Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Siberkondri

Kendisinde bir hastalık olabileceğini düşünen ya da bir hastalığın işaretçisi olabileceğini düşündüğü bir yakınması olan herkes durumunu merak eder. Fakat bu merak bazı insanlarda aşırı kaygıya, korkuya ve endişelenmeye neden olur. Ulaşabileceği her türlü kaynağa ulaşmaya çalışarak bilgi edinmeye çalışır, doktorlara başvurur. Bu insanların bazılarında en yetkili insanların değerlendirmelerine, yapılan tetkiklerin sonuçlarına karşın kaygılar bir türlü geçmez. Açık kanıtlara karşın kendinde ciddi bir bedensel hastalık olabileceğini düşünme ve bununla ilgili aşırı kaygı yaşama hali tıbbi kaynaklarda ‘hastalık hastalığı’, ‘hipokondriyazis’ ya da ‘sağlık kaygısı (anksiyetesi)’ olarak adlandırılır.

Günümüzde sağlık ve hastalık ile ilgili bilgi edinmenin en kolay yolu internettir. Nitekim günümüzde internet kullanan herkes sağlık ya da hastalıklar ile ilgili konular hakkında bilgi edinmek için en yaygın olarak interneti kullanır. Bazı yakınmaları ya da sağlığı ile ilgili kaygıları nedeniyle sağlık ve hastalık ile ilgili konularda adeta bir takıntı haline getirerek kendinde ‘kötü’ bir hastalık olabileceği ya da sağlığının bozulabileceği kaygı, korku ve endişesi içinde yineleyici biçimde internetten bilgi edinmeye çalışma günümüzde siberkondri olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü gibi siberkondri sağlık kaygısı olarak adlandırılan klinik tablonun bir çeşididir.

Kısa ve öz bilgiler:

  • Günümüzde sağlık ve hastalık ile ilgili konularda internetten bilgi arayışı içinde olmayı doğrudan bir ruhsal sorun ya da hastalık olarak nitelendirmek doğru bir yaklaşım değildir. Ruh sağlığı alanında bir davranışın ya da klinik tablonun hastalık olarak nitelendirilebilmesinde onun sürekliliği, kişinin yaşamına (yaşam kalitesine) olan etkisi ve kişide yarattığı kaygı, korku ve endişe düzeyi önem taşır. Süreklilik gösteriyorsa, kişinin olağan yaşamını sürdürmesini ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa internetten sağlık ve hastalık ile ilgili bilgi arayışı bir ruhsal sorun olarak düşünülmelidir. Günümüzde siberkondri psikiyatride ayrı bir hastalık olarak değil ‘sağlık kaygısı’nın bir çeşidi olarak ele alınmaktadır.
  • Ayrıca vurgulanması gereken konulardan birisi de siberkondri olarak adlandırılabilecek bazı davranışların depresif bozukluk, yaygınlaşmış anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk gibi ruhsal hastalıkların bir belirtisi olarak ortaya çıkabileceğidir.
  • Gelecekte ruh sağlığı uzmanlarının sık olarak karşılaşacağı siberkondri konusunda günümüzde ülkemizde yeterince araştırma olmaması muhtemelen kavramın net olarak tanımlanmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim internetten sağlık ve hastalık ile ilgili bilgi arayışı bir yandan da olması gereken ve doğal olarak olacak olan bir davranıştır. Sınırı tam olarak çizilemeyen bir konuda araştırma yapmak bilimsel açıdan zordur.
  • Yeterince tanımlanmamış bir klinik tablonun altta yatan nedenleri konusunda bir yorum yapmak mümkün değildir. Fakat deneyimlerden yola çıkarak kaygı yaşamaya yatkın, karşılaşacağı sorunlarla baş edemeyeceğini düşünen, ‘kendini dinleyen’, kırılgan, özgüven ve özsaygı sorunları yaşayan insanların siberkondri yaşamaya yatkın oldukları söylenebilir. Geçmişte yaşanmış bazı deneyimlerin ve genetik etmenlerin de rolü olabileceği unutulmamalıdır.Dönem dönem siberkondri olarak nitelenebilecek davranışlar gösterenlerde depresyon, anksiyete ve stres nedeniyle bu davranışlar ortaya çıkabilmektedir.
  • İlk bakışta birbiriyle iç içe olan kavramlar gibi görünse de internet bağımlılığı ve siberkondri çok farklı nitelikler taşıyan klinik tablolardır. Her internet bağımlısının siberkondri adayı olduğu söylenemez. Nitekim internet bağımlılığı olanların bazılarının sağlık ve hastalık konusunda olması gerektiği kadar bile kaygı yaşamadıkları görülmektedir.
  • Sağlık iletişimi açısından bakıldığında siberkondriye bir sağlık sorunu gibi yaklaşılması gerekmektedir. Ancak sağlık iletişiminin en önemli kavramlarından birisi olan sağlık okuryazarlığı düzeyinin arttırılmasının siberkondri gelişiminde koruyucu bir etki oluşturabileceği unutulmamalıdır.
  • Yasaklayıcı bir yaklaşımla siberkondrinin önlenmesi mümkün değildir. Siberkondri ile mücadelede en önemli konu nitelikli bilgi kaynaklarının arttırılmasıdır. Bu konuda resmi kurumlara, üniversitelere, alanda yetkili ve yetkin olanlara, mesleki dernek, vakıf ve odalara görevler düşmektedir. İnternette daha etkin ve etkili olmaları gerekmektedir. Bireysel olarak yapılabilecek olan ise öncelikle farkında olmaktır. Kişi kendi başına sorunu aşamıyorsa mutlaka profesyonel bir yardım almalıdır.
  • Gelecekte daha yaygınlaşacağını düşünülerek siberkondri çağın hastalığı olarak da nitelenmektedir.
  • Siberkondri internetten hastalık ve tedavi araştırma hastalığı olarak düşünülmemelidir. Siberkondri, sağlıkla ilgili her türlü kaygıyı, korkuyu ve endişeyi yatıştırmak için takıntılı biçimde internetten araştırmayı içerir.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı