|
Bazılarına sevgililer günü hediye almak yapmacıklıkmış
gibi geliyor, ne dersiniz?
Sevgililer gününün alışverişi canlandırmak için yaratılan özel günlerden
birisi olması birçok insanın sevgililer gününde sevgilisini
hatırlamayı yapmacık bir davranış gibi görmesine yol açabiliyor.
Fakat şöyle bir gerçek var ki birçok insan için özel bir günde
hatırlanmanın değeri sıradan bir günde hatırlanmaktan daha
anlamlıdır. Aynı şekilde sevgililer gününde biraz zorlamalı yani
biraz yapmacık olarak oluşan bir hatırlamanın bile duygu paylaşımına
yol açabildiği bilinen bir durumdur. Ne kadar ticari amaçla
başlatılmış olursa olsun ruh sağlığı uzmanları için önemli olan
sevgililer gününün o kişi için ne anlam taşıdığıdır. Aslına
bakarsanız sevgililer günündeki tutum ve davranışları o kişinin
kişilik özellikleri ve partneri ile yaşadığı ilişkinin nitelikleri
hakkında ipucu verir.
Çiftlerin sevgililer gününü nasıl yaşadıkları ilişkinin niteliği
hakkında fikir verir mi?
Evet, dikkatli bir şekilde ele alındığında hem kişinin kendisini
tanımasına hem de ilişkinin niteliklerini anlamada yararlı bilgiler
verir. Örneğin sevdiğini ifade etmekte ve göstermekte zorlanan bir
kişi için sevgililer günü eziyet çekilen bir gündür. Hele üzerinde
kutlanması gerektiği şeklinde bir baskı hissediyorsa sıkıntısı daha
da artar. Biraz narsist olan bir kişi sevgililer gününü herkesten
farklı biçimde kutlamak ister, aldığı ve verdiği hediyenin çok özel
ve farklı olması gerektiğini düşünür. Herkesten farklı ve her zaman
yaşanandan farklı şeyler yaşamanın peşine düşer. Hayatı üzerine
düşen görevleri yapmak şeklinde yaşayan bir kişi kutlamayı da hediye
almayı da bir çeşit görev gibi yapar.
Sevgililer gününe yönelik tepkilerin de ruhsal açıdan
bir anlamı var mı?
Olmaz mı? İnsanın çeşitli olaylar karşısında gösterdiği
tutum ve davranışların anlamı olduğu gibi sevgililer gününü aşırı
önemsemenin de, hiç önemsememenin de, tepki göstermenin de kendine
göre anlamı olur. Hiçbir zaman genelleme yapmanın doğru olmadığını
vurgulayarak şunları söyleyebilirim. Örneğin aşırı önemsemek ve
aşırı anlam yüklemek sevgi açlığının bir yansıması olabilir. Bazen
bu açlık büyük olur ki hiçbir şekilde tatmin edilemez.
Sevgililer gününe aşırı muhalefet gösterenlerin
düşüncelerine saygı göstermekle birlikte bu kişilerin neden bu
derece tepki gösterdiklerini araştırmaları gerekmektedir. Her ne
kadar son derce mantıklı görünen sosyolojik ve ekonomik açıklamalar
getiriyor olsalar da ve bunlar doğru gibi görünüyor olsalar da bu
kişilerin böyle davranmalarının altında başka bir şeyin yatıp
yatmadığını araştırmaları gerekmektedir. Örneğin hissettiği sevgiyi
ifade etme ya da gösterme konusunda zorluklar yaşayan bir kişinin
Sevgililer günü sıradanlaştı mı, ne dersiniz?
Aslına bakarsanız hayat o kadar çok sıradanlaşan yaşantı
ile dolu ki. Fakat her şey iyi gidiyorsa böyle bir düşünce insanın
aklına bile gelmez. Aynı şekilde ilişki ne kadar doyumluysa ve
çiftler birbirine karşı ne kadar sevgi doluysa sevgililer günü de o
kadar çok anlamlı bir gün olarak yaşanır. Fakat yine de günümüzde ne
yazık ki sevgililer gününün giderek hatırlamak ve sevgiyi ifade
etmekten öte hediye almaya indirgenmeye başlandığını görüyoruz.
Sizce
sevgililer günü olmalı mı?
Aslında “sevgililer günü olmalı mı” sorusu çok anlam
taşımıyor. Çünkü ortada böyle bir gerçek var, birçok insan ve toplum
bunu benimsemiş. Bu da insanın doğasında bulunan bir gereksinimi
karşıladığını gösteriyor. Kötü bir şey mi derseniz; hayır, hiç de
kötü bir şey değil. Sevdiğini ve sevildiğini hissetmek insanın en
temel gereksinimlerinden birisidir. İşte sevgililer günü insanlara
sevdiğini gösterme ve sevildiğini hissetme şansı tanıyor. Bu nedenle
sorunuzu kısaca sevgililer günü olmalı ve kutlanmalı diye
cevaplıyorum.
Yıllar
geçince evli çiftler birbiri için sevgili olmaktan çıkar mı?
Bu sevgiliye ne anlam yüklediğinize bağlı. Her
gördüğünde kalp çarpıntısına neden olan, akıldan hiç çıkmayan, her
fırsatta görüşmek istenen bir kişi olarak tanımlarsanız sorunuza
kolayca “evet, çıkar” diye cevap verilebilir. Fakat yıllar
içinde kendinizi güven içinde hissettiğiniz, kayıtsız koşulsuz
yanınızda olduğunu bildiğiniz, birçok zorlukla birlikte mücadele
ettiğiniz, hiçbir şekilde vazgeçmeyi düşünemediğiniz, hayatı her
zaman birlikte yaşamak isteyeceğiniz bir kişi olarak tanımlarsınız
kocaman “hayır” dersiniz.
Sevgililer
günü ilişkiyi kurtarabilir mi?
Evet, sevgililer günü bazen kopan iletişimin yeniden
başlamasını sağlayabilir. Anlaşmazlıkları bir tarafa bırakarak,
kimin haklı kimin haksız olduğunun peşine düşmeden kutlanan
sevgililer günü yeni bir şeylerin başlangıcı olabilir. Fakat ne
yazık ki çoğu zaman ilk adımı kim atacak düşüncesi bu tür
girişimleri engeller; bu da sorunların ve çatışmaların daha da
karmaşıklaşmasına yol açar. O nedenle ilişkilerinde sorunlar yaşayan
sevgililere ilk adımı o atsın saplantısını bırakarak sevgililer
gününde sevgilisini hatırlamasını tavsiye ediyoruz.
Sevgililer gününde karalar bağlayanlar var
Sevgilisi olmayan ya da var olan ilişkisinde yeterince
doyum bulamayanlar için durumları ile yüzleşme anlamı taşır
sevgililer günü. Böyle günlerde karalar bağlamak yanında durumla
cesurca yüzleşmek gerekmektedir. Sevgilisi olmayanlar bunun nedeni
bulmaya çalışmalı; sevme, sevilme, ilişkiyi sürdürebilme ve bir
başkasına bağlanma konularında bir sorun yaşayıp yaşamadığını
mutlaka gözden geçirmelidir. İlişkisinde yeterince doyum
bulamayanlar ise eşlerini ya da kaderlerini suçlamaktan vazgeçmeli,
öncelikle kendilerinin ilişkiyi daha doyumlu hale getirmek için ne
yapabileceklerini belirlemelidirler. |