Psikoloji & Psikiyatri

Psikoloji ve psikiyatrinin internet adresi

Aşağılık Kompleksi

Aşağılık kompleksi olan kişi kendisini ezik, beceriksiz, aşağı, önemsiz ve yetersiz bir insan olarak algılar. Eleştiriye duyarlıdır, rekabetten kaçar. Birileri ile karşılaştırıldığı hissine kapıldığında kolayca kendisi ile ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunur. Benlik saygısı yetersizliği ve kendini kolayca değersiz bir insan olarak görme (kırılganlık) aşağılık kompleksinin önemli yansımalarıdır.

Aşağılık duygusu insanın kendisi ile ilgili değerlendirmelerin ürünüdür. Her insanın ruhsal yapısında var olan değerlendirme tarzı yaşamın ilk dönemlerinde şekillenir ve sonraki yıllarda devamlılık gösterme eğilimi taşır. Kişinin kendisi ile ilgili değerlendirmeleri olumsuzlayıcı, değersizleştirici ve aşağı görücü nitelikler taşıyorsa bireyde aşağılık duygusu yaşanır. Birey kendisini herkesten değersiz ve aşağı imiş gibi görür. Olumsuz değerlendirme tarzı yineleyici biçimde ortaya çıkıyorsa ve kalıcı nitelikler taşıyorsa aşağılık kompleksinden söz edilir.

Aşağılık kompleksi kişinin tüm görünür davranışlarında kendini gösterebileceği gibi bazen de gizli kalır. Kişinin üstünlük taslayıcı ya da zorbaca davranışlarının altında aşağılık kompleksi yatabilir.

Aşağılık duygusu ruh sağlığı literatüründe iki kuramda önemli yer tutmaktadır. Bunlardan ilki Alfred Adler’in bireysel psikoloji kuramı, diğeri ise Erik H. Erikson’un insanın 8 gelişim evresini tanımladığı kuramıdır. Ancak bilimsel literatürde ve popüler yayınlarda yer yer bu kuramcıların tanımladığının ötesi anlamlar taşıyacak biçimde kullanıldığı görülmektedir.

Aşağılık duygusu Alfred Adler’in geliştirdiği bireysel psikoloji kuramının temel taşlarından birisidir. Bu kuram tüm insanlarda yaşamın ilk dönemlerinde kendisini erişkinlerle karşılaştırmanın doğal bir sonucu olarak aşağılık duygusunun ortaya çıktığını ileri sürer. Bireyin yaşamı bu aşağılık duygusunu yeterlilik ve üstünlük duygusuna dönüştürme çabasıyla geçer.

Erik H. Erikson ise yaşamın 5-13 yaşlarına işaret eder. Bu dönemde başarılı psikososyal gelişim geçiren çocuklarda yeterlilik hissi gelişirken başarısız geçirenlerde aşağılık ve yetersizlik duygularının geliştiğini vurgular.

Aşağılık kompleksinin varlığı kendi başına bir ruhsal hastalık belirtisi değildir. Aşağılık kompleksi çoğu zaman kişilik yapısının bir parçası olarak insanların yaşamları boyunca neyi nasıl yaşayacağını, yorumlayacağını, ne tür duygular yaşayacağını belirler. Kolayca aşağılık duygusuna kapılma çekingen kişilik yapısının önemli özelliklerinden birisidir.  Narsistik kişilik yapısına sahip insanlarda gözlenen üstünlük taslama ise çoğu zaman derinlerdeki aşağılık kompleksi ile baş etme çabalarının ürünüdür. Bağımlı kişilik yapısına sahip olanlar yaşamlarına birilerine bağımlı olarak sürdürürler. Kendileriyle ilgili konularda bile başkasının karar vermesini beklerler. Aşağılık kompleksi olan ve kolayca kendisini değersiz bir insan olarak görme eğiliminde olan insanlarda bir ruhsal rahatsızlık gelişme olasılığı daha  yüksektir.

Zaman zaman ortaya çıkan aşağılık duyguları akla depresyonu getirmelidir. Depresif bozukluğun temel belirtilerinden birisi de kendini değersiz bir insan olarak görmedir. Aşağılık kompleksi ile ilişkili ruhsal  bozukluklardan bir diğeri de sosyal fobidir. Sosyal fobinin en önemli belirtilerinden birisi topluluklar önünde küçük düşeceği davranışlarda bulunacağı korkularıdır.

Kaynaklar

  1. Newton DS (2007) Erik H. Erikson. Kaplan & Sadock’s Comprehensive Textbook of Psychiatry (Ed: BJ Sadock, Sadock VA) Sekizince baskıdan çeviri. Çev. Ed: H. Aydın ve A. Bozkurt. Güneş Kitabevi, s.746-755.
  2. Mohl PC (2007) Diğer Psikodinamik Okullar. Kaplan & Sadock’s Comprehensive Textbook of Psychiatry (Ed: BJ Sadock, Sadock VA) Sekizince baskıdan çeviri. Çev. Ed: H. Aydın ve A. Bozkurt. Güneş Kitabevi, s.746-755.

Kısa ve öz bilgiler

  •  Her insanın içinde belli bir düzeyde (yetersizlik hissettiği durumlarda ortaya çıkan) aşağılık duygusu bulunur. Bu nedenle zaman zaman aşağılık duygusu canlandığında bunun doğrudan ciddi bir ruhsal soruna işaret ettiği düşünülmemelidir.
  • Birçok insan içlerinde güçlü bir aşağılık kompleksi taşıyanların sosyal ilişkilerde sessiz, çekingen, kaçıngan, uyumlu ve uysal olacaklarını bekler. Fakat bu her zaman böyle değildir. Bazı insanlar aşamadıkları aşağılık duygusu ile baş edebilmek için üstünlük duygusu sağlamak amacıyla işlevsel olmayan çeşitli çabalar (örneğin zorbaca davranışlar) içine girerler. Fakat bunlar aşağılık kompleksini maskelemekten başka bir işe yaramaz.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı