Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Sosyal Ağ Bağımlılığı

Uzman Psikolog Zehra Erol

Facebook, Linkedlin, My space, Twitter yaşamımıza hızla yerini aldı. Artık arkadaşlara, eski dostalara bu sitelerden kolayca ulaşabiliyoruz. Kazançlar kadar kayıplara da sebep olan ortamlar sosyal ağlar. Sosyal ağlar insanların uzun süredir görmedikleri arkadaşları ile tekrar buluşma yeri, mesafe ne olursa olsun onlara ulaşabileceğiniz bir alan.

Yeni arkadaşlar edinmek, bilgi alışverişi yapmak, sevgili edinmek, cinsel deneyimler yaşamak, oyun oynamak gibi hedeflerle sosyal ağlara üye olunabiliyor. Arkadaşlarınızla konuşmasanız da neler yaptığını anında öğrenebiliyorsunuz. Sosyal ağ bağımlılığı; sosyal ağlarda vakit geçirmek günlük yaşamınızı bozmaya başladığında problem halini almış demektir.

Sosyal ağlar da problem ne zaman başlar;
-Gündelik yaşamda sohbet ettiğiniz, birlikte sinemaya gittiğiniz, yemek yediğiniz arkadaşlarınızdan daha fazla arkadaşınız sosyal ağlarda varsa ve zamanınızı daha çok internette onlarla iletişimle geçiriyorsanız sanal dünyaya kayış başlamıştır.
-Sosyal ağlardaki paylaşımlarınız zihninizi meşgul ediyor, zamanınızı bunlar üzerinde yoğunlaşarak geçiriyorsanız.(Neden böyle yazdı, benim için mi yazmış, şimdi ne yapıyor, ne yaptığını nasıl anlarım…)
-İnternetten çıkmak, ara vermek durumunda kendinizi kontrol etmekte zorlanıyorsanız.
-Sosyal ağlara girmediğiniz de sıkıntı hissediyor, mutsuz oluyor, girebilmek için fırsat oluşturmaya çalışıyorsanız.
-Düşündüğünüzden daha fazla zamanı sosyal ağlarda harcıyorsanız.
-Günlük yaşamda gerçek ilişkilerinizde yaşadığınız mutluluk, üzüntü, kıskançlık gibi duygular sosyal ağlardaki paylaşımların artmasıyla birlikte buradaki ilişkiler üzerinden yaşanmaya başladıysa.
-İşe gitmek, dışarı çıkmak, arkadaşlarla buluşmak için harcanan zaman yerini sosyal ağlara bırakmışsa. Bunlar işinizi, ilişkileriniz tehdit etmeye başlamışsa.
– Sıkıntılardan, problemlerden kaçma yöntemi olarak sosyal ağlar kullanılmaya başlamışsa.

Sosyal ağlarda geçirilen zamanla birlikte kişi ailesine, ilişkilerine, arkadaşlarına daha az zaman harcamaya başlıyor. Bir yandan sanki çok fazla ilişki kuruyormuş gibi gözükse de aslında kişiyi yalnızlığa iten sürecin başlangıcı. Sosyal ağlarda kişi daha rahat davransa da kendini uzun uzun anlatsa da yüzeysellik mevcut. İlişkilerin önemli bir parçası olan beden diliniz, tepkileriniz eksik. Sosyal ağlarda olayları yorumlayışımız, fikirlerimiz ve kendimizle ilgili çok şey yazabiliriz. Ama duygu ve davranışlarımız da bizim bir parçamızdır. Bunların olmadığı bir ortamda gerçek bir yakınlıktan söz etmek oldukça zor. Eşinize, ailenizle geçireceğiniz zamanı burada geçirdikçe bu yakınlıktan mahrum kaldığınız gibi, sorunlarda baş göstermeye başlar. Aile, arkadaşlar durumdan şikayet etmeye başlarlar. Başta bu şikayetler bağımlı kişi tarafından çarpıtılarak inkar edilir. “Ben burada mutluyum”, “Sorun siz de siz bana çok karışıyorsunuz.”. “Burası bana iyi geliyor, stresimi azaltıyor.” Bu şekilde sorun gittikçe büyür.

Sosyal ağ bağımlılığı en çok ilişkiler ve evlilikler üzerinde tahribat yaratıyor. Sohbet odaları, pornografi, sanal seks çiftlerin ilişkilerinde sorunlara neden oluyor. İnternete konulan resimlerin başkaları tarafından kullanılması, sizin adınıza yazılan yazılar kişide kontrolün kaybına ve güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu nedenle sınırlar, limitli kullanımda oldukça önemli bir konu.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız