Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Duyguları Tanıma ve İfade Etme

Prof. Dr. Erol Özmen
duygulari tanima ve ifade etme1 e1530103389359 - Duyguları Tanıma ve İfade Etme
‘Bir yaşantı olarak duygu’nun daha iyi anlaşılması için duygu sözcüğünü içeren çeşitli ifadelerin anlamlarını düşünmek ve farklılıklarını belirlemek yararlı olacak gibi görünmektedir. Bu amaçla aşağıda duygu sözcüğünü içeren bazı ifadeler yer almaktadır. Bu ifadelerle ilgili açıklamalar yalnız ‘deneme’ niteliğindedir; en doğru anlamı belirttiği gibi bir iddia taşımamaktadır.

Duygu yaşamak
Duygunun bir his olduğu dikkate alınacak olursa ‘duygu yaşamak‘ kişide bir duygunun etkinleşmesi, canlanması olarak ifade edilebilir. İlk bakışta duygu yaşamak ile duygulanmak eş anlamlı gibi görünse de günlük dilde kullanıldığı ve sözlüklerde tanımlandığı şekliyle bakıldığında ikisinin eş anlamlı olmadığı görülmektedir. Duygu yaşamak, duygulanmak’tan daha geniş bir anlam içeriyor gibi görünmektedir.

Duyguyu ifade etmek
Duyguyu ifade etmek deyince akla çoğu zaman hissedilen duguların sözle, sözcüklerle ifade edilmesi gelir. Oysa duyguları ifade etmenin tek yolu bu değildir. İnsanoğlu duygularını beden dili, vurgular gibi sözel olmayan bir çok yola daha iafade eder. Başka bir yanlış değerlendirmede duyguyu ifade etmek deyince akla duyguyu iradeyle, bilerek, farkında olarak ifade etmek geliyor olsa da insanoğlu farkında olmadan iarde dışı ya da isteği ve amaçlamadığı halde (özellikle sözel omayan yollarla) duygusunu iafede edebilmektedir.

Duyguyu söze dökmek
Duyguyu söze dökmek hissedilen duyguları sözle ifade etmek anlamına gelir.  Yaşadığı duyguları birbirinden ayrıştırarak farkında olmak; bunları uygun yerde, uygun kişiye ve uygun biçimde ifade etmek ruhsal açıdan sağlıklı olmanın önemli göstergelerinden birisidir.
Birçok insan yaşadığı duyguları tümüyle söze dökmez, içinde tutar. Zaman zaman insanoğlu hissettiklerini anlatmakta zorlanır. Ne derse desin söylediklerinin yaşadığı duyguyu ifade edemeyeceğini ya da ifade edecek söz bulamadığını söyler.

Duyguyu işlemek
Her insan yaşadıklarının etkisi ile canlanan duyguları iç dünyasında işler. Bazı insanlar duygularını başarılı biçimde işlerken bazı insanlar bunu başaramazlar. İyi işleyen insanlar duygunun etkisinden makul bir süre içinde çıkarlar. İşleyemeyenlerde ise tam tersi söz konusudur. Eşinin birçok insana basit, dert edilmeyecek gibi gelen davranışına sinirlenen bir kadının gün boyu kocasına ters davranması, çeşitli dokundurmalarla öfkesini çıkarmaya çalışması ve bir türlü bunlardan kurtulamaması iyi işleyememe için örnek olarak verilebilir.

İnsanlar genel olarak bazı duyguları başarılı biçimde işlerken bazılarını işleyemezler. Bunları ayırt etmek ve hangi durumlarda canlandığı insanın kendini tanımasında ipuçları verecektir. Genellikle iç dünya için önem taşıyan konularda işleyememe söz konusu olur.

Duygunun etkisinde kalmak
Her insan duygularının etkisinde kalır. Özellikle yoğun, şiddetli, kişisel anlam taşıyan (“yumuşak karın”, damar” vs) bir olay nedeniyle canlanan bir duygu söz konusu olduğunda bu daha belirgin biçimde yaşanır. Fakat etkinin derecesi, örneğin birisine  sinirlenildiğinde, surat asmak ve ters davranmaktan şiddet uygulamaya kadar değişir.

Bir insanın duygunun etkisinde nasıl kalacağını belirleyen en önemli etmen onun kişilik yapısıdır. Ancak duygudan hiç etkilenmemeyi başarmak gibi bir hedef belirlemek yanlış bir yaklaşımdır çünkü gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Makul derecede ve sosyal koşullara uygun biçimde etkisinde kalmak hedeflenmelidir.

Duyguyu bastırmak
İ.

Duyguyu belli etmemek / maskelemek
D.

Duyguyu kabullenmek
D.

Duygudan utanmak
D.

Duyguyu içine atmak
İ.

Duyguyu tanımlamak ve ayrıştırmak
İ.

Duyguyu yönetmek
H.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’in diğer makaleleri için lütfen tıklayınız