yorularak geçiren kimi ebeveynler çocuklarının getirdiği karneyle mutsuz oldular. Eğer siz de bu gruptaki ebeveynlerden iseniz yazımızı dikkatle okumanızı öneririm.

Karne bir çocuğun o eğitim ve öğretim yılı içerisinde kendisine aktarılan bilgilerden ne ölçüde yararlanabildiğini gösteren bir belgedir. Bu belge çocuğunuzun durumu hakkında size bir bilgi verir ancak çocuğunuzun başarısının ya da yeterliğinin bu belgede yazan notlardan ibaret olduğunu düşünmek büyük bir yanılgıdır. Çocuğunuzun karnesinin onu tanımak, anlamak, başarılı olduğu ve yeterli olamadığı alanları tespit edebilmek için bir veri olarak değerlendirilmesi gerekir. Örneğin çocuğunuzun karnesinde matematik, Türkçe veya İngilizce gibi herhangi bir notunda ya da birkaç notunda zayıf olduğunu görürseniz çocuğunuzun bu alanlarda zorlandığını, desteklenmesi gerektiğini anlamanız gerekir. Karneye bundan öte bir anlam yüklemek yanlıştır ve çocuğunuza zarar verir. Peki karneye ne gibi farklı anlamlar yüklenmektedir? Karneyi çocuğun kimliği gibi görmek, karnesi kötüyse çocuğu başarısız, yetersiz, tembel, problemli, hiçbir ödülü hak etmez olarak görmek bu anlamlardan bazılarıdır. Elbette ki çocuğunuz yeterince çalışmadığı için veya sizlerin ona sunduğu dershane, özel ders, etüt…vb. imkanlardan doğru yararlanmadığı için karne notlarını zayıf getirmiş de olabilir. Böyle durumlarla ebeveynler kendilerini daha fazla haklı hissetmekte ve başarısızlıklarla dolu bir karne getiren çocuklarına daha fazla yüklenebilmektedir. Bu noktada şunu akıldan çıkartmamak gerekir. Karne yalnızca çocuğun kendisine değil, çocuğun ebeveynine de verilen bir belgedir aslında. İster başarılarla dolu, isterse tam tersi başarısızlıklarla dolu bir karne olsun her karnede ebeveynlerinde payı ve sorumluluğu vardır. Burada ne anlatılmak istenildiğini şöyle bir örnekle belki daha iyi açıklayabiliriz. Diyelim ki çocuğunuz için tüm imkanlarınızı seferber ettiniz ve onu en iyi okullara, dershanelere, özel ders veren kurumlara ve hocalara yönlendirdiniz. Cebine de ihtiyaç duyduğundan bile fazla para koydunuz. Evde rahatlıkla ders çalışabileceği, konforlu bir odası da olsun. Şimdi bu tabloya rağmen çocuğunuzun yine de zayıflarla dolu bir karne getirdiğini varsayalım. Bu durum sizi çok fazla üzer ve hayalkırılığı yaratır değil mi? Elinizden geleni fazlasıyla yapmış olduğunuz halde sonuç neden böyle olmaktadır? Çocuklarımız tüm bu imkanlara sahip olsa bile bunlardan çok daha önemli olan bir unsur ebeveynlerinin çocuklarıyla ve birbirleriyle olan ilişkilerinin kalitesidir. Eğer çocuğunuzun yanında sık sık kavga ediyorsanız ya da onunla sık sık çatışıyorsanız, tüm bu imkanları ona sunmanıza karşın çocuğunuza karşı ilgisiz davranıyorsanız, ya da çocuğunuzun tüm isteklerini hiç düşünmeden ve ona beklemeyi, sabretmeyi, çabalamayı öğretmeden karşılıyorsanız, aile içi iletişim ve ilişkiniz eksik veya bozuksa çocuğunuzun okul başarısının ve elbette karnesinin zayıf olması kaçınılmazdır. Bunlara ek olarak çocuğunuzun doğuştan getirdiği veya sonradan oluşan algılama ve öğrenmeyi çeşitli şekillerde olumsuz etkileyen dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, zeka problemleri, çeşitli bedensel hastalıkları var ise de bu okul başarısını olumsuz yönde etkileyecektir. Tüm bunlar tespit edilip doğru bir şekilde eğitim verilmediği sürece çocuğunuz başarısız olacaktır.

Görüldüğü gibi çocuğunuzun karnesindeki başarısızlık durumu belirleyen birçok faktör bulunmaktadır. Çocuğunuzun karnesinin neden zayıflarla dolu olduğu gerekli psikolojik, zeka ve gelişim testleri yaptırılarak, alanında uzmanlaşmış bir psikologla ebeveyn görüşmeleri yaparak doğru bir şekilde anlaşılmasını ve nerelerde zorlandığının tespit edilmesini ve buna bağlı olarak da uygun eğitim planın çıkarılmasını sağlamak bu yaz tatilinde yapılabilecek en doğru girişimlerden birisi olacaktır. Bu sayede yeni eğitim ve öğretim yılına hem siz hem de çocuğunuz daha hazır bir şekilde başlayabilirsiniz.

Bunlara ek olarak çocuğunuzun karnesi her nasıl olursa olsun bir eğitim ve öğretim yılının bittiği ve şu an yaz tatilinde olduğunuzu aklınızdan çıkartmamalısınız. Karnesindeki zayıf notlara bakarak çocuğunuzu cezalandırmanız, onu tatile götürmemeniz, tatildeyken bile zayıf getirdiği derslere çalışması için baskı yapmanız, karnesi yüzünden çocuğunuzu suçlamanız, eleştirmeniz, karnesi iyi olan kardeşleriyle, akrabalarıyla veya arkadaşlarıyla kıyaslamanız çocuğunuza ciddi psikolojik zararlar verebilir. Çocuğunuzun çalışma ve başarılı olma motivasyonunu bozmamak için karnesi nasıl olursa olsun yaz tatilinden keyif almasını sağlamalısınız. Yeni eğitim ve öğretim yılı başlamadan önce gereken psikolojik görüşmeleri, testleri yaptırmalı ve/veya çocuğunuzla iyi bir konuşa yapıp onu suçlamadan başarılı olmak için neler yapması gerektiğini ona anlatmalı ve tabii ki eğer çocuğunuzun başarısızlığına aile içi gerginlikler, ihmal, iletişim problemleri yol açıyor ise bunların çözümü için gereken psikolojik desteği ebeveynleri olarak almalısınız.

 

Uzman Klinik Psikolog Serap Sözen

www.temasdanismanlik.com