Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Bağımlı Kişilerde Ayrılma Kaygısı

Uzman Psikolog Zehra Erol

Bağımlı kişilerde ayrılma kaygısı çok sık görülür. Bağımlılık doğumla başlayan bir süreçtir. Büyüdükçe, deneyimlendikçe çevremizdeki kişilere bağımlılıklarımız azalır. Anne ve babanın olmadığı ortamlarda da karar almayı, fiziksel ihtiyaçları karşılamayı ve kendi başımıza kalabilmeyi geliştiririz. Bağımlı kişiler de ise kendine güvensizlik, yakın ilişkide bulunduğu kişilerden aşırı talepkarlık, yalnız kalma ile ilgili endişeler vardır. Bağımlı kişiler için günlük basit konularda bile karar almak zordur.

Nereye gideceği, ne giyeceği gibi konularda insanlardan tavsiye ve onay almak isterler. İnsanların desteği ve onayını kaybetmek istemezler buna göre davranırlar. Yalnızlık durumları bu kişilerin kaygısını arttıran durumlardır. Bu nedenle yalnız kalmamak için çabalarlar. Hayatlarında önem verdikleri kişiler tarafından korunma istekleri vardır ve onların kendisini terk etmesiyle ilgili korkuları vardır. Çevresindeki insanlara aşırı bağımlılık geliştirdikleri için bu kişilerin olmaması ihtimali veya gerçekten de ayrılması bu kişiler için oldukça zorlayıcı bir durumdur. Bu ihtimal veya ayrılık durumlarında kaygı ile başa çıkmak da oldukça zorlanırlar. Ayrılmaya veya terk edilmeye neden olacak herhangi bir davranış göstermemek için ellerinden geleni yaparlar. Bir yandan bu kaygılarını azaltmak için yakınlarına yaşadıkları durumu anlatırlar, diğer yandan da karamsarlıkları ve eleştiriye hassasiyetleri nedeniyle onlardan gelen en ufak olumsuzlukta yoğun sıkıntı yaşarlar. Paylaşımlarında amaç onay almak ve kaygının verdiği rahatsızlığı azaltmaktır. Bu olmadığında kendi tepkilerini anlamak, söyleneni değerlendirmek yerine pasif tepki gösterip onay görmediği kişilerden uzaklaşabilir. Bağımlı kişilik özelliklerinin gelişiminde gelişimsel faktörler etkilidir. Kişilik gelişiminde çocukluk döneminin oldukça önemlidir. Çocukluk çağında yaşanmış olan uzun süreli fiziksel rahatsızlıkların etkili olabileceği vurgulanmaktadır. Ayrıca çocukluk çağında ayrılma kaygısı da buna zemin hazırlayabileceği vurgulanmaktadır.

Bağımlı kişilik bozukluğunda; tüm kişilik bozukluklarında olduğu gibi tedavi de psikoterapi merkezdedir. Psikoterapi de sosyal yaşamda, meslek yaşamında ve aile ilişkilerinde tekrarlayan sorunlar değerlendirilir. Terapisinde kişinin bağımlılık, değerli hissetme ve güven ile ilgili hatalı bilişleri, duyguları ifade şekilleri ve sosyal becerilerin geliştirmesi üzerinde durulur.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız