Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Çocuklar Spor Yaparak Büyüsünler

Klinik Psikolog İpek Gökozan

“Oğlumun yenilgiye karşı hiç tahammülü yok, her oyunda mutlaka kazanan kendisi olsun istiyor.” diyor Ayşe Hanım.

“Kızım o kadar çekingen ki, yaşıtlarıyla oyun oynamaktan bile çekiniyor. Mutlaka birilerinin onu zorla aralarına davet etmesi gerekiyor, sanırım özgüveni düşük benim kızımın.” diyor Defne Hanım mutsuzca.

Aysu Hanım “Benim oğlan kesinlikle sırasını bekleyemiyor. Sanki kurallar onun için geçerli değilmiş gibi davranıyor. Böyle olunca da hiçbir arkadaşı onunla vakit geçirmek ve oyunlarına almak istemiyorlar bizimkini” diyor endişeli bir şekilde.

“Birisi 13, birisi 14 yaşında bir kız ve bir erkek çocuğum var. İkisi de yaşıtlarından çok küçük gösteriyor. Hem boyları kısa, hem de çelimsizler. Doktorlara da götürdüm ama bir sorun olmadığını söylediler. Hangi doktora götürdüysem sanki ağız birliği etmişçesine fiziki gelişimleri için spor yapmaları gerektiğini söylediler. Ama dersleri bu kadar yoğunken ben spor yapmalarına karşıyım.” diyor Serap Hanım kararlı bir şekilde.

Ayşe, Defne, Aysu ve Serap Hanım’a verebileceğimiz sadece tek ve ortak bir öneri hakkımız olsaydı, kuşkusuz ki bu annelerin her birisine çocuklarını spora başlatmalarını tavsiye ederdim. Çünkü spor çocukların hem psikolojik, hem de fiziki gelişiminde çok önemli bir role sahiptir.

Neden Spor?

  • Spor yapmanın herkes tarafından en çok bilinen faydalarından bir tanesi fiziki gelişimi desteklemesidir. Erken yaşlarda spora başlayan bireylerle yapılan araştırmalar bizlere gösteriyor ki, düzenli spor yapan kişiler yüksek tansiyon, diyabet, kolon kanseri, obezite ve kalp rahatsızlıklarına spor yapmayan insanlara oranla daha az yakalanıyorlar.
  • Erken yaşlarda başlanan sporun, ilerleyen yaşlarda depresyon veya kaygı bozukluklarını engellediği uzmanlar tarafından sıkça bahsedilen bir gerçek.
  • Spor, çocukların kurallı bir faaliyette bulunabilmelerine ve öz denetim yapabilmelerine yardımcı olur. Bir hedefe ulaşmak için kişinin kendi davranışlarını kontrol etmesi, dürtülerine karşı koyabilmesi ve isteklerini bir süreliğine erteleyebilmesi öz denetimin temelini oluşturur. Sırasını bekleyemeyen, istediği her şey hemen o anda olsun isteyen, kurallara uymakta güçlük çeken çocuklar için basketbol, voleybol veya hentbol gibi kuralların ve disiplinin olduğu bir spor dalı öz denetimin kazandırılması için çok önemli bir role sahiptir.
  • Spor, çocuklarda öz güvenin gelişmesine ve çocukların duygularını kontrol etmelerine yardımcı olur. Spor yapan çocuklar yenilgi ve hayal kırıklığı gibi olumsuz duygularla baş etmeyi ve bir başkasıyla rekabet etmeyi yanlarında ebeveynleri olmadan öğrenirler. Anne- babalar, çocukları üzülmesinler veya öfkelenmesinler diye günlük hayatta onları her türlü olumsuz olaydan uzak tutmaya çalışırken veya çocuklarının yapması gereken sorumlulukları onları zorlamamak için onlar yerine yaparken kısa vadede onlar için iyi bir şey yaptıklarını düşünüyorlar. Ancak durum böyle olunca, çocuklar isteklerinin gerçekleşmediği olumsuz senaryoları sıklıkla yaşama şansına sahip olmuyorlar. Unutulmamalıyız ki; mutsuzluk veya öfke gibi duygularla baş etme becerisinin kazanılması, çocukların ilerleyen yaşamlarında sağlıklı birer birey olabilmeleri için çok önemlidir.
  • Spor, çocuklarda takım ruhuna ayak uydurma veya liderlik gibi vasıfların gelişmesine katkıda bulunur.

Yukarıda bahsedilenlerde de yola çıkarak; çocuklarımızın sağlıklı birer birey olabilmeleri, sorumluluk ve özgüven duygusunun gelişmesi ve kendileri üzerinde kontrol bilincinin gelişebilmesi için spor yapmalarını mutlaka desteklemeliyiz.

 

Klinik Psikolog İpek Gökozan

www.ipekgokozan.com

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Klinik Psikolog İpek Gökozan’ın diğer makaleleri için lütfen tıklayınız