Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Psikolojik Destekle Diyet Programının İçeriği Nedir?

Uzman Psikolog Zehra Erol

Psikolojik destekle diyet yapmak kısa sürede ve hızlı bir şekilde kilo vermek anlamına gelmemektir. Psikolojik destekle diyet programının içeriği nedir diye değerlendirdiğimizde iki farklı boyuttan bahsedebiliriz. Birincisi sağlıklı beslenmeyi öğrenerek yavaş kilo vermektir. Yeme alışkanlığı doğumla birlikte başlar ve süreç içinde pekişir. Bebeklikten itibaren oluşan yeme alışkanlıklarımız vardır. Bazılarımız hızlı ve yemekleri seçerek tüketiriz.

Bazılarımız ise daha yavaş ve uzun süreli masa başında vakit geçiririz. Sevdiğimiz yemekleri yemek ve bunların uyandırdığı tatmin duygusu tekrar o yiyeceğe yönelmemize neden olmaktadır. Özellikle de bebeklikten itibaren çocukların hoşuna giden yiyecekleri onlara sıklıkla vererek veya yiyeceklerle onları mutlu etmeye yönlendirerek yemeğe özel bir anlamda kazandırırız. Buda beslenme alışkanlıklarımızı oluşturur. Beslenme alışkanlığını etkileyen diğer bir faktör de beslenmeyi görerek öğrenmemiz. Öğrenilen bu alışkanlıklar yetişkinlikte de devam eder. Psikolojik destekle diyetle amaçlanan kişinin beslenme alışkanlıklarının değişmesidir. Amaç diyet süresince kilo vermek değil, yaşam biçimi edinmektir. Yeme alışkanlığımıza göre de yaşantımız biçimlenir. Yemek bizim için uzun zaman alıyorsa işlerimizi ona göre ayarlarız. Kısa sürede hızla yiyebildiğimizi düşünüyorsak işimize devam eder. Kısa sürede atıştırabileceğimiz yemekler seçeriz. Bu nedenle yemek alışkanlığının değişmesi yaşantımızın diğer alanlarını da etkiler. Yemek yemek doymak demek değildir. Yaşam içinde farklı işlevler üstlenebilen yaşamımızın parçalarındandır. Bu parçanın değişimi diğer parçaları da etkiler.

Kilo almanın diğer sebeplerinden biri de strestir. Stres yaşantımızın bir parçasıdır. Her an karşılaştığımız bir durumdur. Stresi oluşturan faktörler dışarıdan kaynaklanan ayrılık, boşanma, hastalık gibi faktörlerdir. İçsel stres faktörleri ise kendimize koyduğumuz katı kurallar, kendimizi algılayışımız, ya hep ya hiç şeklindeki düşünce şeklidir. Bu uyaranlar kişi için rahatsız edici duruma geldiğinde vücut kendini korumaya yönelir. Stresle karşılaşınca stres hormonları salgılanır, kan basıncının yükselmesi gibi tepkiler oluşur. Problem çözüldüğü zaman stres belirtileri ortadan kalkar. Stresle baş edemediğimiz zaman vücudun uyumu zorlanır ve kronik stres belirtileri ortaya çıkar. Çarpıntı, baş ağrısı ve bitkinlik dışında en önemli stres belirtilerinden biri mide bağrısak bozukluğu ve sindirim zorluğudur. Duygusal belirtiler de huzursuzluk, kaygı ve mutsuzluktur. Ayrıca sosyal hayatın azalması da görülür. Sosyal hayatın azalması ev içinde geçen zamanın artmasına ve kişinin evde vakit geçirmeyle birlikte yemek yemeye yönelmesine neden olur. Özellikle de gerginliği yiyerek azaltmaya yönelir. Bir sure sonar kilolar artmaya başlayınca bu sefer yemek bir stres kaynağı olur ki durum işin içinden çıkılmaz hal alır. Bu anlamda psikolojik diyet son derece önemlidir. Stresle baş etmek ve yemekten zevk almak yerine yaşamımızdan zevk almayı bilmek kilo problemlerinin aşılmasında önemli faktörlerdendir.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız