Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Ölüm, Kayıp ve Yas

lüm kayıp yas e1500900625393 - Ölüm ve Kayıp

Ölüm, kayıp ve yas yaşamın görmezden gelinemeyecek ve kaçılamayacak gerçekleridir. Bir yakının ölümü ve her türlü kayıp sonrasında her insan doğal olarak bir yas süreci yaşar. Fakat bu süreç kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Farklılığı oluşturan etmenler arasında kişilik yapısı, ego gücü, sosyal destek, kullanılan savunma düzenekleri ve baş etme becerileri sayılabilir.

Ölüm kişinin kendi ölümü, bir yakının ölümü, ölüme ve ölüm sürecine tanık olma gibi farklı boyutlarda ele alınabilecek olmasına karşın her nasıl olursa olsun ölüm gerçeği ile yüzleşmek insanlarda kaygı ve korku (anksiyete) yaratır. Bu kaygı ve korku bazen bilinçdışı kalır. Varlığını bilinçdışı olarak sürdüren ölüm korkusunun kişinin yaşamını nasıl etkileyeceğini onun kullandığı savunma düzenekleri belirler. Örneğin yadsıma düzeneğini kullanan bir kişi adeta kendisine ve bütün dünyaya ölüm korkusu olmadığını kanıtlama uğraşısına girer – dağcılık yapar, motosiklet yarışçısı, ip cambazı olur. Savunma düzenekleri başarısız kaldığında kişi anlam veremediği kaygılar yaşar.

Psikolojik açıdan ele alınınca kayıp beden sağlığını, beden bütünlüğünü, ruh sağlığını, ruhsal bütünlüğü ve sosyal ortamı içeren çok geniş kapsamlı bir kavramdır. İnsanoğlu yaşamı boyunca birçok kayıp yaşar. Bunların bir kısmı (örneğin anne memesini bırakma) biyopsikososyal gelişim gereği yaşanan kayıplardır. Kaybın bir insanı nasıl etkileyeceğinin iki yönü bulunmaktadır. İlki kaybın kişi için anlamı ve onun yaşamındaki yeridir. İkincisi ise bireyin ruh sağlığı, ruhsal yapısı ve kişilik özellikleridir.   

Yas genellikle sevilen birinin ölümü ardından yaşanan biyopsikososyal bir tepki olarak düşünülür. Ancak Türk Dil Kurumu’nun Güncel Sözlük’te tanımlandığı (ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem) şekilde yas daha geniş kapsamlı olarak ele alınmalıdır. Kişide biyolojik, psikolojik ve sosyal her türlü kayıp, yas duygusu yaşanmasına neden olur. Kronik ya da ciddi bir bedensel hastalığa yakalanmak, bedensel kayıplar, iflas ve ayrılık gibi yaşantılar örnek olarak sayılabilir.

 

 

Ölüm, kayıp ve yas ile ilgili kısa ve öz bilgiler

  • Yas sürecinin nasıl yaşanacağının doğrusu ya da yanlışı yoktur. Kişinin içinde yaşadığı toplum, kültürel özellikler, din, kişisel inançlar, kaybın oluş şekli, kişi için anlamı ve kişinin yaşamında oluşturduğu değişiklikler yas sürecinin nasıl yaşanacağını belirleyen etmenler arasında sayılabilir. Ancak yas sürecinin bir ruhsal hastalığa (özellikle depresyon) dönüşebileceği unutulmamalıdır. Uzaması, aylar içinde üzüntü derecesinin giderek artması, toplumdan uzaklaşma, yaşamın anlamsız gelmesi, intihar düşünceleri, uygun olmayan suçluluk duyguları gibi belirtiler olağan yas sürecinin bir ruhsal hastalığa dönüşmüş olabileceğini düşündürmelidir.
  •  Yas süreci bir ruhsal hastalığa dönüşmemiş olsa bile süreç kişinin yaşamını etkiliyorsa psikolojik yardım almak düşünülebilir. Psikolojik destek kişinin yas sürecini daha sağlıklı atlatmasını sağlayabilir.
  • Çocuklarda ölüm ve kayıp kavramları yaşa ve bilişsel gelişim düzeyine göre farklılıklar göstermektedir. Soyut düşünce yetisi geliştikçe çocuklarda erişkilerdekine benzer algılar ve değerlendirmeler gelişmektedir. 

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı