Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Belirsizlikle Başa Çıkma

Prof. Dr. Erol Özmen
Belirsizlikle Başa Çıkma Erol Özmen - Belirsizlikle Başa Çıkma

Belirsizlik her insanın yaşamının birçok döneminde defalarca yaşadığı bir histir. Ancak deprem ve salgın gibi bazı durumların insanları psikolojik olarak etkileme potansiyeli daha yüksektir. Birçok insan (hangi nedenle ortaya çıkmış olursa olsun) oluşan psikolojik etkiyi başarılı bir şekilde atlatırken bazı insanlar belirsizlik döneminde ya da sonrasında ciddi ruhsal sorunlar yaşarlar.

Aşağıda belirsizlik sürecinden psikolojik olarak daha az etkilenmenin yolları tanımlanmaktadır:

Belirsizlikle baş etme becerileri edinme çabaları yaşamın her döneminde gösterilmelidir. Örneğin belirsizlikle baş etmede çok önemli bir etmen olan bilgilenmenin bile kendine özgü özellikleri vardır. Sağlık okuryazarlığı ve medya okuryazarlığı iyi gelişmemiş insanların edindiği bilgileri sağlıklı yorumlaması mümkün değildir.

Belirsizlik başladığında asıl yapılması gereken bireyin kendisinde zaten var olan güçlerini etkin ve etkili biçimde kullanmasıdır. Doğal olarak bir yandan da (özellikle var olanlarla sonuç elde edilemediyse) yeni beceriler denemek ve edinmeye çalışmak da gerekmektedir.

  • Belirsizliğin psikolojik etkilerini başarılı biçimde aşmada doğru bilgilenme çok önemlidir.
    • Bilgi edinilecek konuların başında belirsizliğin psikolojik etkileri hakkında bilgi edinmek gelir. (Not: Eğer daha önce okumadıysanız ‘Belirsizliğin Psikolojik Etkileri‘ başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.)
    • Belirsizliği yaratan konu ve sonuçları konusunda bilgi edinmek neyin yapılıp neyin yapılamayacağı konusunda fikir sahibi olunmasını sağlar.
  • Belirsizlikle baş etme bir stresle baş etme sürecidir. Bu nedenle stresle baş etme gücü kazanmak, neyin nasıl stres oluşturduğunu öğrenmek gerekmektedir. Ancak stres yaşamanın ve stresle baş etmenin kişiye özgü yönleri de dikkate alınmalıdır. Belirsizlik döneminde yaşanan stres için de her insan olağan zamanlarda  kendisini ne rahatlatıyorsa, ne yatıştırıyorsa onları daha çok yapmalıdır. Fakat daha önce denemediği stresle baş etme yollarını da denemeyi ihmal etmemelidir.
  • Belirsizlik ile mücadelede ‘belirleme’nin önemi çok vurgulanır. Oysa gerçek anlamda olacakları tümüyle belirlemek ve kontrol altına almak mümkün değildir. Asıl önemli olan belirlenebildiği kadarı ile yetinmek ve belirsizliği kabullenmek; başına gelecek olanla ile baş edebileceğine ve baş edemese bile yaşayacağı her türlü zorluğa katlanabileceğine inanmaktır.
  • Belirsizlik dönemlerinde belirsiz olanlarla uğraşmak yerine belirlenebilen şeylerle uğraşmak daha yararlıdır. Gelecekle ilgili planlar yaparak onları gerçekleştirmeye çalışmak en kullanışlı yoldur. Kendini geliştirmek, yabancı dil öğrenmek, hobiler edinmek, dernek etkinliklerine katkıda bulunmak ve muhtaç insanların yaşamına dokunacak bir şeyler yapmak örnek olarak sayılabilir.
  • Belirsizlikle her insanın aynı şekilde baş etmez. Belirsizlik kaygısı her bireyde çok farklı ruhsal dinamiklerle yaşanır. Bu çerçevede insanın kendini tanıması önemli bir konudur. Hissettiklerinin ve aklından geçen düşüncelerin kaynaklarını görebilmek baş etmeyi kolaylaştırmaktadır.
  • Belirsizlik dönemlerinde bazı insanlar panik olurlar. Panik olmak ve yoğun kaygı ya da korku içinde olmak, olup biteni doğru değerlendirmeyi bozduğundan öncelikle bu ruhsal durumdan çıkmanın yolları bulunmalıdır. Böyle bir duygu hali içindeyken akla gelen değerlendirmelere değer verilmemelidir. Sakinleşmenin ve kendini yatıştırmanın bir yolu mutlaka bulunmalıdır. Gevşeme teknikleri ve dikkati başka konulara yönlendirmek en kolay uygulanabilecek yöntemlerdir.
  • Belirsizlik süreci uzadıkça bazı kişilerde ‘ne olacaksa olsun artık‘ tarzında düşünme ortaya çıkabilmektedir. Özellikle tez canlı ve sabırsız insanların bu açıdan çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Belirsizlikle baş etmede sağlıklı düşünmeyi yitirmemek ve sabırlı davranmak önemli girişimlerdir. 
  • Salgın ve deprem gibi herkes için tehlike oluşturan durumlarda riskin yalnız kendi başına gelmediğini hissetmek de önemlidir. ‘Neden ben’ ya da ‘neden benim başıma geldi’ soruları bireyleri psikolojik olarak çok zorlayan ve yıpratıcı sorulardır.
  • İnsanoğlu ‘adil dünya inancı’ ile yaşar. Bu çerçevede yaşadıklarının ya da yaşayabileceklerinin kendi yaptıkları ile ilişkili olabileceğini düşünmek kafa karıştırıcı ve bunaltıcı bir sonuç yaratır. ‘Adil dünya‘ inancının bir yanılsama olduğu unutulmamalıdır.
  • Her insan belirsizliği kendine göre algılar ve yorumlar. İnsanoğlu tüm uyaranları olduğu gibi belirsizliği de nesnel biçimde algılayamaz. Değerlendirme tümüyle özneldir. O nedenle belirsizliği bir felaketmiş gibi algılama eğiliminde olanlar bu algılarını değiştirmek için çaba harcamalıdır.
  • Belirsizliği aşmada kendini güven içinde hissetme çok önemli bir yer tutar.  Kendini güven içinde hissetmeye katkı sağlayacağından belirsizlik dönemlerinde eş, dost, akraba, arkadaş ve yakınlarla iletişim içinde olunmalıdır. Ayrıca her fırsatta sosyal destek sistemini genişletmek ve güçlendirmek için çaba harcanmalıdır.
  • Belirsizlik bireylerin kendi Dünya görüşüne daha sıkı sarılmasına neden olabilmektedir. Bu durumda birey karşı taraf olarak algıladığı gruplara karşı tahammülsüz davranabilmektedir. Bu yaklaşım birey için bir başa çıkma düzeneği işlevi görebilir ancak toplumsal huzuru bozabileceği de unutulmamalıdır. En çok toplumsal dayanışma gereksinimi içinde olunan bir dönemde daha hoşgörülü olunmalı ve tepkisel bir davranışlardan uzak durulmalıdır.
  • Salgın ve deprem gibi çok yaygın etki yapan olayların getirdiği belirsizlik birçok insanın yaşam anlayışını değiştirir. Gelecekle ilgili planlarında değişiklikler yapmasına neden olur. Bu plan değişikliklerinin yaşama sevincini silip süpürmeyecek nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.
  • Belirsizlikleri aşmak ya da belirsizlikten daha az etkilenmek için birçok insan etkisi olmayan yöntemlere başvurmaktadır. Etkisiz yöntemleri ısrarla uygulamaya çalışmanın bir anlamı yoktur. Etkisiz başa çıkma yollarına örnek olarak abartılı ve yineleyen tarzda güvence arayışına girme ve aşırı korunma davranışları gösterme sayılabilir. Salgın dönemlerinde etkili olduğu konusunda bilimsel veri olmayan ürünleri yaygın biçimde kullanmak da etkisiz yöntemlere diğer bir örnektir. 

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

Prof. Dr. Erol Özmen’in diğer makaleleri için lütfen tıklayınız