Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Ait Olma İhtiyacı

Uzman Psikolog Zehra Erol

Güvende hisettiniz, sevildiğiniz, kabul gördüğünüz ve ilgilenildiğiniz bir ilişkide var olmak ait olma ihtiyacı açısından önemlidir. Bir ilişkiye ait olduğunuzu hissettiren yaklaşımlar nelerdir?

-Duygularımızın paylaşılması ve saygı duyulması; Duyguların anlaşılamadığı ve kişiye saygı duyulmayan bir ilişkide ait hissetmek mümkün değildir.Böyle bir ilişki de kişi bir süre sonra duygularını paylaşmaktan da vazgeçer.

-Üzüntünün paylaşılması; İlişkilerde destek görmek, acıların paylaşılması insanları yakınlaştırır.

-Bakım ihtiyacının karşılanması; Çocuklukta bakıma ihtiyaç duyarız. Bu ihtiyacımız karşılandığında bir aileye ait olduğumuzu hissederiz. İlerleyen dönemlerde de hastalık, yorgunluk gibi durumlarda da bu ihtiyacımızın karşılanması aidiyet duygumuzu güçlendirir.

-Sevildiğini hissetme

Ait olma ihtiyacı; sevme, ilişki kurabilmek ve sürdürebilmek ile ilişkilidir. Bir aileye, ilişkiye ait olduğumuzu hissettiğimizde kendimizi yakın ve tam hissederiz. Bu olmadığında eksik ve yalnız hissederiz. Sanki bir şeyler kaçırıyoruzdur ve bu bizi üzer. Ait duygusunun bize kattıkları şunlardır.

  • Yaşamınızı paylaştığınız insanların varlığı mutlu eder, yalnızlığımızı azaltır. İlişkilerimizden tatmin oluruz.
  • İnsanların bizimle birlikte olmaya istediklerini görmeyi isteriz. Bu kendimizi değerli hissettirir, sevildiğimizi ve önemsendiğimizi görürüz.
  • Kendimizi bütün ve tam hissederiz.
  • Yaşantılarımızı ve bunların bize hissettiği özel duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak bizi yakınlaştırır.
    İnsanların bizi sevdiğine ve onlar tarafından sevileceğimize inanırız.
  • Aile dışında da kendimizi ait hissettiğimiz ilişkiler kurarız. İlk anne ve babamız tarafından kabul görmek, sevildiğini ve önemsendiğini hissetmek isteriz. Zamanla buna arkadaşlar, aile bireyleri, eşimiz de eklenir. Bu olmadığında kendimizi yalnız ve mutsuz hissederiz.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız