Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Kısa Süreli Terapi: Psikolojik Destek Almanın Hızlı ve Etkili Yolu

Uzman Psikolog Tarık Gandur

Bazılarımız televizyondan, bazılarımız da hayat tecrübelerinden duymuştur. Psikoterapi ve psikolojik danışmanlık almak genellikle uzun süren, onlarca seans takip etmenizi gerektiren, bazen yıllarca sürebilen ve dolayısıyla da çok masraflı bir hizmet olarak anlatılır. Ancak son yıllarda bu durum değişti ve sorunlarınızın çözümü için takip etmeniz gereken seans sayısı oldukça düştü. Geleneksel olarak nitelendirebileceğimiz, nispeten daha eski yöntemler için bile bu süre 15-20 seansa kadar geriledi.

Ancak ben bugün size daha da hızlı bir yöntemden bahsedeceğim. Adı üstünde: Kısa Süreli Terapi. “Peki kısa süreli terapi ne kadar kısa?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Dünya üzerinde yapılan bazı araştırmalar ortalama seans sayısının 6 civarında olduğunu belirtiyor. Bu yöntemi uygulayanlara sorduğunuzda ise 3-4 seans gibi şaşırtıcı ortalamalar ile karşılaşmanız mümkün. Şimdi burada dikkatinizi çekmek isterim ki bahsettiğim rakamlar ortalama. Yani bu rakamların üstünde seans gerekebilir. Ancak, ve en etkileyici olan bu, bu rakamların altında seans sayısı ile de sorunlarınızın çözümüne ulaşmak mümkün. Ben çalışmalarımda, 2 veya 3 seans sonrasında terapinin başarı ile sonuçlandığını gördüm. En uzun süren çalışmalarım bile genellikle 10 seansı geçmedi. Elbette bu bahsettiğim belirli ve tek bir sorun ile çalıştığınızda geçerli. Bazen 3. veya 4. seans sonrasında danışanlarımın mevcut sorunu halledip başka sorun ile çalışmak istedikleri oldu. Ancak bu da mevcut sorunun 3-4 seansta halledildiği anlamına gelir.

Pek çok kişinin, uzun süreler psikoloğa gitme “lüksüne” sahip olmadığını düşündüğü için yardım almayı ertelediğini gördüm. ERTELEMEYİN! Çok büyük ihtimal ile onlarca seans psikoterapiste gitmenize gerek kalmayacak. Bu yöntem, hızlı olmasının yanında tamamen bilimsel kanıtlara dayalı bir yaklaşım. Başka bir deyişle işe yaradığı bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmış. Nasıl mı bu denli hızlı olabiliyor? Açıklayayım.

Kısa Süreli Terapi veya uzun ismi ile Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi sorununuzu analiz etmek ve o sorunları ne zaman ve neden yaşadığınızı incelemek ile ilgilenmez. Bu yaklaşım doğrudan çözümün nasıl görüneceğine ve çözümü bulduğunuzda nasıl olacağınıza odaklanır. Yani, “neden” sorusu yerine “nasıl” sorusunu sorar. Bu yaklaşım ciddi oranda vakit kazandırdığı gibi hem danışanın, hem de terapistin çalışırken daha pozitif ve daha umutlu olmasını sağlar. Umut dediğimiz duygunun ne kadar güçlü birşey olduğunu size anlatmama gerek yok sanırım. Umudun da yardımı ile bu yaklaşım sizin içinizde var olan güçlü yönlerinizi ortaya çıkartır. Ve siz, kendi güçlü yönlerinizi kullanarak kendinize özgü bir çözüm üretirsiniz. Çözüm size özgü olduğundan, hem başarı şansı daha yüksektir, hem de bu da süreci hızlandırır.

Bu yöntemin bir başka özelliği ise esnek olması. Bu da seans aralıklarının esnek bir şekilde belirlenebileceği anlamına geliyor. Örneğin, benim her hafta seans için gelen danışanım olduğu gibi; 2 haftada bir 3 haftada bir, hatta ayda bir gelen danışanlarım da var. Bu esneklik, hız ile birleşince maddi sebepler ile terapiye devam etme güçlüğü çeken kişilere önemli bir alternatif yaratılmış oluyor.

Kendimi Kısa Süreli Terapist olarak görüyor ve tanımlıyorum. Çünkü bu yöntem işimi daha hızlı ve etkili yapmamı sağlıyor. Bu sayede daha fazla kişiye ulaşıp daha fazla kişinin hayatlarına dokunabiliyorum. Üstelik onların hayatlarında gerektiğinden fazla kalmadan.

Sevgiyle ve umutla kalın…

Uzman Psikolog Tarık Gandur

www.motive.com.tr