Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi
İd – Altbenlik

Ruhsal aygıt Freud’un yapısal kuramında id, ego ve süperego olarak üç bölümde incelenir.  Yapısal kurama göre id ruhsal aygıtın en ilkel bölümüdür ve tümüyle bilinçdışıdır. Gerçekliği dikkate almayan ve sürekli doyum arayan dürtüleri içerir. Bu dürtüler ne olursa olsun doyum peşindedirler. Fakat gerçeklik ilkesini dikkate alan ego, süperegonun değerlendirmelerini dikkate alarak çeşitli ruhsal işlemler yürütür. Bu bazen dürtünün doyumu, bazen doyumun ertelenmesi, bazen de doyumun tümüyle engellenmesi ile sonuçlanır.

İdin işleyiş düzeneklerinin örneklerini rüyalarda görmek mümkündür. Rüyalarda olduğu gibi idde de zaman ve mekan kavramı yoktur. Mantıksızlık hakimdir. Belli bir neden sonuç ilişkisi kurulamaz. Simgeleştirme, bir şeyin kendisi olmayıp görünenden farklı bir şey olması çok sık görülür. Görünenler yoğun duygusal yük taşır. Gerçekliğin kuralları işlemez.

İdin işleyişini belirleyen iki özellik haz ilkesi ve birincil süreç düşüncedir. Haz ilkesi istek, gereksinim ve dürtünün mutlaka doyum bulmasının (boşalım, katarsis) amaçlanmasını ifade eder. Doyum bulamama ise kişide anksiyete ve gerginlik oluşturur.  Birincil süreç düşünce bilinçdışı ruhsal işleyişi ifade eden bir kavramdır. Simgeleştirme ve metaforlar yaygın olarak kullanılır. Gerçekliğin kuralları yoktur. Bebekliğin ilk yıllarında, şizofrenili hastalarda ve rüyalarda birincil süreç düşüncenin örnekleri gözlenmektedir.  

Yıllar içinde her insan idi (id içeriklerini – dürtü vs) denetlemeyi öğrenir. Ego ve süperegonun gelişimiyle birlikte idin ilkel istekleri ehlileştirilir. Çevresel koşullar, bireysel ve toplumsal değerler açıdan uygun bulunmadığında idin talebi engellenir.  

Kısa ve öz bilgiler

  • İd (altbenlik) dürtüleyici dizge olarak da tanımlanır. Böyle tanımlanması içsel ve dışsal etmenler nedeniyle bir şekilde etkinleşen dürtünün bireyi doyum arayışı içine itiyor olmasından kaynaklanmaktadır. Ruhsal enerjinin kaynağı iddir.
  • İdde egemen olan haz ilkesidir. Bu ilke id içeriğinde bulunan dürtülerin doyum arayışı içinde olduğunu; çevresel koşulları, bireysel ve toplumsal değerleri dikkate almadan doyum isteğ, içinde olduğunu ifade etmektedir.
  • Yapısal kuram idin doğuştan var olduğunu ego ve süperegonun doğuşta var olan bu ruhsal yapıdan geliştiğini ileri sürmektedir.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı
Güncelleme: 26.07.2019