Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Algı / Algılama

algıalgılama - Algı / Algılama

Algı ya da algılama duyu organlarımıza gelen uyaranları değerlendirme, yorumlama ve anlamlandırma sürecidir.  Duyu organlarımıza bedenden ve beden dışından olmak üzere iki kaynaktan uyaran gelir. Duyu organlarımız doğadaki her uyaranın farkına varamaz. Bazılarını fark edebilme potansiyeline sahip değilken, bazılarını fark etme potansiyeline sahip olmasına karşın uyaranın enerjisinin yetersiz (eşik altı) olması nedeniyle fark edemez. Ancak insanoğlu duyu organları için eşik üstü olan her uyaranı bilinçli düzeyde algılamaz. Seçici davranır. Bu uyaranların bir kısmını bilinçli algıya dönüştürür. Bir kısmını bilinçdışı düzeyde algılarken bir kısmına da kendini tümüyle kapatır, algıya dönüştürmez. 

Her ne kadar algının oluşmasında ilk basamak uyaran olsa da uyaranın anlamlandırılması zihindekilerle ilişkilidir. Sevimli bir kedi yavrusu resmi üzerinden algı sürecini anlamaya çalışabiliriz. Elimizdeki bu görsel uyaran üç farklı biçimde algılanabilir. Kedi sever bir insan için hoş duygular yaratan bir uyaran vardır. Kedi fobisi olan bir kişi için ise aynı uyaran ürkütücü özellikler taşır. Kediye sıradan bir hayvan gözüyle bakan bir kişi ise kedi resmine öylesine bakar. Görüldüğü gibi aynı uyaran üç ayrı insanda üç farklı algı oluşturmaktadır. Sonuç olarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Uyaran ile ilgili değerlendirmeler, yorumlar ve anlamlandırma büyük oranda iç dünyada (zihinde) o nesne ile ilgili bellek içeriği ile şekillenmektedir. Başka bir deyişle algı büyük oranda öznel bir süreçtir.

Psikiyatride önemli konulardan birisi de algı bozukluklarıdır. Genel olarak ele alındığında varsanı (hallusinasyon) ve yanılsama (illüzyon) olarak adlandırılan  iki tür algı bozukluğu vardır. Varsanıda ortada uyaran olmadığı halde kişi bir algının varlığından söz eder. Örneğin işitme varsanısında hasta kendisine emirler veren bir sesin varlığından söz eder. Yanılsamada ise uyaran yanlış yorumlanır. Örneğin karanlıkta rüzgarın etkisiyle hareket eden ağacın dalları orada bir insanın var olduğunu düşündürebilir. Ancak gerçek anlaşılınca yanlış düşünce anında düzeltilir. Varsanı, psikoz olarak adlandırılan klinik tablonun bir belirtisi olabilir ve bir psikiyatrist tarafından değerlendirmeyi gerektiren bir durumdur. Yanılsama ise genellikle anksiyete ile ilişkilidir.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı