Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi
 
Okul Fobisi
Uzman Klinik Psikolog Serap Sözen
Okul fobisi, okul çağına gelmiş olan bir çocuğun, okula giderken yaşadığı yoğun stres ve kaygı sonucunda okula gitmek istememesi durumuna verilen isimdir. Okul fobisi olan bir çocukta, okula gitme zamanı geldiğinde yaşadığı stres nedeniyle karın ağrısı, mide bulantısı, huzursuzluk, baş ağrısı gibi fiziksel problemler ile okula gitmemek için ebeveyn ile pazarlık yapma, ağlama nöbetleri geçirme, inatlaşma gibi davranışsal sorunlar ortaya çıkabilir.
Ebeveynler veya çocuğa bakan kişiler çocuğa okul kaygısının ne kadar gereksiz birşey olduğunu, okula herkesin gittiğini ve gitmesi gerektiğini anlatsa da, okula giden yaşıtlarından örnekler gösterse de çoğu zaman bunların işe yaramadığını, kaygıların azalmadığını görürler. Bu kaygılar bazen öyle yoğun bir hale gelir ki ertesi gün okula gideceği için çocuk geceleri uyuyamaz hale gelebilir ve/veya gördüğü kabuslardan bahsedebilir.

Peki okul konusunda çocuğu bu denli ürkek veya hatta fobik hale getiren nedir? Yapılan bir çok araştırma sonucunda okul fobisi olan çocukların aslında temel problemlerinin anneden ayrılma korkusu olduğunu göstermektedir. Şimdi soru şudur, neden bazı çocuklar ebeveynlerinden/annelerinden rahatlıkla ayrılıp okula gidebiliyorken, bazı çocuklar bu konuda ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar? Okul fobisi olan okul çağı çocuğunun okula gitmekle ilgili endişesinin ardında özellikle annesiyle kurduğu ilişkinin niteliği yatmaktadır.

Bazı anneler, kendileride çocuk yetiştirme, çocuk bakımı gibi konularda oldukça yüksek kaygıya sahiptir. Genellikle mükemmeliyetçi yani herşeyin en iyisini yapmaya çalışan bu anneler, ne yaparlarsa yapsınlar kendilerini yeterli görmemekte, eksik ve kusurlu bulma eğiliminde olmaktadırlar. Kendi zihinlerinde ‘yetersiz, kusurlu’ olma inancı nedeniyle çocuklarıyla ilişkilerinde kendilerini aşırı verici, fedakar bir şekilde konumlandırmakta ve çocuklarını da fazla koruma, çocuklarının gereksinimlerini çoğu zaman onlar talep etmeden ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çaba sarfetmeden karşılama eğiliminde olmaktadırlar. Bu durumun çocuk üzerindeki etkisi ise,çocuğun kendi kendisini eksik, beceriksiz, başarısız, bir çok alanda yaşıtlarından geri kalmış olarak algılamasına yol açabilmektedir. Bu da çocuğun gelişmekte olan özgüvenine kalıcı ve telafisi oldukça güç olan darbeler indirmektedir.

Ayrıca çocuğun, annesinin koruma kalkanından çoğu kez ilk defa çıktığı yer olan okulda oldukça zorlanmasına, kendisi okuldayken işlerini yapacak olan annesi yanında olmadığı için beceriksiz başarısız hissetmesine, dolayısıyla okuldan hoşlanmamasına ve okula gitmek istememesine neden olmaktadır. Anlaşıldığı üzere okul fobisinin anlamı çocuk için anneden uzaklaşmak, kendisini yeterince güvende hissetmediği ve kendisine, kendi becerilerine güvenmediği bir yerde tek başına kalmak demektir.

Çocuğumuzda okul fobisi var ise ebeveynler olarak öncelikle kendimize dönüp çocuğumuzla nasıl bir ilişki kurduğumuza, onu aşırı bir şekilde koruyup korumadığımıza bakmamız gerekir. Ve eğer böyleyse çocuğumuz okul fobisini aşması için bu ilişkinin değişmesi gerektiğini bilerek bu konuda bir uzmandan destek almak önemlidir.

 

Uzman Klinik Psikolog Serap Sözen

www.temasdanismanlik.com