Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Düşük Özsaygı İlişkilerde Sorunlara Neden Oluyor

Uzman Psikolog Zehra Erol

Bireyin kendi hakkındaki inanışları davranışlarını, yaşama bakış açısını etkiler. Bu inanışların oluşumunda yaşadığı deneyimlerin etkisi büyüktür. Doğumla birlikte başlayan bu deneyimler de ailenin, arkadaşların ve okul yaşamının etkisi büyüktür. Yaşanan deneyimler kişinin kendisiyle ilgili algılamalarını olumlu etkiliyorsa yüksek özsaygı düzeyinden olumsuz etkiliyor ise düşük özsaygı düzeyinden bahsedebiliriz.

Düşük özsaygısı olan kişilerin kendileri ile ilgili algılamaları ve yorumları olumsuzdur. Duygu ve düşüncelerini ifade ederken kendileri ile ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunurlar.

-İnsanlar benim söylediklerimi genelde önemsemezler.

-insanların beni eleştirmesinden rahatsız oluyorum. Neden beni eleştiriyorlar?

-Hata yaptığımda bunu söylemekten veya duymaktan rahatsız olurum. vb..

Özsaygı düzeyi yüksek kişilerin kendileri ile ilgili yorumları olumludur;

-İnsanlar görüşlerime önem verirler.

-Hata yaptığımda bunu söyleyebilirim.

-Görünümümden memnunum…vb

Düşük özsaygının ilişkilerde sorunlara neden olmasının sebebi kişinin kendi istek, ihtiyaçlarını ortaya koymakta zorlanmasıdır. Diğer bir nedende ilişkilerde çevresindeki insanların ihtiyaçlarını öncelik verdiği için kendi için ayırdığı zaman oldukça kısıtlanır. Kendine ve ihtiyaçlarına zaman ayıramamak kişiyi mutsuz eder. Bu kişiler “hayır” demekte zorlanırlar. “Hayır” demek istedikleri durumlarda çoğunlukla “evet” derler. Kendi hataları olmadığı durumlarda da sıklıkla özür dilerler. Sınır koyma zorlukları, beklentileri karşılamak için aşırı çaba sarf etmeleri nedeniyle süreklilik içeren ilişkilerinde tatminsizlik yaşamalarına, kaygılarının artışına ve mutsuzluk hissetmelerine neden olur. Hayır diyebilmek, kişisel alanlarının farkına varmak, kendi istek ve ihtiyaçlarına zaman ayırmak özsaygının artışında olumlu etkiye neden olur.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız