Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Unutkanlık

Unutkanlık her yaşta görülebilen bir yakınmadır. Sözlük anlamıyla baktığımızda unutkanlık akılda kalması ve gerektiğinde anımsanması gereken her hangi bir şeyin akılda kalmaması ya da anımsamak istenmesine karşın anımsanamaması anlamına gelmektedir. Bir ruhsal sorun olarak ise bellek (hafıza) bozuklukları çerçevesinde ele alınmaktadır.

Unutkanlığa günlük yaşamda karşılaşılan zorluklar, stres, ruhsal hastalıklar, ilaçlar, alkol, madde kullanımı, vitamin eksiklikleri, beyin hastalıkları ve beyni etkileyen hastalıklar neden olabilmektedir. Unutkanlığın en sık görülen nedeni kuşkusuz günlük yaşamdan kaynaklanan zorlukların neden olduğu stres ve onun yarattığı duygu ve düşüncelerdir. Depresif bozukluklar ve anksiyete bozuklukları unutkanlık yakınması olanlarda en yaygın görülen ruhsal rahatsızlıklardır.  Ancak yaşlılarda unutkanlığın bunamadan (demans) kaynaklanıp kaynaklanmadığı mutlaka belirlenmelidir.

Unutkanlık yakınmasını dah iyi anlayabilmek için bilgilerin belleğe kayıt edilmesi, bellekte saklanması ve anımsanması süreçlerini incelemek gerekmektedir:

Algılama ile başlayan sürecin ilk aşaması bilginin belleğe kayıt edilmesi, başka bir deyişle akılda kalmasıdır. Bunun sağlanabilmesi ise dikkati toplayabilmeyi ve kayıt edilecek konuya odaklanabilmeyi gerektirmektedir. O an dalgın, kafası bir şeylerle meşgul, aklı başka şeylerde ve yerlerde olan bir kişinin algılarını kayıt etmesi aksayabilmektedir. Diğer yandan kayıt etme bilişsel işlevleri bozan her hangi bir etmenin etkisiyle ya da beyin hastalıkları nedeniyle de bozulabilmektedir. Kayıt edilmemiş bir bilginin akla gelmesinden ya da anımsanmasından söz edilemez. Bilginin belleğe kayıt edilmesinde yaşanan sorunlardan kaynaklanan unutkanlıkların en ileri şekli bunamalarda (demans) görülmektedir. Ancak stres, anksiyete, depresyon, zihni meşgul eden düşünceler, zihni etkileyen duygular (öreneğin aşırı sevinç, neşe ve mutluluk gibi) ve psikolojik etmenlerden kaynaklanan kayıt etme sorunlarına daha yaygın rastlanmaktadır.

Sonraki aşama belleğe kayıt edilmiş bilginin anımsanmasıdır. Bu tür unutkanlık yakınmalarının da en yaygın görülen nedenleri arasında psikolojik etmenler bulunmaktadır. Ancak yine bilişsel işlevleri etkileyen bir etmenin ve beyni etkileyen bir hastalığın da bu tür unutkanlık yapabileceği unutulmamalıdır.

Beyin dokusunu kalıcı olarak bozan hastalıklarda  bellekteki bilgiler silinmektedir. Silinmiş bir bilginin anımsanması söz konusu olamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı

Kısa ve öz bilgi

  • Her unutkanlık Alzheimer hastalığı belirtisi ya da kişinin ileride Alzheimer olacağının göstergesi değildir.
  • Yaşlanmayla birlikte birçok kişide belli bir dereceye kadar unutkanlık ortaya çıkar ancak kişinin olağan yaşamını bozan ve yaşam kalitesini bozan bir unutkanlık olduğunda mutlaka doktora başvurulmalıdır.
  • İletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte günümüz insanı adeta bilgi bombardımanına (haberler, sosyal medyadan öğrenilenler) maruz kalmaktadır. Beynin kayıt edebileceğinden ve işleyebileceğinden daha fazla bilgi ile karşılaşması unutkanlığı arttırmaktadır.
  • Günümüzde (özellikle ülkemizde) yaşanan toplumsal olaylar ve değişim insanların çok karmaşık ve yoğun duygular yaşamasına neden olmaktadır. Duygulardaki yoğunluk ve karmaşıklık da unutkanlığı arttıran etmenlerden biridir.
  • Unutkanlığın tedavisinde öncelikle unutkanlığı oluşturan etmenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle yaşamını etkileyen unutkanlık yakınması olanların doktora başvurmasında yarar bulunmaktadır.
  • Belli bir ilaç ya da madde kullanımına ve hastalığa bağlı olmayan unutkanlıklarda belleği güçlendirme çabalarının yanında stres ile baş etme ve duygu yönetimi becerileri de kazanılmaya çalışılmalıdır.
  • Unutkanlık takıntı haline geldiğinde unutkanlığın kendisi unutkanlığı arttırabilmektedir.