Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Ego Durum Terapisi

Uzman Psikolog Zehra Erol

Ego durum terapisi son zamanlarda çok fazla dikkat çekmeye başlamıştır ve birçok düşünür bu yaklaşım konusunda yaptıkları çalışmaları yayınlamaktadır.

Ego durum terapisi; kendilik ailesini oluşturan çeşitli ego durumları arasındaki problemleri çözmeye yarayan kişisel, grup ve aile terapi tekniklerinin kullanılmasıdır.

İdeal bir iç durumun püf noktası, kişilik birimleri arsında işbirliğinin sağlanabilmesidir. Bu birimlerin ifade ettiği davranışlar veya istekler birbirinden farklılık gösterse de, taraflar arasındaki demokratik ilişki, kişiliğin bütününe daha az zarar verilmesini sağlar. Ego durum terapisinin tedavi amaçları, gerçek çoğul kişilikleriyle uğraşan klinisyenlerin amaçlarıyla benzerlik gösterir.

İnsanlar normalde karmaşık duygulara ve çelişen ihtiyaçlara sahiptirler ve dış dünyadaki güçlerin etkisine açıktırlar. Hayatın akışı böyledir. Ancak, içsel durumlar yeterince şekil aldıklarında, bütün kişilik içinde bir varlık oluşturdukları gibi kendi kimliklerini de oluştururlar ve buna ek olarak kökleri çocukluğa dayanır ve bu yüzden yaş ilerledikçe çelişkileri çözmek zorlaşır. Bir ego durumunun kimliğini ne dereceye kadar koruyacağı, onu kişiliğin bütününden veya diğer ego durumlarından ayıran sınırların katılığına bağlıdır. Çoğul kişilik bozukluğunda, çeşitli ego durumlarını birbirinden ayıran sınırlar çok katı ve geçilmezdir; bu yüzden her bir ego durumunun kendi kimliğini korumak için verdiği mücadele ve değişmeye karşı gösterdiği direnç birbirinden güçlüdür.

Çocukluk çağındaki düşünceler somut düşüncelerdir. Katıksız doğrudurlar ve sınırlı hayat tecrübelerine dayanırlar. Dahası, eğer bir ego durumu travma sırasında ortaya çıkarsa, düşüncelerin katılığı daha açık hale gelir ve böylece basit önermelerle değişmeye karşı daha dirençli bir hal alır.

Çelişkilerin ve problemlerin çözülmesi en büyük amaçtır ancak bu hedefe giden yolda başarılı olmak, tanımda tarif edilen amaca ulaşmaktan daha karmaşıktır. Ego durumlarının tavırlarını veya davranışlarını değiştirip değiştirmemesi şansa bağlıdır. Bazen şans ego durumlarından yanadır ve yönetici konumdaki durum ve terapist o anki gerçeklik baz alındığında bu durumu geçerli görmeseler bile, ego durumu ölüm kalım kararı verebilme gücüne sahiptir. Şu anda yaşamakta olan kişiliğin bütününe fayda sağlamak için, tavır ve davranışların bu şekilde değiştirilmesi hem yetenek hem de sanat gerektiren bir olaydır.

Psikolojik teorilerin çoğu, insanların mutu da acı da olsa geçmişlerini tekrar yaşamaya eğilimli oldukları konusunda hem fikirdir. Biz bu beklentinin farkında olmasak da, mesela çocukluğumuzda yaşadığımız bir olayı yeniden yaşayacağımızı umarız. Belki de geçmişte değiştiremediğimiz şeyleri şimdi değiştirmek isteriz. Fakat tabi ki anakronizm (zaman çelişkisi) mümkün değildir. Zamanlama yanlıştır, ama biz yine de uğraşırız. Geçmişteki bir olayla ilgili duygu ve düşüncelerimiz değişebilir, ama olayın aslını değiştiremeyiz. Arka arkaya alkolik adamlarla evlenen bir kadının babasının da alkolik olması muhtemeldir. Kadın, her kocasını değiştirmeye çalışır, ama başarılı olamayınca acılı geçmişini yeniden yaşar ve hep istediği babasına kavuşur. Böyle bir davranışı kimse bilinçli olarak yapmaz, çünkü çok aptalca görünüyor. Bu durumu anlayabilmek için, onu bilinçsiz bir süreç olarak değerlendirmeliyiz.

Eğer karısı, kocasını içkiyi bırakmaya ikna ederse, daha karmaşık ve ironik bir durum oluşabilir. Kadın önceleri bununla tatmin olur fakat sonunda ‘babayla özdeşleşen kocanın içkiyi bırakması’ sonucunda bilinçdışı bir süreç başlar ve kadın kocasını içki sevmeye teşvik eder. Eğer travmadaki ego durum tedavi edilmezse, bu kısır döngü sonsuza kadar devam edebilir.

Kaynak: John Watkıns & Helen Watkıns 2006, Ego durumları, Litera Yayıncılık.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız