Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

 

Kekemelik Nedir? Çocuklarda Kekemelik Nasıl Oluşur? Kekemelik Tedavi Edilebilir Bir Sorun mudur?

Uzman Klinik Psikolog Serap Sözen

Kekemelik ses ve hece tekrarları, sesleri uzatma, ünlemlemeler yapma, sözcüklerin parçalanarak konuşmaya çalışılması (bir sözcük içinde ara verme), duyulabilir ya da sessiz bloklar (konuşma esnasında doldurulabilen ve doldurulamayan ara vermeler), dolambaçlı yoldan konuşma (telaffuz etmekte güçlük çekilen kelime yerine başka kelimeler kullanmaya çalışma), aşırı fiziksel gerilimle konuşma, tek heceli sözcüklerin yinelenmesi (örneğin “Be-be-ben onu gördüm” gibi) gibi belirtilerle ortaya çıkan ve kişinin okul başarısını mesleki işlevselliğini, toplumsal ilişkilerini bozan bir dil ve konuşma bozukluğudur. (DSM IV-TR).

Kekemeliği ortaya çıkaran faktörlerin arasında genetik yatkınlık, beyin ile ilgili organik sebepler ve duygusal sebepler olarak adlandırabileceğimiz psikolojik sebepler yer almaktadır. Kekemeliğin tedavisi tüm boyutlar değerlendirilerek yapılmalıdır. Bu haftaki yazımızda kekemeliği ortaya çıkarak psikolojik faktörlerin neler olduğu ve bunlarla nasıl baş edilebileceğini tartışacağız.

Kekeleme davranışını ortaya çıkaran psikolojik faktörlerin başında travmatik olaylar gelmektedir. Travmatik olaylar, kişinin başa çıkma becerisini aşacak düzeyde yoğun stresli olaylara maruz kalması olarak tanımlanabilir. Kişinin yaşına, gelişim dönemine, eğitim düzeyine, psikolojik olgunluğuna göre stresli bir olayın kişi için ne ölçüde travmatik olarak deneyimlenebileceği değişmektedir.

Örnek verecek olursak bir çocuğa arkadaşları tarafından küçültücü bir lakap takılması çocuk hangi yaşta olursa olsun rahatsız edici olarak değerlendirilebilecek olsa da çocuğun yaşı ne kadar küçükse bu rahatsız edici olayı travmatik olarak deneyimleme olasılığı o kadar artacaktır. Bu bilgi bize konuşma bozukluklarından olan kekemeliğin neden ağırlıklı olarak çocukluk döneminde ortaya çıktığını açıklar nitelikte görünmektedir. Bir çocuğun maruz kaldığı duygusal açıdan aşırı stres yüklü olaylarla başa çıkma becerisi bir yetişkine oranla çok daha azdır.

Bu sebeple çocukları duygusal açıdan acı verici olan olaylardan mümkün olduğunca korumak ve eğer tam bir koruma sağlayamıyorsak, mevcut olan stresi çocuğun en az zarar görebileceği şekilde ona açıklamak gerekmektedir. Buna bir örnek verecek olursak ebeveynler arasında yaşanan çatışmalar her çocuğu oldukça fazla etkileyen sorunlar arasındadır. Bir çocuğun ebeveynlerini sürekli tartışırlarken, birbirlerine sözel, duygusal ve fiziksel şiddet uygularlarken görmesi ve/veya çocuğun yanında tartışmıyor olsalar bile aralarındaki gerilimli ilişkiyi çocuğun hissetmesi çocuğu oldukça fazla etkilemekte ve bu gibi olaylar çocuk tarafından travma olarak deneyimlenmektedir. Çocuklar, ebeveynleri arasında yaşanan gerilimlerin kendileri ile ilgili olduğunu düşünme eğilimindedirler. Çocuğa göre herşey kendisi ile ilgilidir ve eğer ebeveynleri sürekli tartışıyorlarsa bu kendisi yüzünden, kendisi iyi bir çocuk olmadığı içindir diye düşünmektedir. Böyle hisseden ve düşünene bir çocuk ebeveynleri arasındaki her gerilimde kendisini suçlayacak ve bu suçluluk duygusunun altında gün geçtikçe daha fazla ezildiğini hissedecek ve travmatize olacaktır.

Kekemeliğe gelecek olursak tanımından da anlaşıldığı üzere kekemelik bir dil ve konuşma problemi, diğer bir deyişle iletişim bozukluğudur. Maruz kaldığı yoğun stres içeren olaylar nedeniyle travmatize olmuş olan çocuk yaşadığı yoğun stresi kendi ifade yöntemi olan kekemelik davranışı ile ortaya koyar gibi görünmektedir. Ebeveynlerinin davranışlarının bir aynası olan çocuk ebeveynler arasında yaşanılan gerilim yüklü olaylar sonucunda geliştirdiği kekeleme davranışı ile anne ve babasına adeta “Sizin düzgün iletişim kuramamamızdan, geriliminizden, sürekli tartışmanızdan dolayı çok korkuyorum ve üzülüyorum. Ne kadar kötü iletişim kurduğunuzu görmek isterseniz bana bakın” demektedir. Çocuk kekeleme şeklinde ortaya çıkan konuşma bozukluğuyla, kendisini yoğun strese maruz bırakan ebeveynlerine, hem onların kendi aralarındaki ilişkilerinde hem de ebeveynlerinin kendisi olan ilişkilerinde birşeylerin ters gittiğini anlatmaya çalışmaktadır.

Çocukların dil ve bilişsel becerileri yetişkinler kadar gelişmiş değildir. Bu sebeple çocuklar yaşadıkları stresi davranışları ile, davranış bozuklukları ile ifade ederler. Kekemelik de bir konuşma ve iletişim sorunu olduğu için kekemeliğin tedavisinde çocuğun içinde yetiştiği ailenin, çocuğun okul ve arkadaş çevresinin, öğretmenleri ile olan ilişkisinin derinlemesine incelenmesi ve tüm bu alanlarda çocuğun hayatında neler olup bittiğinin anlaşılarak gerekli düzenlemelerin yapılması gereklidir. Tüm bu sayılan faktörler arasında en önemlisi ise yukarıdaki örnekte de değinildiği gibi ebeveynlerin birbirleriyle ve çocukla olan ilişkisidir. Elbette tüm kekeleyen çocukların aile ilişkileri bozuktur gibi bir anlam çıkaramayız. Ancak kekemelik tedavisinin ilk basamağında aile içi ilişkiler, ebeveynlerin birbirlerine ve çocuklarına karşı olan tutum ve davranışları gibi faktörleri incelemeye özellikle önem verilmesi gerekmektedir. Eğer aile içi ilişkilerde sorun yok ise çocuğun arkadaş ve okul çevresi ile olan ilişkisinde, öğretmenleri ile olan ilişkisinde neler olup bittiğine bakılmalıdır. Aile içi, ebeveynler arası ilişkide sorun olmadığı durumlarda da buna ek olarak yine çocuğun yakın çevresi ile olan ilişkisi mutlaka değerlendirilmelidir.

Kekemelik tedavisi organik bir sorun nedeniyle mi ortaya çıktığı araştırılıp, uygun aile ve çevre desteği sağlanıp ve gereken durumlarda dil ve konuşma terapisine de başvurulacak şekilde yapılandırıldığında düzelebilir bir sorundur. Bu sebeple eğer çocuğunuzun kekelediğini görüyorsanız bir an önce bir uzmana danışıp doğru bir şekilde yapılandırılmış bir tedaviye başlamanız önerilmektedir.

 

Uzman Klinik Psikolog Serap Sözen

www.temasdanismanlik.com