Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Değer Görmediği Hissi

Prof. Dr. Erol Özmen
Deger Gormedigi Hissi Erol Ozmen - Değer Görmediği Hissi

Her insan zaman zaman değer görmediği, hak ettiği değeri görmediği hissine kapılır. Bu his ilk bakışta belli bir yaşantıyı ya da kişilik yapısını işaret ediyormuş gibi görünse de birbirinden çok farklı durumlarda bu hissin yaşanabildiği görülmektedir. Fakat öncelikle gerçeği anlamaya çalışmak gerekmektedir.

Kişi gerçekten değer görmemekte midir, beklediği kadar mı değer görmemektedir, yoksa değer gördüğü halde bunu hissedememekte midir? Ayırt edilmelidir. 

 

Değer görmediği hissi ve öfke

Değer görmediği hissi doğal olarak her insanı öfkelendirir. Sağlıklı davranış karşıdakine hak ettiği makul tepkiyi (kızgınlığını ve hayal kırıklığını ifade etme) göstermedir. Tepkinin hemen uzaklaşma ya da ilişkiyi bitirme şeklinde olması ciddi bir hayal kırıklığının göstergesidir. Fakat uzun süreli ilişkide değer görmediğin hissi sürüyorsa makul olan ilişkiyi sınırlama ya da ilişkiyi bitirmedir.

Bazı insanlarda değer görmediği duygusunu yaşatan bir şey olduğunda öfkeden çok (ya da öfkenin yanında) değersizlik duygusu canlanır. Değer görmeye layık olmadığı, kimsenin kendisine değer vermediği ve vermeyeceği duygu ve düşünceleri yaratır. Başka bir deyişle bireyin kendisine bakış açısının bir yansımasıdır.

Değer görmediği hissi ve ruhsal sorunlar

Kişi eskiden beri kendisini kolayca değersiz ve değer görmeye layık bir insan değilmiş gibi görme eğiliminde ise akla kişilik özelliği gelmelidir. Özellikle depresif kişilik, kaçıngan kişilik ve narsistik kişilik özellikleri olanlarda bu durum belirgin olarak görülmektedir. Paranoid kişilik yapısı olanlarda da niteliği biraz farklı olarak görülebilmektedir.

Eskisinden farklı olarak kişi son zamanlarda kendisini değersiz, işe yaramaz ve kimsenin sevmeyeceği bir insan olarak görmeye başladıysa akla depresyon gelmelidir.

 

Prof. Dr. Erol Özmen

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’in diğer makaleleri için lütfen tıklayınız