Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Travmanın Etkileri

Uzman Psikolog Zehra Erol

Psikolojik travmalarda fiziksel yaralar gibidir. Yaranın büyüklüğü, derinliği nasıl fiziksel yaranın iyileşme sürecinde belirleyici ise psikolojik yaralar içinde oldukça önemlidir. Ruhsal yaraların duygusal etkileri o kadar yoğun olmaktadır ki kişi bazen hiç iyi hissedemeyeceğine, sürekli acı, öfke, hüzün gibi karışık duygular yaşayacağını inanır. Yaşanan olay, sonrasındaki süreç, çevrenin tepkisi üzerinde uzun uzun düşünülür.

Travmanın etkilerini anlayabilmek için öncelikle travma yaşantılarını değerlendirmek gerekir.

Kişinin yaşamını, vücudun bütünlüğünü, inançlarını, tehtid eden olayları travma olarak tanımlayabiliriz. Deprem, sel, trafik kazası gibi fiziksel bütünlüğü tehdit eden travmalar yanında insan etkisiyle oluşan travmalarda vardır. Aşağılama, terk edilme, şiddete maruz kalma, aldatılma, ihmal edilme gibi yaşantılar da insan eliyle oluşan travmalardır. Travmatik yaşantıların hepsi zorlayıcıdır. İnsan düşünebilen, gelişebilen ve geliştirebilen bir varlık olmasından dolayı insan eliyle oluşan travmalarla baş etmek çok daha güç olabilmektedir. Travma yaşantıları sonrasında kişide üzüntü, suçluluk duygusu, utanç, öfke gibi farklı duyguların etkisiyle kafa karşıklığı mevcuttur. Travma yaşantılarının kişi üzerindeki etkileri farklıdır. Bunun nedeni yaşanan olayın ne olduğu, nasıl yaşandığı ile ilgili olduğu kadar, kişinin duyarlılığı, geçmiş yaşantıları ve bireysel özellikleri ile de bağlantılıdır. Yaşanan olayın kişide travma etkisi yaratabilmesi için her zaman direkt kendisinin olayı yaşaması gerekmez. Trafik kazası geçiren, cinsel istismara uğrayan kişi direkt travma yaşantısına maruz kalmaktadır ve etkisi yoğundur. Ancak olayı yaşayan kişilerin yakınları da durumdan ciddi düzeyde etkilenir, travma mağduru olabilirler. Tecavüze uğrayan kişinin eşi, babası öldürülen kişi vb. Deprem, kaza gibi yaşanan olayı televizyondan izleyenler, yardıma giden kişiler de yaşanan durumdan yüksek düzeyde etkilenen travmaya maruz kalan kişiler olabilmektedirler.

Travmanın etkileri nelerdir diye baktığımızda; yaşanan olayın etkisi bir aydan fazla sürede devam ediyorsa, geçmişe sık sık dönme, rahatsız eden düşünceler, kabuslar varsa psikolojik destek almak oldukça önemlidir. Kişi olayın yaşandığı yerlerden durumlardan uzak durur, konuşmaktan kaçınır. Kaygı, korkular, öfke, dikkat dağınıklığı hafıza zorlukları diğer belirtilerdir. Bu belirtilerin varlığı kişinin psikolojik destek alması gerektiğini gösterir. Psikoterapi açısından değerlendirildiğinde farklı yaklaşımlar vardır. Travmanın tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de EMDR’dir.

EMDR’nin açılımı; Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemedir. EMDR ile amaçlanan geçmişe ait anıların bilişsel yeniden düzenlenmesi, uygun duygu ve fiziksel tepkilerin oluşmasını sağlamak. Var olan stres faktörünü tetikleyen uyarana karşı duyarsızlaşmanın sağlanması ve gelecekte uyumlu olabilmesi için uygun tutum, beceri ve arzuların kazandırılmasını içerir. Bu çalışmalar danışanların duygusal anlamda kendilerini rahatsız eden olaya odaklanmaları ve terapist tarafından yönlendirilen iki yanlı göz hareketlerini takip etmeleri ile başlamıştır. Bu çalışmalar EMDR’nin travma belirtilerini anlamlı derece de azalttığını göstermiştir.

 

Uzman Psikolog Zehra Erol

www.zehraerol.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Uzman Psikolog Zehra Erol’un diğer makaleleri için lütfen tıklayınız