Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Gelin Kaynana Çatışması

Gelin Kaynana Çatışması e1500726632699 - Gelin Kaynana Çatışması

Gelin kaynana neden geçinemez?

Gelin – kaynana çatışması ülkemizin sosyal sorunlarından birisidir. Fakat eski çağlardan beri birçok toplumda olduğu gözlenen bu sorunun yalnız ülkemize ögü olduğu düşünülmemelidir. Gelin kaynana anlaşmazlığını etkileyen psikolojik etmenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Kültürel etmenler: Ataerkil toplumlarda aile içinde erkek çocuğun özel bir yeri vardır. Aile için geleceği ve gücü temsil eder.Soyu sürüdürecek, anne ve babaya bakacak kimsedir.

Geleneksel olarak gelinden beklentiler yüksektir. Bu kültürün etkisiyle gelinden abartılı bir hizmet ve hürmet beklenmesi, söz hakkı verilmemesi günümüzde önemli gelin kaynana çatışmasında çatışma kaynaklarından birisidir.

Annenin kişilik yapısı: Aşırı korumacı ve mükemmeliyetçi kişilik özellikleri olan anneler çocuklarına ve gelinlerine karışmadan duramazlar. Doğal olarak bu durum gelini rahatsız eder.

Annenin oğluna yeterince iyi bakılmayacağı endişeleri onda oğlu ile gelininin yaşamına girme isteği yaratır. Endişelerinin yersiz olduğunu gözüyle görse bile içi rahat edemez. Oğlu ile gelinin yaşamına girmeye ve her konuda belirleyici olmaya çalışır.

Annenin eşinden alamadığı sevgiyi oğlundan görmek istemesi de kaynananın davranışlarını etkiler. Başka bir deyişle anne çocuğu evlendiğinde psikolojik yatırım yaptığı bir bir nesneyi kaybettiği (‘kaptırdığı‘) duygusuna kapılır. Böyle bir durumda rekabet ve kıskançlık ile ilgili duygular canlanır.

Gelinin kişilik yapısı: ‘Bağımsızlığına düşkün olma’ ve ‘kendisine karışılmasından hoşlanmama’ gelinin kaynanasının davranışlarına yönelik tepkisini etkiler. Gelinde kolayca canlanan kendisine karışılıyor duygusu normal davranışların bile tepkiyle karşılanmasına neden olabilir.

Sevgi açlığı içinde olan bireyler yeterince sevilmediği hislerine kapıldıklarında mutsuz olurlar. Böyle bir durumda gelin eşinin annesini kendisinden daha çok sevdiği kaygılarına kapılır. Oysa böyle bir karşılaştırma yapılması yanlış bir yaklaşımdır. Gelin kendince eşinin annesine düşkün olmasını bu durumun kanıtı olarak görür. Oysa eşinin bu davranışının altında suçluluk ve geçmişe uzanan öfke duyguları da olabilir.

Eşin kişilik yapısı: Suçluluk duygusu yaşamaya yatkın bireyler özellike konu anne olduğunda bu duygu altında ezilirler. Bu ezilmeyi yaşamamak için gerektiği gibi davranamazlar. Bu durum gelin kaynana çatışmasında çok sık gözlenir. Eş (ya da oğul) suçluluk duygusu yaşamamak ya da bu duygudan kurtulmak için sanki annesinden tarafmış gibi izlenim yaratacak biçimde davranır.

Hoşgörülü, karşıdakinin yanlışlarını alttan alabilen kişiler kendi yapabildiklerini diğer insanlardan da beklerler. Annesine kaşı kendisinin yapabildiğini karısından beklemesi çatışmaların kaynağı olabilmektedir.

Gelin kaynana anlaşmazlığı ile ilgili kısa ve öz bilgiler

  • Ruh sağlığı uzmanlarının kendilerine baş vuran danışanlardan edindikleri gözlemler aile büyükleri ile ilgili çatışmalar olmasa birçok çiftin daha mutlu olacağını ve bazı çiftlerin de boşanmayacağını düşündürmektedir.
  • Aile büyükleri ile birlikte yaşamak zorunda olunduğunda çatışma yaşanmaması mümkün değildir.
  • Eşler arasında yaşanan aile büyükleri ile ilgili çatışmalardan yalnız aile büyüklerini sorumlu tutmak yanlış bir yaklaşımdır. Onların davranışları çatışmayı tetikleyen ya da alevlendiren etmen olabilmekle birlikte eşlerin kişilik yapıları ve birbirlerinden beklentileri de çatışmaya etki yapmaktadır.
  • Bir insan için anne ve baba psikolojik olarak çok büyük anlamlar taşır. Bu durum nedeniyle birçok kişi için anne ve babasının haksız olduğunu düşünse bile eşinin beklediği şekilde davranması mümkün olamamaktadır. Bu noktada çözülmesi oldukça zor olan bir durum ile karşı karşıya kalınmaktadır: kendi anne ya da babasının davranışını alttan alabilen eş, eşinin de kayınvalidesini ve kayınbabasını alttan almasını beklerken diğer eş de eşinin anne babasıyla yaşadığı sorunlarda en azından tarafsız davranmasını beklemektedir.
  • Aile büyükleri ile ilgili çatışmalar yalnız gelin kayanana arasında yaşanmamakta, benzer sorunlar damat kayınvalide ya da kayınpeder arasında da farklı ruhsal dinamiklerle yaşanabilmektedir.
  • Aile büyükleri ile yaşanan sorumlarda eşlerin birbirini empatik biçimde anlamaya çalışması gerekmektedir. Hiç kimsenin anne ve babasına tümüyle nesnel biçimde yaklaşması beklenmemelidir. Diğer önemli bir konu da kaynana ve kayınbabanın sonradan tanışılan insanlar olduğudur. Anne ve baba ile ilgili duyguların yok sayılmasını ya da onlardan hiç etkilenilmemesini beklemek gerçekçi bir beklenti değildir. Diğer yandan her iki eş de birbirinin psikolojik gereksinimlerini ve davranışlarını etkileyen psikolojik etmenleri görmeye çalışması gerekmektedir.

 

Güncelleme: 25.05.2020

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı