Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Depresyonlu Hastaların Akıllarına Takılan Sorular

Depresyon gelişiminde sosyal etmenler

Depresyonun Gelişiminde Sosyal Etmenlerin Rolü Var mıdır ?

Yaşam olaylarının ve çevresel streslerin depresyon gelişimindeki rolü konusunda genel bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bazı klinisyenler yaşam olaylarının depresyon gelişiminde birincil ve temel bir role sahip olduğunu düşünürken, bazı klinisyenler de depresyonun başlamasında yaşam olaylarının yalnız sınırlı bir role sahip olduğunu ileri sürmektedirler. Ancak yaşam olaylarının ve stres etmenlerinin var olan depresyonun iyileşmesini güçleştirdiği ve tedavinin başarılı olma şansını azalttığı da bilinen bir gerçektir.

Psikososyal stres etmenleri ile depresyon arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda bazı yaşam olaylarının depresyonun ortaya çıkması ile ilişkili olabileceği düşünülmekle birlikte genel bir sonuca varılamamıştır.

Tekrarlayan bir hastalık olan depresyonun ilk atağının bir yaşam olayı sonrası başlaması sonraki ataklara göre daha sık görülen bir durumdur. Fakat depresyonun başlamasına neden olan yaşam olayları çoğu zaman özgül değildir, yani bu olaylar herkeste depresyon başlamasına neden olmaz; ancak biyolojik ve ruhsal yatkınlık varsa bozukluk gelişmektedir.

Bazı stres etkenleri depresyonla ilişkilendirilmektedir. Örneğin “11 yaşından önce anne ve/veya baba yitimi”nin yaşamın sonraki yıllarında depresyon gelişimine yol açtığı oldukça yaygın kabul görmektedir. Depresyonun başlaması ile en çok ilişkilendirilen çevresel stres ise “eş yitimi”dir.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı