Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Takıntılı Aşklar

Uzman Psikolog Zehra Erol

Takıntı rahatsızlığı kimi kez düşünceler, kimi kez de hem düşünce hem de davranışlarla kendini ortaya koyan kişinin canını fazlaca sıkan, hatta insanı hayattan bezdiren bir hastalıktır. Davetsizce geliveren, tekrarlayarak devam eden, sıkıntı veren, saçmada olsa beyinden uzaklaştırılamayan düşünceler, bu hastalığın temelini oluşturur. Kişinin takıntılı düşüncelerini kovmak, onlardan kurtulmak adına giriştiği davranışlar ise zorlantı adıyla anılır.

Takıntılı düşünce insanın zihnine yapışır, kişi ne yaparsa yapsın o düşünceyi zihninden çıkaramaz. Kişi kimi zaman uzun törenlere dönüşüp saatlerini alan davranışlarda bulunmak zorunda kalır, başka bir şey yapmak için fırsat kalmaz. Takıntıları ona adeta nefes aldırmaz. Kişi kendine söylenenlerden emin olamaz, detaycılığı ve hep aynı şeyleri tekrar ediyor olması karşısındakileri de bunaltır. En ufak ayrıntıyı bile atlamak itemez. Defalarca aynı sorular sorar, aynı davranışları tekrarlar. Takıntılı aşklar da takıntı rahatsızlığına benzer süreç işler. Takıntılı aşk durumunda süreç oldukça zorlayıcıdır. Takıntılı aşklarda zihin tümüyle aşka açılmış, aşık olunan kişi dışındaki her şeye adeta kapanmıştır. Aşık olunan kişiyle ilgili düşünceler çok güçlü şekilde zihni meşgul eder. insan bu düşünceleri durdurmak ister ama yapamaz. Zihin hep aşık olduğu kişiye ilişkin kaygılandırıcı sorularla meşguldür. “Ne demek istedi?”, “Beni beğeniyor mu?” Bu sorular kendisini bunalttığında bazı davranışlarla kendisini rahatlatmaya çalışır. Kompülsiyon denilen bu davranışlar sürekli tekrarlanır. Örneğin ilişkileri ile ilgili kaygısı olan bir kişi kız arkadaşından ayrıldığı andan itibaren 10 dk. sonra onu aramaya başlıyordu. Gece yatana kadar sürekli telefon ederek o anda ne yaptığını, neyle meşgul olduğunu soruyordu. Düşüncelerine 5 dk. Tahammül edebiliyor, 5 dk. Sonra benzer soruların verdiği rahatsızlık devam ediyordu. Bazı durumlarda bu düşünceler o kadar yoğunlaşır ki gerçekleri kişi görmekte zorlanır. Kendini rahatlatmak için yaptığı davranışları sorunun büyümesine neden olur. Arkadaşları ve ailesinin yorumları onu rahatlatmaz. Bu durumdan nasıl çıkacağını da bilemez. Yaşadığı duygu o kadar yoğundur ki bu yoğun duygunun nedenin kendisi değil tümüyle karşı tarafla ilişkili olduğu yanılgısına düşer. Bu yanılsama da takıntılı düşünce ve davranışların artmasına neden olur. Aşk denilen olgu bırakın patolojik durumları olağan seyrinde bile kimi zaman kişinin psikolojik desteğe ve yardıma ihtiyaç duymasına neden olur. Takıntılı aşklarda aşık olunan kişi ve çevresi de rahatsız olduğu için sorun sadece aşık olanla sınırlı kalmaz. Aşık olan kadar aşık olunan da psikolojik desteğe ihtiyaç duyabilir.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız