Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Dürtü – Güdü – İçgüdü

Dürtü – Güdü e1500033761880 - Dürtü - Güdü

Psikolojide ‘bireyi belli bir davranışa, eyleme, harekete ya da etkinleşmeye yönelten’ güçler ‘ihtiyaç (gereksinim)’, ‘dürtü‘, ‘güdü‘ ve ‘içgüdü‘ kavramları ile tanımlanır. Ancak bu kavramlar arasında net bir ayırım yapmak her zaman mümkün olamamaktadır. Ortak noktaları ise bireyi belli bir yönde etkinleştirme gücüne sahip olmalarıdır. Etkinleştirme güçleri de çoğu zaman ‘ruhsal enerji’ olarak ifade edilir.

İhtiyaç (gereksinim), dürtü, güdü ve içgüdü kavramları birbirinden ayrılmaya çalışılırken bu güçlerin içsel ya da dışsal kaynaklı olup olmadığı, türe özgü nitelikler taşıyıp taşımadığı, sonradan edinilip edinilmediği ve bireyin farkında olup olmaması gibi özellikleri dikkate alınmaktadır.

İhtiyaç (Gereksinim)
İhtiyaç, bireyin biyopsikososyal dengesi koruyabilmek için bir şeyin yokluğunu ya da eksikliğini hissetmesidir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi ihtiyaçlar biyolojik, psikolojik ya da sosyal kaynaklı olabilmektedir. Vurgulanması gereken önemli noktalardan birisi de ihtiyaçların bilinçdışı da olabileceğidir. Hatta bazen bireyin dıştan gözlenen davranışı ile bilinçdışı ihtiyaçları birbirinin tam karşıtı da olabilir. Bilinçdışı düzeyde derin bir sevgi görme gereksinimi içinde olan birey dıştan sevgiyi önemsemeyen bir tarz ya da davranış içinde olabilir.

Dürtü ve Güdü
Bireyin davranışını başlatan içsel güç ‘dürtü’ ve ‘güdü’ olarak tanımlanır. Aralarında kesin bir ayırım yapmak zor olsa da biyolojik kökenli olan içsel güçler dürtü olarak tanımlanırken sosyal kaynaklı içsel güçler güdü olarak ele alınır. 

İçgüdü
İçgüdü, türe özgü ve doğuştan sahip olunan içsel güleri ifade etmek için kullanılır.

Güdülenme
Etkinleşme potansiyeli taşıyan içsel güçler, içten ya da dıştan gelen uyaranların etkisiyle etkinleşirler. Bu etkinleşme bireyi içsel güçlerin isteği doğrultusunda davranmaya iter. Bu süreç güdülenme olarak adlandırılır. Aynı zamanda uyarılma ya da uyarılmışlık hali olarak da tanımlanabilir. Güdülenmenin varlığı her zaman güdünün doğrultusunda hareket edileceği anlamına gelmez. Ego, çevresel ve içsel (süperego) etmenleri dikkate alarak bazen de doyumu engeller. Bu engelleme bazen erteleme bazen de tümüyle bastırma tarzında olmaktadır.

 

Güncelleme: 30.04.2021

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dal